şiir. öykü, makale, deneme, tiyatro, masal, fıkra, anı, sohbet, röportaj yazılarının yayınlandığı uluslara arası yazar ve şairlerin katılım gösterdiği edebiyat sayfasıdır. Uyum platformudur.

ÜRYANIM
Yüreğimde yangın var,yağsada kar,
Yanlarımda yare,pare ahu zar,
Saramadım yaraları çekmekmi kâr?
Üryanım örtmedim karda üstümü.
**
Gözüm yaşı seller olup giderken,
Her damlası ciğerimi delerken,
Sevdamın yolunda bedel öderken,
Üryanım sermedim yerde postumu.
**
Bakar idim bağıma bostanıma,
Şaştım kaldım doğanın şu kastına,
Seller coştu yazarım destanıma,
Üryanım sarmadım darda dostumu.
**
Aksoy bir yanım yangın,bir yanım sel,
Varmadım obama yolumda engel,
Yer yerinden olmadan sevdama gel.
Üryanım sarmadım yarda küstümü?
4/ 9 / 2021
Gülsen Aksoy
www.kafiye.net

Kalemin Yaptıkları
İnsanların en büyük düşüncesi ve hiç teraziye koymadan başkalarına yüklediği davranış kendisi haklı, karşısındakine haksız. Bu şuan İnsanlarımız bu kuralı uyguluyor. Haklı haksız ayırmadan kendilerini haklı çıkarırlar.
Bir durum var ki; bu dünyada da, kıyamette de var olan “KALEMİN AYIRIM YAPMADAN YAZDIKLARI” Yaşam tarzıdır. Hem öyle bir yazar ki, Sen susarsın kalemin yazdıkları önüne konuverir. Senin şaşırmana gerek kalmadan kalemin adaleti gerçekleşir. Konuşacaklar asla senin haklılığını sağlamaz.
Yaşamda çok dikkatli yaşamak zorundayız. Bir ata sözü derki:” Eline, diline, beline hakim ol.” Her insan için çok önemli bir tavsiyedir bu durum. Kurala uyarsan yaşam senin için çok güzel gider. Kurala uymazsan işte senin için sıkıntılı, karanlık günler başlıyor demektir.
İnsanlar suç işleyince ifade verir ve bu ifadeyi kalem ile yazarlar. Kalem kötüyü de güzeli de adaletten ayrılmadan yazar. Sonuç adalete gider. Hakim, kalemin yazdıkları tutanak ve ifadelere göre karar vererek sonucu iletir. Sözün yanlışlarından baş kesilebilir. Bunun hakime ve kaleme yüklenmesi olamaz. Ama kişiler suçlarını kabul etmez, bana iftira attılar, Beni oyuna getirdiler derler. Sonuç olarak şunu söyleyebilirim ki; insan olarak yaşayalım, insan gibi davranalım.
Suçu ve cezayı başkalarına yüklemeye çalışmayalım. Adalet herkes için gereklidir.
Saygılarımla.
11.12.2021 cumartesi/Karabağlar
Hüseyin Durmuş
Emekli edebiyat öğretmeni
Şair yazar
www.kafiye.net


Вот так сплетаются былое и мечты
Да будет день и будет ночь,
И что-то навсегда уносит прочь.
Летит и жизни нашей карусель,
А прошлое запорошит метель.
Да будет день и он надежду принесёт,
А ночь альбом из прошлого найдёт.
Во сне перелистаешь вновь его страницы,
Ну а порой, так до утра не спится.
Так память начинает свой полёт,
И пролетают важные слова и лица.
А то что в сердце, вновь и дышит и живёт,
И не даёт забыть или проститься.
Вот так сплетаются былое и мечты,
И настоящее в нём столько красоты.
Всё это как дрова в костёр любви,
И разжигает вновь огонь в твоей крови.
Вот так душе не хочется стареть,
Она готова быть крылатой и лететь.
Туда куда ведут её опять мечты,
И сердце вновь поёт от теплоты.
Наступит новый день и жизнь другая,
Мы будем находить кусочек рая.
Ведь сердце будет молодым всегда,
И сохранит что важно навсегда!
21.01.2021
Гульмира Джумагалиева

Şeytanlar… Tanrıdan alıb.
Dünyaya göz açdım bir qış səhəri
Çatanda gecəyə baxıb ağladım.
Mənimlə doğuldu ömrün qəhəri,
Səsimi içimə qısıb ağladım.
Hələ də danışa bilmirəm dünya,
Arzular qalanıb yanır səssizcə.
Doğrunu danışan dilimi sıxıb,
Sözümü yeyirəm qəmlə gizlicə.
Yalanlar başyeyən Bayquşa dönüb,
Doğrunu danışan dilindən yeyir.
Əyninə qaradan don geyindirib,
Başına börk qoyub,böhtanlar deyir.
Ümidsiz insana yıxılan dünya,
Boğulan vicdana,boş məzar olub.
Adəm övladını aldadıb çoxdan,
Şeytanlar dünyanı Tanrıdan alıb.
Xalidə Nuray.03.12.2018.
www.kafiye.net

TÜRK OĞLU!
Zəfər qoxusu gəlir türkün ayaq səsindən,
Qeyrət, hünər boylanır türkün hər kəlməsindən,
Bir millət, iki dövlət hayqıran nəfəsinlə,
Vətəndə sədd çəkəni yandırıb- yax, Türk oğlu!
Otuz ildir Qarabağ ayaq altda inləyir,
Qəlbi səngər yurdumuz haray, imdad diləyir,
Şəhid qanlı torpaqlar səndən qisas gözləyir,
İldırım tək yağının başına çax, Türk oğlu!
Vətən sağolsun deyib torpağa qan verənin,
Vətən libası geyib, Vətənə can verənin,
Şəhidlik zirvəsinə sevərək yüksələnin,
Düşməninə silinməz çək sinədağ, Türk oğlu!
Tanrı pay eləyibdi, sarsılmaz qüdrətini,
Dünyaya bəyan etdin mərdlik, cəsarətini,
Qanınla yaz tarixə döyüş məharətini,
Qaliblik zirvəsinə bayrağı tax, Türk oğlu!
Aslan kimi düz durar, Türkün başı əyilməz,
Yağını məhv etməyə çarpışar, qorxu bilməz,
Bil ki vətən bölünməz, bil ki, şəhidlər ölməz,
Haqqın haqq dərgahına üzüağ qalx, Türk oğlu!
Xalide Nuray.15.09.2020-ci il
www.kafiye.net


МЕКЕНІ АРЫСТАРДЫҢ АСЫЛ ЕЛИМ
Киелі ыйык көкше көлм,
Береке бирлигимде сенде менин.
Жагаңда көчүп тепкен гүлдү Гүлшат,
Мекени арыстардын асыл елим.
Алашка аты чыккан батыр баба,
Акжолтай Агыбайдын изи дара.
Табаны тектилердин тиген жерим,
Болашақ урпағына болгон мұра.
Акирек,Актау, Шакпак,Таргыл тауым,
Койнауында онген еди бақша-бауым.
Мойке мен Каракамыс ол да тарих,
Ару Гүлшат шежире сенсиң багым.
Кайырмасы
Қыраны көк аспанда калуктаган,
Жастары жанылыктан калган.
Гүлшатым- кызгалдактын анасындай,
Кут берекем төрүмдө шарактаган.
Игенова Ардак Кайырқызы
ASLANLARIN YURTDIŞI
kutsal mavi göl,
Sen benim mübarek birlikteliğimdesin.
Gülşat, yanında hareket eden bir çiçek,
Vatan aslanları asil insanlar.
Alash’ın ünlü atası,
Akjoltai Agybay’ın ayak izleri.
Ayak tabanlarının değdiği yerde,
Gelecek nesillere miras.
Akirek, Aktau, Shakpak, Targyl tauym,
Kalbimde bir düzine meyve bahçesi var.
Moyke ve Karakamys aynı zamanda tarih,
Aru Gulshat şecere, sen benim bahçemsin.
Koro
Kartal mavi gökyüzünde yükseldi,
Gençler hiçbir şey bırakmıyor.
Gulshatym lale anası gibidir,
Tutsak mübarek olsun.
Igenova Ardak Kairkyzy
www.kafiye.net

Gök Kubbe Gaflete Düşse
Ağlarım aşk-ı muhabbetle sessizce
Hoşnut olup olmadığını Rabbım bilmeden
Bir ezgi dokunur yüreğimden dudaklarıma
Birikir yanaklarıma alfabem A dan Z ye…
Ya ilahi özlemekten yoruldum,
İhsan buyur aşkla kapına
Sükutu en güzel duam eyle!..
Çürümüş kemiklerime,
Öğret tekrar dirilmeyi
Gafil düştüm insaf eyle
Ne kadar dil döksem de meleklerine
Uymuşum gaflete habersiz.
Kalbimin ayası mıdır
Varlığı sinemde gizlemekte
Ayrılık vakti suretler görürüm
Kase ve testi gibidir?..
Sunulsam yaratıcıma
Meseleye böyle yaklaşılınca,
Olacak şeyi oldu bildim
Ölüm kaçınılmaz
Hazırım sona diyebildim
Hiç ölmeyecekmiş gibi dünyaya amade
Hemen ölecekmiş gibi ötelere sarılı
Ne sebeple yaratıldım
Ne olduğum,kim olduğum…
Saadet ve felâketin bilincinle.
Ya öldükten sonra ,
Başıma gelecekleri düşünürüm
Vuslat özlemleri yana yakıla
Her uykumun sonu puslu ve karanlık!..
Bağışla ey Rahman!
Visali ermeden alma canımı
Yolla üç haberci ardından Azrail’i
Nazarında ulaştır gök kubbeye
Maviliklerine gömülme iştiyakıyla!..
Ey Hak,
Hüzün içtim şükür
Acısına da tatlısına da eyvALLAH,
Bu gidişle akıl nurum
Evveli de ahiri de
Kalbimde muhabbet tohumun
Her damlasınadır göz yaşım
Kahkahasını atmasa,
İlahi zihnime dehşetle
dökülür.
İlknur Özgün Yıldırım_____ 07
Temmuz 2015
www.kafiye.net

TEK YÜREK VATAN
Cennet vatanımı sarmışsa hain
Tek yürek tek yumruk olmamız gerek
Fitneyi fesadı yaymışsa lâin
Allah Allah deyip silmemiz gerek
Savaş meydanında tek düşman olan
Nifak dolu sözü yalandır yalan
Sizdenim deyip de hep yezit kalan
Çakalın inini bulmamız gerek
Girerse hainle kır sen o kolu
Kimlerle doludur bak sağı solu
Yiğidim Hak ile çıktığın yolu
Batıl zail olur bilmemiz gerek
Nice şehit yatar bu topraklarda
Onlardan nefes var bak yapraklarda
Hilalin gölgesi ta baraklarda
Bu bayrak uğruna ölmemiz gerek
Ceddi Resul’dendir bak ulu soyun
Neslimizin nesli Oğuz’dur boyun
Şahadet şerbeti en tatlı suyun
Onu son nefeste almamız gerek
İmanla dolunca kalpler bir anda
Mazlumları korur yedi cihanda
Zalim hain çakal hepsi bir yanda
Kalplere hep korku salmamız gerek…
NESLİHAN ÖZCAN 08.12.2021
Tekirdağ Çerkezköy
www.kafiye.net


Ben Demokrat Biriyim
Mehmet Bey, balkonda oturmuş çevreyi seyrediyordu. Yakınındaki Bir evde aile kavgası vardı. Erkek ve kadın artık kontrolden çıkmış ağızlarından çıkanları kontrol edemiyorlardi. Belirli bir süre devam eden ağız dalaşı cam kırılması sesiyle son buldu.
Mehmet bey üzülmüş, en çok kadının cam kırılması sırasında eşinin yumruklarına hedef olmuştu. Erkek söyleniyor ve kaba kuvveti, görgüsüzlüğü ile hala yüksek sesle bağırıyor.
Bu durum karşısında üzülen Mehmet bey 1987 Aralık ayının son haftasını hatırladı. Erkekler kaba kuvvet kullanan, bayanları saygı göstermeyen, hatta bayanların çalışmasına karşı gelen erkekte çoğunluktaydı. Kadın evinde olacak , erkeğini bekleyecek, çocuklarına bakacak, temizlik, çamaşır ütü ve yemek yapıp akşam eşinin önüne kotaracak. Kısacası modern yüzyılın modern kölesi olmalı. İnanın bu düşüncede olan erkeklerin sayısı %80 ni buluyordu. Sokakta, kafeteryada, iş yerinde gördükleri güzel bayanlara ağızları köpürerek beş dakikalık zevkini gidermek ve sahip olmak için elinden geleni yapıyor ve utanma duygusu olmadığı için hareketlerini kontrol edemiyordu.
Ahlak bozukluğu gün geçtikçe çoğalıyor, nikahsız yaşamalarda çoğalmaya başlıyordu. Bunun nedenini düşünüyordu. Bu olumsuz harekete kıyamet alametlerinin yaklaşmasına ve rahmetlik dedesinin:” Torunum, kıyamet yaklaşıyor. Bunların başında besmelesiz çocuk dünyaya getirmek, besmelesiz işe başlamak ve saygıyı, sevgiyi yitirmek.”
Bir gün öğretmenler odasında karşılaştığı bir olay ki hiç unutamamıştı. Kendisini sosyal demokrat olduğunu söyleyen Şahin bey, güzel bayanların hastasıydı.
Okula yeni atanan matematik öğretmeni ile konuşuyordu.
– Hoş geldiniz öğretmenim, buyurun.
– Hoş bulduk öğretmenim. Beni çagırtmışsınız.
– Göreviniz hayırlı olsun. Size ders programınızı, nöbet gününüzü, sınıf öğretmenliğinizi tebliğ etmek için çağırdım.
– Rica ediyorum. Bugün dersiniz yok, bunun için nöbet koydum. Şu an ders devam ediyor. İsterseniz okulu dolaşın, isterseniz öğretmenler odasına buyurun. Arkadaşlarla tanışırsınız.
– Teşekkür ederim öğretmenim. Biraz dolaşıp öğretmenler odasına giderim.
Okula yeni atanan matematik öğretmeni Gülhan hanım okulun koridorlarını, okul bahçesini dolaşarak öğretmenler odasına girdi. Gülhan hanım çok güzel bir bayan. Hani mankenlik teklifi yapılsa makenligi de yapacak güzellikte.
Yönetici Mehmet bey işlerini hafifletir. Zaman ilerlemiş. Öğretmenler odasına gideyim ve durum nasıl bir kontrol edeyim. Yerinden kalkıp öğretmenler odasına gider. Öğretmenler odasında yeni göreve başlayan Gülhan hanım ve yine matematik öğretmeni Şahin bey sohbet ediyorlardı.
– Selam arkadaşlar. Sohbetinize katılabilir miyim?
– Buyurun Mehmet bey. Okulumuza yeni atanan Gülhan hanım ile tanıştık. Hayırlısı olsun. Arkadaşımız zamanla okulumuzu tanıyacak
– Sağ olun Şahin bey, sağ olun Mehmet bey.
– Ben Gülhan hanım ile tanıştım. Meslekte tecrübeli bir arkadaşımız. Okulumuzda öğrencilerimize yararlı olacaktır. Okulumuzdaki üniversite hazırlık test çalışmalarını anlattım.
– Şahin bey, ilk günden arkadaşın üzerine yük bindirmeyelim. Sonuçta severek yardımcı olacak ve görev alacaktır.
– Seve seve görev alırım Mehmet bey. Buraya yatmaya gelmedim.
– Teşekkür ederim Gülhan hanım, gorevlerimizi yerine getirmek güzel olur.
– Mehmet bey, aslında bayan arkadaşlarımıza az sınıf verilsin. Bize fazla sınıf, biz çalışalım.
– Şahin bey, ayrımcılık yok. Eşit hak eşit görev, torpil istemiyorum.
Bu arada Şahin bey, Gülhan hanımı süzüyor, gözleriyle soymaya başlamış gibi davranmaya başladı. Gülhan hanım, Şahin beyin hareketlerinden, bakışından çekinmeye başladı.
– Mehmet bey, ben iyiki sosyal demokratım. Bu huyumu çok ama çok beğeniyorum. Bizim evde hür düşünce, özgürce konuşma ve karşılıklı anlayış bulunmaktadır.
– Ne güzel Şahin bey.
– Benim eşim bana çok anlayış gösterir. Eve saat kaçta gidersem gideyim bana hiç kızmaz. Bazen hafta bir veya ayda iki defa uğramam. Onun içinde bana ne kızar, ne de sorguya çeker.
– Şahin bey, ne güzel . Peki sen neden eve gitmiyorsun, neden eşin sana kızmıyor? Bunun demokratlıkla ne ilgisi var?
– Ben bazen ayda bir güzel bir bayan ile veya arkadaşım ile buluşup eğleniyoruz. Bu nedenle eşim bana soru sormaz ve kızmaz.
– Emin misin Şahin bey?
– Eşime sorabilirsin. Biz demokrat bir aileyiz ve birbirimizin davranışlarına karışmayın.
Bu söz üzerine sinirlenen Mehmet bey, sinirini belli etmeden Şahin beye:
– Böyle sosyal demokrat ailelere bayılıyorum. Sana bir şey soracağım.
– Buyur Mehmet bey.
– Siz sosyal bir demokrat aile olarak anlayışlı ve adaletli davranıyorsunuz değil mi?
– Evet, hiç şüphen olmasın.
– Çok güzel. Sen ayda bir veya iki defa eve uğramayı güzel bir bayan ile birlikte olduğuna göre, eşinde bir erkek veya erkek arkadaşıyla Felekten bir gece yaşıyor desene. Doğrusu bu davranışının benim ahlak anlayışına uymuyor.
Şahin bey birden sinirlenir, ayağa kalkar.
– Sen ne diyorsun arkadaş?
– Ne kızıyorsun Şahin bey, Hani sen sosyal demokrattın, Hani sizin ailede eşitlik vardı , şimdi ne oldular kızdın?
Bu arada Gülhan öğretmen Şahin beyin düştüğü duruma yüksek sesle gülmemek için kendini zortutuyordu. Şahin bey büyük bir hışımla öğretmenler odasını terketti.
– Mehmet bey, çok harika. İnanın okula yeni geldim ama güzelliğimi görünce resmen sulandı. Iyiki siz vardınız. Beni hem sevindirdin, hemde şaşırttın.
– Neden şaşırdınız?
– Gülhan hanım, ben bunun
gibi çok insan gördüm. Fazla konuşmak istemiyorum. İnancım ve ahlak anlayışım
aileme bağlılığımı asla yok etmez.
08.12.2021 Çarşamba/ Karabağlar
Hüseyin Durmuş
Emekli edebiyat öğretmeni
Şair yazar
www.kafiye net


SAĞLIK ÇALIŞANLARA SALDIRI YAPAN ŞEREFLİ ŞEREFSİZLER!
Değerli dostlarım. Uzun zamandır Sağlık çalışanlarımıza saldırı ve sağlık çalışanlarımızın öldürme olayları artmaya başladı. Bu kişilerle birebir konuşsanız kendilerini şerefli kişiler olarak anlatırlar. Kimse kusura bakmasın ama ben bu kişilere şerefsiz, ahlaksız kişiler diyorum. Kısaca şerefsiz şerefli acizleri.
Dostlar, sağlık çalışanlar için yaşa çıkaralım.
Bu yasada:
1- Saldırı yapan şerefsizlerin olay tarihinden itibaren hiç bir sağlık kuruluşunda tedavileri karsilanmayacaktir. Bu kişiler ne özel hastanelerde ne de devlet hastanelerinde tedavi edilmeyecektir.
2- saldırıda bulunanlar saldırdıkları kişilere maddi ve manevi tazminat ödeyecekler.
3- Saldırı yapan kişi ve ya kişiler saldırı anında verdikleri tüm maddi zararlar saldıranlarca karşılanacaktır.
Evet dostlarım. Bu üç madde şimdilik uygulanmaya alınsın, önlem olmazsa daha ilginç önerilerim olacaktır.
Saygılarımla.
08.12.2021 Çarşamba / Karabağlar
Hüseyin Durmuş
Emekli edebiyat öğretmeni
Şair yazar
www.kafiye.net