Kategoriler


Tarih 9 Nis 2020 Kategori: Temel ATA

İDRAKİNDE OL YETER

İDRAKİNDE OL YETER

Kula kulluk etmenin ne artısı var beyler
Rabb’ine kul olmanın, idrakinde ol yeter
Hakk’a iman edenin, lisanı doğru söyler
Doğruı yolu bulmanın idrakinde ol yeter

Mala, mülke, makama itibar etme sakın
Küfre biat edene, mert bir dik tavır takın
Tarafın belli olsun, seninde olsun farkın
Sen kararda kalmanın idrakinde ol yeter

Küfür tek bir millettir, eline yenik düşme
Vuracaksan vur fakat önüne kuyu eşme
Cahille sohbet etme, kapalı yara deşme
Muhabbetle dolmanın idrakinde ol yeter

Dünya iki günlük yer ona göre değer ver
Şah isen neye yarar insan değilsen eğer
Şahlara sultanlara kucak açmış kara yer
Hakk’ta karar kılmanın idrakinde ol yeter

Yıkmak kolaydır fakat yapmayı şiar eyle
Elin vicdanına koy düşün doğruyu söyle
Daima tevekkül et, sabreyle şükrü yeğle
Sen haddini bilmenin, idrakinde ol yeter

Hele sor ki nefsine, ölmeyi düşünür mü
Kini nefreti kalpten silmeyi düşünür mü
Malını yoksullarla, bölmeyi düşünür mü
Hak üzere b/ölmenin, idrakinde ol yeter!



Temel ATA
04.04.2020
www.kafiye.net


Tarih 9 Nis 2020 Kategori: Temel ATA

ÇULU VAR ONUN

ÇULU VAR ONUN

“Ağzı var dili yok” diyoruz ama
Ağzına sığmayan dili var onun
Açılan yaraya, vurulmaz yama
Dokunsa öldüren, eli var onun

Ateşe su dökse, tutuşur yanar
Selama aldırmaz, hınç ile anar
Köz ateş içinde, üşüyüp donar
Vallahi her bezde teli var onun

Eşeğin nalıyla, gerdanlık yapar
Menzili bilinmez, yollara sapar
Allah’ a şirk koşar, taguta tapar
Atlastan değerli, çulu var onun

Yolu yok ovada, hancıdır hancı
Kaybetmiş imanı yoktur inancı
İnsanı öldürmez, çektirir sancı
Her yere ulaşan, kolu var onun

Aklına estikçe görünmez görür
Bir ince tel bulur üstünde yürür
Dostuyla cenk eder ateşe bürür
Adrese ermeyen, yolu var onun

Zalimdir zulmeder yoktur insafı
Günahı düşünmez, istemez affı
Dilinden düşmez ki, sinkafı gafı
Bal alır, yal satar, pulu var onun!



Temel Ata
12.02.2020
www.kafiye.net


Tarih 9 Nis 2020 Kategori: Temel ATA

BENDEN ÖTESİ

BENDEN ÖTESİ



Bir ömrü tükettim, boşu boşuna
Derler ki zor imiş, s/ondan ötesi
Fil bile baş eğer, bir tek kurşuna
Her canı beklermiş, ondan ötesi

Bağırsam sesimi duymaz faniler
Yol yordam öğretir, ilmen caniler
Ben varım diyenler nerde haniler
Beş para etmez ki, dünden ötesi

Sus emri aldığım, o günden beri
Gözyaşım suladı, gördüğüm yeri
Yürümek istedim, döndürdü geri
Hoş imiş boş imiş, künden ötesi

Basküller çekmiyor kahır daramı
Nedensiz yaşadım ben bu dramı
Sevmeyen bilmiyor gönül yaramı
Ne desem anlamaz, tin’den ötesi

Bunca yıl g/ördüğüm anı aradım
Gecemle kördüğüm, tanı aradım
Düşümde vardığım, han’ı aradım
Meğer ki var imiş, Handan ötesi!

Üstüme ak fistan biçerken ömür
Sunulan şerbetten içerken ömür
Cihanı terk edip, göçerken ömür
Ne söyler söylesin benden ötesi



Temel ATA
02.04.2020
www.kafiye.net


Tarih 9 Nis 2020 Kategori: İlknur Özgün Yıldırım

Sevgi Mimarım

Sevgi Mimarım

Vurun uykuyu geceye uzasın
Gözlerimdeki çöl ıslansın
Ruhumun solfeji susmakla
Kelimeler dudağımda üşüyor
Yaşa diyor bu sevdayı
Adıyla düşe yazılanı…

Korkma dokun ona ruhum
Vuslat yaprakları sarmalasa da
Gül bahçesinden ayırma
Gülüşüne yağmur olduğum

Çiğ taneleri yağmış çoktan üstüme
Deli dolu bir rüzgarın esintisiyle
Unutma kar altında açan Kardelen çiçeğini
Uyandıysa ya sev yada kokla!

Yürek esaret ister sevda cesaret
Talep kolay
Biat zor…

Gördüğüm bir rüya mı yoksa düşlem mi?

Özlemli gecelerde baktım mehtaba
En karanlığına inat gecemin
Doğdu sabahına güneşim
Yetmez mi itirafı
Her cümlen olmuş içimde bir nefes
Sarmaşığı iken deli ruhumun
Yokluğuna sınanıyor cehennem

Kararsın şimdi gözlerim uyuşsun kalbim
Versem de ellerine sığmaz ki aşkına
Bu dünyamda
Sevgimin Mimarısın.


İlknur Yıldırım
www.kafiye.net


Tarih 9 Nis 2020 Kategori: İlknur Özgün Yıldırım

Sevgili Günlüğüm…

Sevgili Günlüğüm…

Bu aralar yoğun bir bağlanma hissiyatı içinde olduğuma dikkatini çekerim. Aidat duygumun tatmin olmasın istiyorum.Sadece fiziksel değil,ruhsal ve kalben de tamamlandığımı bilmeye ihtiyacım var.

İç sesimin bana baskı yaptığını söylesem.Ben işte bu sesle mücadele ediyorum ama şimdilik bu konuda pek başarılı olamıyorum.Oysa aşka aşık biriyim ve sevdiğimin de benden pek bir farkı yok.Sadece bu dönem yeteri kadar birbirimize açık değiliz.

Pek yakında ardı arkası kesilmeyecek birçok havadisin bana ulaşacağına,hazırlıksız yakalanacağım gelişmelerin olacağına ve her birinin hayatımı değiştireceğine inanıyorum…İlerleyen günlerde romantizmin karnımda kelebekler uçuracağını,güzel jestlerin hayatıma yeniden dolacağını hissediyorum.

Heyecandan uyuyamıyorum ve sabırsızlığımı kontrol etmekte zorlanıyorum.Uzun zamandır arzu ettiğim bir şeyin bana ulaşmasını istiyorum. Karşılaşacağım hoşluklarla benden mutlusu olamaz…


İlknur YILDIRIM
09.04.2020
İzmir’den..
www.kafiye.net



Tarih 9 Nis 2020 Kategori: Özge Topal

GECELERİ

GECELERİ

Geceleri uyuyamam
Kader sana alışamam
Bence aşk en büyük derttir
Kendime bunu yapamam

Geceleri uyuyamam
Bu ızdırabı atamam
Oyunu bitse de gitsek
Ben umutsuz yaşayamam

Geceleri uyuyamam
Sizlerlede hiç kalamam
Çok laf aptala söylenir
Ben çok konuşamam

Ben hiç ayağa kalkamam
Her şey boş deyip yatamam
Bu hayatı düşünmekten
Geceleri uyuyamam



Özge Topal
www.kafiye.net



Tarih 9 Nis 2020 Kategori: Özge Topal

Benim Umutlarım


BENİM UMUTLARIM



Benim umutlarım vardı
Hepsi yerle bir edildi
Değil sevdiğim insanlar
Hayat umrumda değildi

Aşkı zaten zaman yendi
Kömürden farksız kaderim
Beni yaktı kor eyledi
Kaldım içinde kederin

Savaşlar çıktı dünyada
Ölüm var yalan dünyada
Neyi paylaşamıyorlar
Onlar ölümü bilmiyorlar

Bende yoruldum artık
Ama zafer yorgunluğu
Bütün dünyayı yendim
Kestirmedim soluğumu


ÖZGE TOPAL
www.kafiye.net



Tarih 9 Nis 2020 Kategori: Hacer Taner Bulut

GECE PERİSİ

GECE PERİSİ

Evvel zaman içinde
Kalbur saman içinde
Develer tellal iken
Kurbağa berber iken
Eski hamam içinde
Hamamcının tası yok
Külhancının baltası yok
Peştamalın ortası yok iken

Çok eski zamanların birinde, dünyada hep gündüz yaşanırmış. Gece daha dünyaya gelmemiş.

Bu yüzden gökyüzünün rengi güneş rengindeymiş. Güneş, yakıcı sıcağını, canlıların üzerine fırlatmaktan, zevk duyuyormuş.

Bu durum karşısında tüm canlılar, yorgun, bitkin ve halsiz görünüyorlarmış.

Gel zaman, git zaman… Gece Perisi dünya canlılarının durumuna çok üzülmüş.

Sonra da geceye seslenmiş:

’Eyyy! Karanlık gece! Dünyaya in de güzel yüzünü görelim.’’ Demiş.

Gece Perisinin sesini duyan, karanlık gece:

‘’Güzel Peri, dile benden ne dilersen!’’ Demiş.

Peri:

‘’Dünyaya geceyi getir!’’ Demiş.

Bir anda gökyüzü simsiyah olmuş. Atık göz gözü görmüyormuş.

İnsanlar, geceden çok korkmuş. İnsanların korktuğunu gören peri, tekrar geceye seslenmiş:

‘’Eyy karanlık gece! İnsanlar geceden çok korktular. Gökyüzüne ay ve yıldızları serpiştir ki korkmasınlar. ’Demiş.

Der demez, gökyüzü pırıl pırıl oluvermiş.

İnsanlar böyle olunca geceyi daha çok beğenmiş. Artık geceden korkmaz olmuşlar.

Gece Perisi canlılara bir de uyku hediye etmiş. Artık canlılar geceyi uyuyarak geçiriyorlarmış.

Böyle olunca da gün boyunca enerjileri tükenmiyormuş.

Onlar ermiş muradına. Biz çıkalım kerevetine.


Hacer Taner Bulut
www.kafiye.net




Tarih 9 Nis 2020 Kategori: Hacer Taner Bulut

KİBİRLİ DADA İLE ALÇAK GÖNÜLLÜ DUDU MASALI

KİBİRLİ DADA İLE ALÇAK GÖNÜLLÜ DUDU MASALI

Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde…Develer tellal, pireler berber iken…Ben anamın beşiğinde tıngır mıngır sallanırken…Az gittim uz gittim…Dere tepe düz gittim…Gide gide bir arpa boyu yol gittim.

Bir varmış, bir yokmuş. Çok çok eski zamanların birinde, birbirine komşu duran iki dağ varmış.

Bu dağlardan birinin adı Dada, diğerinin ise Dudu imiş.

Dada heybetli bir dağmış. Zirveleri bulutların gölgesinde kaybolurmuş. Tepelerinden kar hiçbir zaman eksik olmazmış. Üzerinde ulu çam ağaçları yaşarmış.

Ağaçlardaki kuşların cıvıltısı doruklara ahenk saçarmış.

Fakat Dada bütün bu güzelliklere rağmen mutsuz ve bir o kadar da huysuz bir dağmış.

Dudu Dadanın tam tersi neşe dolu mutlu bir dağmış. Üstelik Dada gibi büyük bir dağ da değilmiş. Boyu alçak olduğu gibi gönlüde alçakmış. Üzerinde yaşayan tüm canlılar mutlu mesut yaşamaktalarmış.

Gel zaman git zaman Dadanın kibri dayanılmaz derecede artmış. Nasıl mı?

Mesela Yukarıdan Duduya sataşır, onunla boyu konusunda alay edermiş. Ardından kahkahalarla gülermiş.

Bütün bunlara rağmen Dudu Dadaya hiç gücenmezmiş.

Karlı bir kış sabahı bir grup öğrenci, rekor denemesi için Dadanın doruklarına çıkmak istemiş. Bunu gören Dada hiç düşünmeden silkelenmiş. Öğrencilerin üzerine çıkmasına izin vermiyormuş. Çocuklar ne kadar inat ettilerse de bir türlü çıkamamışlar. En sonunda oradan ayrılmak zorunda kalmışlar.

Ertesi sabah ise bir grup kuş sürüsü Dadanın tepelerine yuva yapmak istemiş. Dada öfkeyle onları kovmuş.

Bir gün de çam ağaçları Dadadan su istemişler. Fakat Dadayı artık tanıdınız. Onlara da hayır demiş.

Gelelim Duduya. Bizim sevimli dostumuz Dudu bütün canlıları çok severmiş. Onların kendi üzerinde barınmalarına bayılırmış. Ayrıca insanların birçoğu Duduya piknik yapmaya gelirlermiş. Çocukların sesleri kuş seslerine karışır, ortaya mükemmel melodiler çıkarmış. İşte bunlar Dudu’nun mutlu olmasına yeter de artarmış.

Yıllar yılları, aylar ayları kovalamış. Gel zaman git zaman Dadanın üzerindeki tüm canlılar onu terk etmişler. Dada artık yalnız bir dağmış. Önceleri bu sessizlik onun çok hoşuna gitmiş. Ama günler geçtikçe canı sıkılmış. Kendini kötü hissetmeye başlamış. Yaptıklarını hatırladıkça kendini kötü hisseder olmuş.

Bu durumdan iyice bunalan Dada bir gün Duduya seslenip şöyle demiş:

-Heyyy Dudu! Neler yapıyorsun bakalım. Seni çok mutlu görüyorum. Sebebini öğrenebilir miyim demiş.,

Dudu alçak gönüllülüğünü koruyarak şöyle demiş:

-Hiç. Sadece tüm canlıların üzerimde barınmasına izin veriyorum O kadar.

Sen de dene bak mutlu olacaksın.

Dada:

Öylemi dersin?

Dudu:

-Evet.

O konuşmadan sonra Dada tüm canlıları çağırmış. Hepsi önce gelip gelmeme konusunda tereddüt etmişler.

Bunun üzerine Dudu devreye girmiş.

O günden sonra tüm canlılar Dadanın üzerinde mutlu mesut yaşamışlar. Artık Dadanın da canı hiç sıkılmıyormuş.

Onlar ermiş muradına biz çıkalım kerevetine.

Daldan üç elma düşmüş. Biri sana, biri bana, biri de dinleyicilerin başına.


Hacer Taner Bulut
www.kafiye.net


Tarih 8 Nis 2020 Kategori: Neslihan Özcan

AH YAR

AH YAR

Bulutların göz yaşları dinmiyor
Aşkımıza onlar bile ağlıyor yar
Şöyle bir dönüp de maziye baktım
Düşen her damlanın içinde
Geçip giden yılların ahı var

Ayrılığın çıkmazında
Düşlerim bile esir
Kurduğum hayaller
Sensizliğin girdabında boğuluyor
Ama sen görmüyorsun

Dönmeyecek geçmişin
Yasını tutarken zaman
Mazinin parmaklıkları
Eşeliyor ruhumu
Yokluğunun her saniyesi
Kamçılıyor yüreğimi sen yoksun

Ne olur son bulsun artık
Gözlerine esir düştüğüm
Müebbet mahkum olduğum
Sevdama ettiğin zulüm
Sesime can veren sendin
Yüzümün gölgesinde gizli
Acıların duldası

Ah yar…
Kimliğini benliğini
Yitirdim sensizlikte
Ölüm bir nefes kadar yakınken
Vuslatın yollarına
Zehir zakkum dikenleri neden serdin
Gel artık ne olursun
Bitsin bu zamansız hasret


NESLİHAN ÖZCAN
08.04.2020
www.kafiye.net