Kategoriler

Arşivler


Tarih 7 Oca 2022 Kategori: Ergun Bilgi

Hayır demeyi beceremedim Kâhya!

Hayır demeyi beceremedim Kâhya!



Sözüm olsun

Tüm niçinleri sökeceğim artık

Dişlerimi söker gibi tek tek içimden

Âlemler kuracağım tekrar âlemler içinden




Billur baharlar asacağım

Sarmaşıkların filizlenen dallarına

Sulayacağım rüzgârları en sevdiğim yağmurlarla

Sonra fulyalar ekeceğim gözlerime en keskininden

Derinden yanacağım Kâhya!

Yanınca en derinden…

Uçurumları uçurumlara çatacağım

Sevda köprüleri kuracağım

Yüreğimde seken bir ceylanın ayak izlerinden




Söylüyorum Kâhya!

Çatır çatır dökülecek bir gün

Sevdanın yanağından porselen maskeler

Akrebin zehri sızacak çatlaklarından

Ve kavlayacak aşkın tüm allıkları

Sonra savrulacak rüzgârda bir engerek gömleği

Taşlanacak bir gün aşkın mermer çehresi

Söylüyorum Kâhya

Ve taçlanacak bir gün bir kumrunun titreyen sesi




Bedenlerden bedenler doğacak yeniden

Sancısız

Ağrısız

Simsiyah benekler olacak gündüzleri gökyüzünde

Ve yanacak geceleri yıldız yıldız ışıklar gözlerimde




Üşümeyeceğim Kâhya!

Resimler yapacağım en sıcak renklerden

Sileceğim

Sarıyı

Safranı

Tüm tonlarını tuvalimden

Yarin saçları olmayacak mesela…

Siyahı da

Günahı da

Geceyi de

Zeytini de

Bilmeyecek kimse

Çadırlar kuracağım ayak değmemiş iklimlere

Adı mahrem

Kendi mahrem

Adresi mahrem…




Itırlar leylaklar taşıyacak asude rüzgâr

Bir dünya kuracağım Kâhya

Ceset çehreler çıkmayacak mesela köşe başlarından

Ölüler

Öcüler

Dirilmeyecek canlarda

Gecelerin maviliğinde yıldızlar

En sevdiğim şarkılara ritim tutacak

Rüzgâr korkunç esmeyecek mesela

Rüyalardan kaçacak tüm naralar

Tek teli kalmayacak avuçlarımda sevdanın

Bir çocuk çember sürecek önümde

Uçacak âlemlere bulutlar üstünden

Ve ölürken doğanlar olacak nisan yağmurlarında




Unutmayacağım

Utanmayacağım

Yanmayacağım Kâhya!

Şiirler yazsam da yine suyun üstüne

Mısır’dan, Asur’dan sürmeler sürmeyeceğim gözlerime

Belki son kez üfüreceğim suru sessizce kendi bedenime

Bir dünya kuracağım kahya, bir dünya!…

Taç takacak hakikat, aşk ve sevda

Bir ceylan, bir serçe bir de papatya….




Sözüm olsun

Sonra çekip gideceğim Kâhya

Ateşe üflenen bir nefes gibi

Yağmur içmiş bir köz gibi

Yahut

Bedene küsmüş bir ruh gibi

Arkama bile bakmadan, çekip gideceğim bu diyardan…



Ergün Bilgi

www.kafiye.net


Tarih 7 Oca 2022 Kategori: Ergun Bilgi

Akşamın Sesi

Akşamın Sesi




Biçilirken bugün de gün ışığı dağların zikzaklarında

Yorulup mestan olmuş güneş; ayinden semadan

Gidiyor elinde elifi kuşak, hala tennuresi sırtında

Lakin hala yanık yanık üflemekte bir sırrı bir neyzen

On iki neslin toplandığı yanı başımdaki eski handa




Bir güz akşamıdır çamlardan omuzlarıma dökülen

Vaktin nikabıdır zümrütlerin mahrem yüzüne çekilen

Şimdi bir ışık hevengidir andan saçlarıma düşen

Sepya bir gök inecek birazdan koca şehrin bağrına

Sarı ışıklar düşecek gözlerime binaların sırça nişinden

Ve yağacak sarı mektuplar çınarlardan ayaklarıma




Mevsim hazan, vakit akşam ve ilk teşrin aylardan

Seğirten insanlar da kaybolacak köşe bucak birazdan

Belki parmakları simsiyah bir el uzanacak bakışlarıma

Çöp başından, pejmürde bir yoksulun kolçaklarından




Önce fuşyaya sonra ağır ağır üveze kaçacak kırmızı güller

Vuslat faslından hicrana dönecek söylenen mor türküler

Belki pervasız bir beste düşecek dünyanın fütursuz diline

Kim bilir, kimler için daha kaç yaz var, kaç güz doğacak

Kim bilir, kimler için belki kış, bir daha gün doğmayacak




Belki bir müezzin çağıracak, belki bir müvezzi dünyadan

Mavi gökten, berrak sudan, belki şu bembeyaz rüyadan

İnce yağmurdan, gizli aşktan, sevdadan, pembe hülyadan…




O zaman aşkı hakikat için tüm maskelerimizi asıp rüzgâra

Avuçlarımızda hacalet, alnımızda nedamet yüce Gaffar’a

Koşacağız sevdiğim bir gün batımı, ardımıza hiç bakmadan




Ergün BİLGİ

www.kafiye.net


Tarih 7 Oca 2022 Kategori: Ergün Bilgin

Mutluluk, huzur muzur, falan filan

Mutluluk, huzur muzur, falan filan…


Mutluluk, huzur muzur, falan filan….üzerine konuştuk bir dostumla…


”insanlardan çoğunun mutluluğu ve mutsuzluğu kendi düşünce ve inanışlarına bağlıdır” der Oscar Wilde.


Yüzyıllardan beri ne anahtarı bulunabildi bu gizemli duygunun ne de kapısı. Ne Nazım Hikmet sormaktan ve aramaktan vazgeçti, ne de Abidin Dino resmini yapabildi bu gizli hazinenin…


Mutluluk kavramı biraz göreceli sanki, belli ölçüsü olmayan; kişiden kişiye değişen bir duygu. Kiminin avuçlarına dünyayı bıraksan da yüzü gülmez; kiminin gözlerine bir tutam tebessüm kâfi mutlu olması için. Mutluluk, bazen belki öyle görünmek için bir araç, ya da bizzat mutluluğun kendisi bir amaç. Her ne kadar da çoğunlukla mutluluk maddi kıymetlere bağlansa da malesef o da yeterli olmuyor çünkü mutluluğa giden o değerler silsilesinin de sonu yok. Öyle geliyor ki son zamanlarda mutluluk peşinde koşmak da bir lüks oldu insanların çoğu için. Artık insanlar mutluluk peşinde koşmaktan çok Diyojen’in Büyük İskender’e dediği gibi “Gölge etme, başka ihsan istemem…” dercesine; olmayan huzuru, dingin ve sakin yaşamın tadını kaçırabilecek durum ve olgulardan kaçmakta arıyor rahatlığı. İşini severek yapıyorsan, karşılık beklemeden verebiliyorsan, üretken ve yaratıcı olabiliyorsan, kendine ve başkalarına saygı duyabiliyorsan, sağlığına gereken önemi ve hassasiyeti gösterebiliyorsan, yeteneklerini kullanabiliyorsan, karnın doyuyorsa ve özellikle hiç kimseden maddi manevi hiçbir beklentiye girmiyorsan, kendi halinde kendine özsaygınla yaşayabiliyorsan, çevrende emir kipiyle, buyurgan bir tavırla seni sarsan, felç eden tiplemeler de yoksa en büyük huzur sende işte yaşa gitsin

Ondan ilerisi Allah kerim, değer mi tatlı canını üzmeye. Mutluluk arıyoruz diye huzursuz olmanın ne gereği var, haline, sağlığına şükredebiliyosan en büyük mutluluk bu işte

Aradığın şeyi yalnız kendi içinde bulabilirsin başka yerde değil…Hani bir hikayede anlatıldığı gibi: insanoğlu mutluluğa çok kötü davranıyormuş. Birgün melekler mutluluğu saklamaya karar vermişler. Saklayalım zor bulsunlar, zor buldukları için belki kıymetini bilirler diyerek başlamışlar tartışmaya. Sorun büyükmüş, mutluluğu saklamak kolay değilmiş çünkü. Kimisi Everest’in tepesine saklayalım demiş. Kimisi Atlas okyanusunun dibine demiş. Taç mahal’in kubbesi, Mekke sokakları, İtalyan sofrası, lale bahçesi…bir çok yer düşünmüşler ama hiç biri yeterince zor gelmemiş. Derken meleklerden biri tamam buldum “İçlerine saklayalım” demiş. Kimsenin aklına gelmez içine bakmak. İşte o gün bugündür mutluluk insanın kendi içinde saklıymış. Mutluluk, huzur muzur neyse işte orda başka yerde aramak beyhude sevgili dostum…


Ergün Bilgi
www.kafiye.net


Tarih 7 Oca 2022 Kategori: İlknur Özgün Yıldırım

Yargı Karmaşası


Yargı Karmaşası



Bir alaca karanlık vakti;

Henüz olgunlaşmamış akasya ağaçları

Öptürüyor mutluluğu gelip geçene.




Müsaadenle hatırlatayım,

Sarıp sarmalayan yapraklar

Deneyimiydi özünde arzular!..




Fark eder mi?..

Yazar hayatın her alanından yazar,

Söylemeli gerçeğin içselliğini

Düşün içindeki son bahar rengini,

Kaleminin sesi

İnandığı kandırılmalarla

Fısıldasada kulağa

İtiraz edemez çöker ruha!..




Düşününce aldanmayın,

Acıtandır dogrusuyla yanlışı kendine.

Bir yargı süreci oluşurken,

Hep mi döner sahibine!..




Mühim olan;

Gideceği adrese teslim,

En çok bağlandığı yüreğin dilsiz küskünlüğüdür,

Hep fişlenir böyle şiirlere.




Yalansa söyle,

Başıboş bir dil pelesengi

Buluşur alaca bulaca temyizsiz.




Hayatın içinde yolcuyuz

Öfkenin burnunda,

Seyret der yalnızlığın öteki

Göreli katlan der zihnine

İçinde kederi ile tarifsiz!..




Sabahın eğrisi düşerse eğer gözlerine;

Suçsuz hemde kaç yıl uzağa,

Parmağının ucunda güneşi öperek

Kal öyle…



İlknur Yıldırım 7 Ocak 2014 Salı

www.kafiye.net


Tarih 6 Oca 2022 Kategori: Gülsen Aksoy

SORMA BENİ

SORMA BENİ


Ne ettin,de söze kandım?

Gündüz,gece seni andım,

Zühre misali hep yandım..

Unutursam sorma beni.

**

Fırsat versen hatır sorsam,

Leyla gibi cana sarsam,

Kölen olup ömür versem,

Unutursam sorma beni.

**

Dobra,cılık açık sözde,

Sevimli hem güler yüzde,

Tatlı bakış güzel gözde,

Unutursam sorma beni.

**

Aşk mevsimi geldi çattı,

Anlatırken dibe bat,tı

Sözlerine yalan kattı,

Unutursam sorma beni.

**

Seveni ellermi sınar?

Aksoyum felek dert sunar,

Yıkılırsa sonra çınar,

Unutursam sorma beni.



3/1/2021

Gülsen Aksoy
www.kafiye.net


Tarih 6 Oca 2022 Kategori: Gülsen Aksoy

OY OY DAĞLAR

OY OY DAĞLAR



Şu dağların yücesinde.
Geziniriz gecesinde.
Sözlerimiz hecesinde.
Nedir hayat bu cezamız.

*

Dağlar, dağlar oy,oy dağlar.
Yüreğimi gamlı bağlar.

**

Gelin dostlar kaynaşalım.
Eller tutup oynaşalım.
Sohpetlere doymayalım
Bitsin hayat bu ezamız.


Dağlar,dağlar oy oy dağlar.
Yüreğimi zamla dağlar.



Ruhumda her gün özlemi.

Yalana doğru dizeni.
Kınarım yersiz üzeni.
Aksoy olsun bu gazamız.

**

Dağlar,dağlar ,oy,oy dağlar.
Yüreğimde canan ağlar.



6 / 1/ 2020

Gülsen Aksoy
www.kafiye.net


Tarih 6 Oca 2022 Kategori: Gulzira Şaripova

ЯХШИ АМАЛЛАРИМ ОМОНАТИМДИР /

Озарбойжонлик атоқли олим,шоир ва таржимон, ажойиб дўст Вугар Эҳмед муаллим шеъридан таржима


ЯХШИ АМАЛЛАРИМ ОМОНАТИМДИР



Меҳмонман, бу дунё саёҳатимдир,

Ватаним, миллатим-муҳаббатимдир,

Аллоҳим, динимиз-ибодатимдир,

Яхши амалларим-омонатимдир.



Яхшилик Қўлидан қолди- десалар,

Нодонлар, бойликда ўзин таърифлар,

Фақир кимсаларга лабин бурсалар,,

Яхши амалларим омонатимдир.



Қорабоғ шодлигим, Табриз ғамимдир,

Эрдебил, Урмия, Зенжан манимдир,

Дунёда энг ширин, менинг тилимдир,

Яхши амалларим омонатимдир.



Ўғлим ҳам, қизим ҳам, жигарим-жоним,

Ватанла тўйинар томирда қоним,

Шукурки, ғолибдир Озарбойжоним,

Яхши амалларим омонатимдир.



Инсонлар дунёнинг гавҳари, лаъли,

Дунё сўнг бўлади,йўқса аввали,

Дунё йиғлар балки, ёки кулади?

Яхши амалларим омонатимдир.



Кетяпмиз қаерга, қандай бўлажак,

Толелар кундуз ҳам кеча бўлажак,

Инсонлар ҳар нени важга олажак,

Яхши амалларим омонатимдир.



Аллоҳ ҳам биз учун кўз ёши тўкар,

Кунимизга шукур, Тангрига шукур,

Дунё балолардан гўё тиз чўкар,

Яхши амалларим омонатимдир.



Кун кўрар ким чекса буюк заҳматни,

Эл ичра топгайдир хурмат-иззатни,

Қардош билинг шоир Вугар Эҳмедни,

Айтилган бу сўзлар омонатидир.



Озарбойжон тилидан ўзбек тилига Гулзира Шарипова ўгирди


Vüqar Əhməd

Yaxşı əməllərim əmanətimdir



Qonağam, bu dünya səyahətimdi,

Vətənim, millətim- məhəbbətimdi,

Allahım, dinimiz- ibadətimdi,

Yaxşı əməllərim- əmanətimdir.



Yaxşılıq Əlidən qalıb- deyirlər,

Nadanlar, sərvətlə özün öyürlər,

Kasıb- kusuba da ağız əyirlər,

Yaxşı əməllərim əmanətimdi.



Qarabağ şadlıgım, Təbriz qəmimdi,

Ərdəbil, Urmiyə, Zəncan mənimdi,

Dünyadaa ən şirin, doğma dilimdi,

Yaxşı əməllərim əmanətimdi.



Oğlum da, qızım da, ciyərim – canım,

Vətənlə döyünür damarda qanım,

Şükür ki, qalibdir Azərbaycanım,

Yaxşı əməllərim əmanətimdi.



İnsandır dünyanın gövhəri, ləli,

Dünyanın sonudur, yoxsa əvvəli,

Dünya ağlamalı, yoxsa gülməli?

Yaxşı əməllərim əmanətimdi



Gedirik haraya, necə olacaq?

Talelər gündüz də gecə olacaq,

İnsanlar hər şeyi vecə alacaq,

Yaxşı əməllərim əmanətimdi.



Allah da bizimçün göz yaşı tökür,

Günümüzə şükür, Tanrıya şükür,

Dünya bəlalardan sanki diz çökür,

Yaxşı əməllərim əmanətimdi.



Gün görəcək kim çəkirsə zəhməti,

EL içində o tapacaq hörməti,

Qardaş bilin şair Vüqar Əhmədi,

DEYİLƏN BU SÖZLƏR əmanətidi.



Saat: 12.02

17.12.2020
www.kafiye.net

Bir 1 kişi görseli olabilir
Vüqar Əhməd

Tarih 6 Oca 2022 Kategori: İlknur Özgün Yıldırım

Aynı Terk-i Diyara

Aynı Terk-i Diyara



Hülya harmanında,

Hayra yorulmuş rumuzlarımız,

Yalnızlaşmanın yakınlaşmasıyla azat ediliyor.
 Yoksa bulutların gölgesi,

Görünmeyen yıldızlara mı kayıveriyor…



Pir aşkına;

Ana rahmine konulmuş kalp kelebeğin atışları,

Kader alevinin ışığı…umut harı!..

Yandığında kafi gelir mi incelen sis kendi perdesine?..

Kırağa çalmış gök fikir yürütemezken,

Gebe tomurcukları taşınır dallarına,

Yoksa mutluluğa su vermenin telaşı mıdır?..



Sen ki!

Güleç fasıllarda yürek aşılanması

Düşlerimde öyle bir derdest davasın ki,

Sema’ya el açtırmış,

Seyret diyorsun dolunay çılgınlığına.




Bazen huşu içerisinde başın hafif eğik,

Dönerken açılıyor beyaz tennuren.

O an huzur diyarına dalan dilimin notaları,

Koca evrende kalıyor bir zerrecik.




Göz kadehlerime gözyaşı doldursam,

İçine dürülmüş gülümsemeler katsam.

Bilirsin her çılgınlık sana uyduğum

Sorgusuz, sualsiz vede tutuklu .




Şiirimin kaburgası altına,

Yakalanmadan düşün utancına

Yanaklarda açsın menekşeler,

Yahut kasım patı mı desem?..




Çünkü emanetin en güzeli,

Medcezirle öpülmüştür ölümüne.

Özgürce belki de denklemsiz,

Sızım sızım sızmıştır saniyeler

Aynı korla;

Düşsel gök kubbemizde,

Aynı terk-i diyara!..




İlknur Özgün Yıldırım_____ 04.01 2016
www.kafiye.net


Tarih 6 Oca 2022 Kategori: Xalide Nuray.

Haqqımızın haqqı ölüb. /ÜMİTLERLE AVUNURUZ…

Haqqımızın haqqı ölüb.

Allah bu necə dövrandı?
Gümanıyla ovunuruq.
Haqqı boğub əlimizlə,
Günahıyla qorunuruq.

Söz kasamız dolub-daşır,
Doğru deyən dil kəsilir.
Quldur, oğru həddin aşır,
Əl qabarlı qol kəsilir.

Hökm edibdi Qarabağda,
Cavanşirlər, Səfəvilər.
Qeyrətiylə tarix yazıb,
Şah İsmayıl Xətailər.

Bu gün xain, şər qonşular,
Fitnə-fəsad toxuyurlar.
Qısılıb yad kölgəsinə,
Bizə meydan oxuyurlar.

Əsrlərdi el-obamın,
Yarasına duz basıblar.
Hünərini zəlil edib
Yaxasına şər asıblar.

Yurdumuzu tikə-tikə,
Bölüb yağıya satıblar.
Qeyrətimi güllələyib


Məhşər oduna atıblar.

Qürurumuz tapdalanıb,
Yurdum viran, biz talanıq.
Bu arxalı köpəklərin,
Yalanı düz, biz yalanıq.

Düşmüşük Şeytan felinə,
Qurtarmırıq hiyləsindən.
Dərd odur ki, mərd oğullar,
Ölür satqın gülləsindən.

İblislərə aldanmışıq,
Vətən yanır dilimizdə.
Haqqımızın haqqı ölüb,
Dilə gəlir külümüz də.

Mübarizim, Fəridlərim,
Qalxın, qəflətdən oyanın!
Cəsarətdən qala hörüb
Keşiyində mərd dayanın!


Xalidə Nuray.18.09.2020
www.kafiye.net



ÜMİTLERLE AVUNURUZ…

Rabbim bu nasıl devrandı?
Ümitlerle avunuruz.
Sanki emek bir kurbandı,
Günahından korunuruz.



Söz kasemiz dolup-taşar,
Doğru diyenin dili kesilir.
Kuldur, hırsız haddi aşar,
El,i nasırlı kolu kesilir.

Hüküm ederdi Karabağda,
Cavanşirler Safeviler.
Tarih yazdı sinedağda.
Şah İsmail Hatailer.

Bu gün hain, şer komşular,
Fitne- fesat dokuyorlar.
Kısılıb yad gölgesine
Bize meydan okuyorlar.

Asırlardır elim-obamın,
Yarasına tuz bastılar.
Günahdan alıp adamın,
Serden, bühtandan astılar.

Yurdumuzu parça – parça,
Bölüp düşmanlara sattılar.
Gayretimiz kaldı hiçe
Mahşer ateşine attılar.

Gururumuz tepelendi,
Yurdum viran, biz talanız.
Köpeklerin çok gayretlendi,
Onlar doğru, biz yalanız.

Düştük şeytanların eline,
Kurtulmadık hilesinden.
Derd odur ki,mert olanı
Ölür hain güllesinden.

İblislere aldanmışız,
Vatan yanıyor dilimizde.
Nainkora inanmışız,
Dile gelir kulumuz da.

Mübarizim, Feritlerim,
Kalkın gafletten uyanalım!
Cesaretden kale kuralım
Arkasında mert dayanalım!

Halide Nuray. 04.05.2020.

www.kafiye.net


Tarih 2 Oca 2022 Kategori: Burhan Aksu

EY EŞREFİ MAHLȖKAT !

EY EŞREFİ MAHLȖKAT !



Ȃdâb-ı muaşeret insanın kimliğidir

Ey “Eşrefi mahlûkat” şanına uygun yaşa!

Nefsindeki vesvese şeytanın kemliğidir

Kanma sakın bu sese belâ getirir başa




Hakkın ruhundan bir ruh taşırsın bedeninde

Ruhun hasletlerine uyarak saygın yaşa!

Canı yanar elbette kötülük edenin de

Pişman olup üzülür başını vurur taşa




Kalbinde taşıdığın sevgin aksetsin yüze

Allah ile birlikte daim huzurlu yaşa

Yazın hasadını yap mevsim dönmeden güze

Hazırlıksız giresin soğuk zemheri kışa




Her güneş vuran camı kâşane mi sanırsın!

Özenme başkasına sen hayatını yaşa

Mutluluk vermez zevkler nefsine aldanırsın

Sonra azap yaşarsın gitse de bir an hoşa!




Sırrına ortak edip şahit olan geceyi

Hasret ateşiyle yak aşkı gönlünde yaşa

Bir gün çözersin elbet gönlünde bilmeceyi

Allah’ı anmadığın her anın geçer boşa




17-02-2014

Şair, Burhan AKSU

www.kafiye.net