Kategoriler


Tarih 10 Ara 2019 Kategori: Ahmet Çelik Ceyhan

İZİN KALDI SEVDİĞİM

İZİN KALDI SEVDİĞİM



Gönlümdeki büyük aşk bir şiirle biter mi?
Dille dahi andıysam sözün kaldı sevdiğim
Yazmak istesem bile mürekkebim yeter mi?
Ben aşkınla öldüysem gizin kaldı sevdiğim.

Dost düşman toplanarak deli deyip bakıyor
Beyindeki gel gitten sanki şimşek çakıyor
Yalın ayak basınca taştan duman çıkıyor
Hangi yöne döndüysem izin kaldı sevdiğim.

Korkunç firak narıyla yüreğimi dağladım
Ağlamak ayıp dendi saklanarak ağladım
Yataksız dere gibi her düzlüğe çağladım
Nerede düşündüysem hüzün kaldı sevdiğim.

Beden denen dükkânda ruhum maşuku ara
Gece gündüz koşturdum ulaşamadım yara
Sevda heveslerimden rehin oldum ağyara
Kor alevden söndüysem sızın kaldı sevdiğim.

İnsansı bu güzelde kandım renkli sıvaya
İç çekerek gülüşten bazen girdim havaya
Hayranlığım gizledim sır kuyusu yuvaya
Başa çorap ördüysem gözün kaldı sevdiğim.

Gül bahçesi ufkumdur dikenli çalı yermem
Çevreyi orman sarsa meyvesiz dalı dermem
Cehennemi terleten emanet malı vermem
Volkan olup yandıysam özün kaldı sevdiğim.

Kalpte kar beyazlığı şeytan nefis kirletir
Sokak sokak dolaşıp boş gezene dinletir
Aşık canan yürürken yer titrer arş inletir
Seni kendim sandıysam közün kaldı sevdiğim.

Bir hayal renk tonuyla tan vaktinde uyandım
Sonsuzluk deryasında rengi yâre boyandım
Mecnun Leyla aşikâr ben fikirden üryandım
Hep rüyamda gördüysem yüzün kaldı sevdiğim.


09.12.2019

Ahmet Çelik
www.kafiye.net


Tarih 10 Ara 2019 Kategori: Birgün Tekin

EVLADIM

EVLADIM

Dokuz ay bedenimde taşıdım yük demedim
Sensiz hayaller bile kuramadım evladım
Sen haric hiç bir derde derdim büyük demedim
Koyduğun derde çare aramadım evladım

Bilemedik azrail bizden bir can istiyor
O kadar zordayım ki yüreğim küs küs diyor
Davet sahipten diye imanım sus sus diyor
Îsyandır diye hesap soramadım evladım

Sen yaşasan hançeri bağrıma batırsaydın
Gitmen gerekiyorsa beni de götürseydin
Aynı kabir içinde yan yana yatırsaydın
Koklayıp doyasıya saramadım evladım

Bu gün yine resmine gōzyaşımla bakmışım
Huzuru mutluluğu büsbütün bırakmışım
Gittinya ciğerimi hasretinle yakmışım
Bu ôyle bir yakış ki duramadım evladım

Bir/gün annem gel desen terettütsüz gelirim
Sen bir defa öldün ya ben her defa ölürüm
Bu acım tecelliden imtihandır bilirim
Kaderimin üstüne varamadım evladım



Birgün Tekin
www.kafiye.net


Tarih 10 Ara 2019 Kategori: Nilüfer SARP

ACILAR KATAR KATAR.

ACILAR KATAR KATAR.

Neden Allah’ım nedir, gelenler başımıza
Çekilen çile yeter: artık huzur bulalım
Çare bulsun bilenler çağlayan yaşımıza
Gelen gün dünden beter; artık huzur bulalım

Yürekte koyu acı, nasıl geçer bu yara
Heryer bembayaz derken oldu artık kapkara
Şimdi bütçe odaklı çok karışık Ankara 
Akıl böyle mi yiter: artık huzur bulalım

Çözümü çözemeyip, belli sınıfta kaldık.
Barış umudu gibi, boş bir hayale daldık
Karayı ak sanarak başka tellerden çaldık
İnşallah bu dert biter; artık huzur bulalım

Üç beş çapulcu dalmış, olmayacak bir düşe
Gelmez denilen geldi yazıklar olsun başa 
Her gün şehit haberi her gün başka karmaşa
Acılar katar katar; artık huzur bulalım

Çok musibetler gördük, ne çok desise hile
Ne yıldızımız kayar ne söner ayda hale
Türkiye’m bir bütündür yıkılamaz bu kale
Kalpler aşkınla atar; artık huzur bulalım

Hazreti Resul önder, Kuran’sa rehber bize
Çok badire atlattık, çok zalim geldi dize 
Elbet güneş doğacak ülkem çıkacak düze
Bağrında yiğit yatar; artık huzur bulalım

NİLÜFER SARP
12.EYLÜL.2015

www.kafiye.net

ŞEHİTLERİMİZE ALLAHDAN RAHMET DİLERİM. MEKANLARI CENNET OLSUN. YARALILARA ACİL ŞİFALAR YAKINLARINA SABIRLAR DİLERİM. BAŞIMIZ SAĞ OLSUN. BU HAİN TUZAĞI KURANLARI DA ALLAH KAHRETSİN İNŞALLAH.


Tarih 10 Ara 2019 Kategori: Temel ATA

DOĞU TÜRKİSTAN AĞLAR

DOĞU TÜRKİSTAN AĞLAR

Şimdi dua zamanı kalksın yürekler şaha
Dilsiz şeytandan olup susulmalı mı daha
Her şey gayet aşikâr, gerek var mı izaha
Ayağa kalk Kaçkarlar dikilin dile gelin
Doğu Türkistan ağlar, yaşını sile gelin

Zalimin zulmü adi yakıyorken canımı
Ben nasıl kefereye, bağışlarım kanımı
Soysuzlar dile gelip, sorgular imanımı
Ergenekon bekliyor dağları dele gelin
Doğu Türkistan ağlar yaşını sile gelin

Eli kanlılar azdı, neredesin Mete Han
Ger yayını at oku, adını duysun cihan
Şimdi işgal altında, cirit attığın sahan
Mahmud’un yaşadığı o yüce ile gelin
Doğu Türkistan ağlar yaşını sile gelin

Nerde Oğuz boyları, kılıçları çekiniz
Köpek yiyen milleti, it darına dikiniz
Kan akan topraklara, insanlığı ekiniz
Sel olun coşa coşa, o kutlu göle gelin
Doğu Türkistan ağlar yaşını sile gelin

Tanrı Dağları yasta, kan akar ılık ılık
Al kana içer ölür Tekeste yüzen balık
İnsanlık yaşamadı, böyle aciz kabalık
Bir el var tutulacak, uzanmış ele gelin
Doğu Türkistan ağlar, yaşını sile gelin

Gök bayrak isyan eder esarete davacı
Özgürlük hakkı iken esir şimdi ne acı
Allahu Ekber diyen, olsun artık duacı
Ayrılık çözüm değil, öz bile bile gelin
Doğu Türkistan ağlar, yaşını sile gelin



Temel ATA
www.kafiye.net


Tarih 10 Ara 2019 Kategori: Təvəkkül Goruslu

DÜNYANIN

DÜNYANIN

Məni tanıyan yox, məni görən yox, 
Adamı deyiləm mən bu dünyanın. 
Nə bir qadağa yox, nə bir törən yox, 
Nəyinə əyiləm mən bu dünyanın!

Çoxları dünyanın tazısı olub, 
Bəzilər seçilib qazısı olub, 
Tanrıdan arzumdu, yazısı olub, 
Alnına döyüləm mən bu dünyanın!

Olmasın bir kimsə qohumsuz, yadsız, 
Keçməsin həyatı vüsalsız, dadsız, 
Təvəkkül, olmaram imzasız, adsız , 
Dişində yeyiləm mən bu dünyanın!



Təvəkkül Goruslu. 2019
www.kafiye.net



Tarih 10 Ara 2019 Kategori: Hacer Taner Bulut

AYI İLE KANGURUNUN DOSTLUĞU

AYI İLE KANGURUNUN DOSTLUĞU

Bir varmış, bir yokmuş. Yemyeşil ormanın derinliklerinde türlü türlü hayvan cirit atarmış.

Bu hayvanlardan biri Ayı Mammam, biri de Kanguru Kuruca imiş.

Bu iki hayvan çok iyi iki dostmuş. Yedikleri içtikleri ayrı gitmezmiş neredeyse.

Gel zaman git zaman ormanda bir yarış düzenlenme kararı alınmış. Yarışın amacı nehrin öbür tarafında neler olduğu ve kimlerin yaşadığını öğrenmekmiş. Aslan kral Azman yıllardır bu nehrin öbür tarafını merak eder dururmuş. Fakat bir türlü cesaret edipte oraya yaklaşamazmış. Bir gün kendi kendine:

“İyisi mi ben bir yarış düzenleyeyim. Yarışı kazanana da tacımı bir gün takmasına izin vereyim. Baktım öbür tarafa giden dönmüyor, ben de bir daha orada neler olduğunu merak edip kafa yormaktan kurtulmuş olurum. Hem bu sayede kendimi de tehlikeye atmamış olurum.” Diye mırıldanmış.

İşte, bu yarış tamamen Aslan Azma’nın merakından düzenlenecek olan bir yarışmış.

Neyse, o sabah erkenden yarış pisti hazırlanmış. Seyircilerin oturabileceği yerler kurulmuş. Tüm satıcılar yarış pistine doluşmuş. Yarışmacılar da son antrenmanlarını yapmışlar. Nihayet yarış anı gelip çatmış. Maymun Mızmız elindeki bayrağı havaya kaldırmış. Sonrada düdüğünü tüm nefesini kullanarak öttürmüş. Düdüğü, işiten yarışmacılar son suret koşmaya başlamış.

Hayvanlar sağına soluna bakmadan sadece nehri hedef almışlar. Bu yüzden düşen hayvanların üzerine basıp geçiyorlarmış.

Gelelim bizimkilere; Kanguru Kuruca zayıf ve güçsüz bir hayvan olduğundan epeyce gerilerde kalmış. Bunu gören dostu Mammam bir koşu geri dönüp, Kurucay’ı sırtına almış. Yarışı bir müddet böyle sürdüren Mammam ve Kuruca yerde yatmakta olan yaralı hayvanları görünce durup, her birerini tek tek ormana taşımaya başlamışlar.

Tüm bunlar olurken yarış son hızla sürmekteymiş. Yarışı en önde götüren Jaguar Korsak önüne çıkan tüm hayvanları nehre ittiriyor, ona yetişmek üzere olan hayvanları birer birer dişleyip onları yarış dışı bırakıyormuş.

Bizim Mammam ve Kuruca ise bu zavallıları toplayıp orman hastanesine taşıyorlarmış.

Sonunda bütün bunlara sebep olanın Jaguar Korsak olduğunu gören Mammam hiç vakit kaybetmeden Kral Azman’ın huzuruna çıkıp, Korsak’ın yaptıklarını tek tek krala anlatmış.

Bunu üzerine Kral:

“Saygıdeğer müsaferler! Bazı sebeplerden ötürü yarışı sonlandırıyorum. Yarış amacının dışına çıkmıştır. Bir sürü sporcu hayvanımız yaralanmıştır. Üstelik tüm bunları yapan Jaguar Korsaktır. Daha fazla hayvanımın zarar görmesine tahammül edemem. Şunu da belirtmeliyim ki bu günün kazananı Mammam ve Kurucadır. Çünkü onlar hırslarına yenilmeyip, yaralı hayvanlara yardım etmişlerdir. Benim tacımı bir gün Mammam, bir günde Kuruca takacaktır.” Diye kükremiş.

Bunu duyan tüm seyirciler ayı ile kanguruya alkış yağmuruna tutmuş.

Gelelim bizim Jaguar Korsak’a;

Korsak nehrin öbür tarafına geçmeyi başarmış başarmasına da, geçer geçmez yamyam insanların tuzağına yakalanıp esir düşmüş. Bir daha da ormana, yani evine geri dönememiş.

Eee! Ne demişler: ”Kendi düşen ağlamazmış.”

Daldan üç elma düşmüş. Biri sana, biri bana, biri de siz dinleyenlerin başına…

Hacer Taner Bulut
www.kafiye.net


Tarih 10 Ara 2019 Kategori: Nezahat KAYA

ANLAMAK VAKTİ

ANLAMAK VAKTİ

Neyiz biz, amaç nedir, neler yığdık zamana
Hangi değer üstüne biçerler payemizi
Karınca yuvasına haset eden Arslan’a
Üstelik utanmadan sorarlar gayemizi

Hamaset destanında olsa bize ihtiyaç
Feraset lisanından hemen ederler ihraç
Siyaset meydanında zaten bellidir amaç
Şakşakçı tayfasıysa yıpratır bünyemizi

Kaygan zemin üstünde rahat yok sanatkâra
Ortalıktan geçinen gözü dikiyor kâra
Ölçüsünde vefasız erdem bilmez fukara
Akmadan alınteri kovalar sayemizi

Yoksa gönül pınarı akmak neye yarar ki
İlham çalan hünersiz insan o kadar var ki
Haksızlık karşısında üslup sahibi der ki
Sözü sükût bilerek veririz fidyemizi

Dimağımıza şerbet vermeyen bir düşünce
Ya da yüreğe sızı sermeyen bir düşünce
Bilgeden iki kelam dermeyen bir düşünce
Yazarsak değersizi, kim tanır künyemizi.



Nezahat YILDIZ KAYA
Aralık 2019
www.kafiye.net



Tarih 9 Ara 2019 Kategori: Zeynep ÖZÜGENÇ

ZORMUYDU

ZORMUYDU


Şöyle oturup yalnız başıma
Anılarımı sayarım döke .saça
Bir ayrılık türküsü çalınca radyoda
Kalınca manasız bir başıma
Çal diyorum çal! bir ayrılık türküsü daha çal!
Eller el ele iken ben bir başıma
Yanar döner hayallerdeyim;Bir orada bir burada
Aşk için çağlayan yürek tembel kaygısız
Nabız yüz atmıyor artık ha var ha yok
Gözlerim seğeriyor
Gözlerim dalıyor uzaklara
Bir alacağı varmış gibi bütün senelerin
Yine ben borçluyum yine ben içer de
Çık çıkabilirsen hesabın içinden
Bir alacaklıyım,bir borçlu
Neydi bizi bu kadar üzen kahreden
Oysa tek istediğimiz dört başı mamur mutluluktu
Çok mu zordu?


04.09.2018
Zeynep Özügenç
www.kafiye.net


Tarih 9 Ara 2019 Kategori: Nahidə Tağıyeva

Soyle Gorum


Soyle Gorum


Soyle gorum ,soyle gorum ezizim.
Dagitdimi esen kulek telini?
Ayrilanda ellerimle daradim.
Qinadinmi sen kuleyin yelini?

Soyle gorum ,soyle gorum ezizim.
Hec qatdinmi geceleri yuxunu?
Tez oturub yataginin icinde,
Sen yozdunmu gorduyunun coxunu?

Soyle gorum ,soyle gorum ezizim.
Catladimi dodaqlarin hesretden?
Herden vurub yumrugunu masaya 
Incitdinmi ellerini bilmeden?

Soyle gorum, soyle gorum ezizim.
Hec yordumu ,seni oten zamanlar?
Telesdikce saatlarin eqrebi
Heyatindan otub kecen saatlar.

Soyle gorum, soyle gorum ezizim,
Dost oldumu sene qelem kagizlar?
Yer aldimi ,hec masanin ustunde.
Gondermeye qiymadigin mektublar?

Soyle gorum ,soyle gorum ezizim.
Yollarini waxta boran kesdimi?
Yol gederken ,budreyende ayagin
Dizlerini qara dawlar ezdimi?

Soyle gorum ,soyle gorum ezizim.
Nece kecdi yoxlugumda heyatin?



Nahide Tagıyeva Qurbanova
www.kafiye.net



Tarih 9 Ara 2019 Kategori: Hacer Taner Bulut

BEYAZ KUZU SAKAR VE ARKADAŞLARI

BEYAZ KUZU SAKAR VE ARKADAŞLARI

ÖN SORULAR:

1-Çocuklar! Etrafınızda gördüğünüz beyaz renkli nesnelerin adlarını bana söyler misiniz?

2-Üzerinde beyaz renkli kıyafeti olan varsa yanıma gelsin.

3-Siz, daha çok hangi renkleri seversiniz?

Bu kadar soru yeter. Şimdi hikâye zamanı…

Güneşli bir yaz sabahı, beyaz kuzu Sakar ve annesi otlamak için kırlara gittiler.

Giderken bir kelebek Bizim Sakar’ın burnuna kondu. Sakar kelebeğin renklerine hayran kaldı. Neredeyse bütün renkler anlaşıp kelebeğe konmuştu. Sonra kelebek Sakar’ın önünden uçtu. Sakar durur mu? Hemen kelebeği kovalamaya başladı. Hoplaya zıplaya, kelebeğin peşi sıra giderken, birden kendini bir çukurun içinde buluverdi.

Sakar nerede olduğunu bir an kestiremedi. Sonra sağına, ardından soluna baktı, fakat hiç çıkış yol bulamadı. Tabi ki me me me diye annesini çağırdı.

Annesi telaş içinde koşarak Sakarın bulunduğu kuyuya geldi. Baktı Sakar içeride. Hemen koşarak çobana haber verdi. Çoban Sakarı kuyudan çıkardı.

Sakar’ın üstü başı toz toprak içindeydi. Bembeyaz tüyleri kahverengiye dönmüştü. Sakar bu duruma aldırış etmeden yemyeşil kırlarda otladı. Karnını bir güzel doyurdu. Bir müddet sonra gökyüzü siyah bulutlarla kaplandı. Şimşekler çaktı. Bir anda bardaktan boşalır gibi yağmur yağmaya başladı.

Sakar yağmura bayılırdı. Yağmurun altında hopladı, zıpladı. Sonra tüylerine baktı. Artık tüyleri bembeyazdı. Yağmur onu bir güzel yıkamıştı.

Annesi Sakara seslendi:

‘’Hadi Sakar, hastalanacaksın. Bırak oyunu da bir an önce evimize gidelim!’’ Dedi.

Sakar annesiyle birlikte evlerinin yolunu tuttu.

O günden sonra, bizim Sakar önüne bakarak yürüdü.

Evet, çocuklar bu günlük bu kadar. Bir dahaki hikâyede görüşmek dileğiyle, hoşça kalın.

SON SORULAR:

1-Sakar’ın kuyuya düşme sebebini bana söyleyebilecek var mı?

2-Bizim Sakar ne renkmiş çocuklar?

3-Size beyaz renk neleri çağrıştırıyor?

4-Şimdi de siz, bana beyaz renkle ilgili bir hikâye anlatın bakalım.

Hacer Taner Bulut
www.kafiye.net