Kategoriler

Arşivler


Tarih 21 Eki 2013 Kategori: Nilüfer SARP

Tan Yeri Kızarmadan

Tan Yeri Kızarmadan

Hasretin kızılıyla yüreğimden yanarken
Lacivert gecelerde düşlerimde gezersin
Seher vakti bülbülüm gül dalına konarken
Ruhumu esir alıp mengenede ezersin

Ey biçare bülbülüm neden ağlarsın böyle
İki yeşi göz için yanmak değer mi söyle
Boş ver sakın aldırma ah çekip durma öyle
Niye böyle kendini heba edip üzersin

Çıkmazsa yüreğinden umut yükle sırtına
Git Anka’nın peşinden kaf dağının ardına
Değişme tozpembeyi pırlantaya altına
Doğmalısın külünden ateşlerden bizarsın

Ben çileli bülbülüm sense vefasız bir gül
Mor dağlara anlattım lal oldu sonunda dil
Hem aşkımı hem beni artık taş kalbinden sil
Yoksa hep vicdanından bu azabı süzersin

Nilüfer belki bir gün al gülleri derecek
Mutluluk böceğine  kozasını örecek
Elvan elvan kırlarda muradına erecek
Varsın tan kızarmadan umutları kızarsın

NİLÜFER SARP________18.EKİM.2010
www.kafiye.net


Tarih 21 Eki 2013 Kategori: Ümran YILDIRIM

AĞULANMIŞ YÜREĞİM

AĞULANMIŞ YÜREĞİM

Sert esiyor yokluğunun rüzgarı
Mutluluğun mevsimi çoktan bitti.
Hüznünü giyindi yine gönlüm….
Bir bir düşüyor sevdamın düşü.
Ellerim tutamıyor,
Kayıp gidiyor,
Sinemin yaslı gülü.
Bir ben kalıyor
Bir de kanattığın yeri.

Can hanemin viran hali,
Yaralı kuşun çırpınan nefesi,
Ve kalemimin yazmaya yetmediği yâr
Çıkar üstümden hüznün hırkasını
Üşüyorum,
Sarmala düş yorgunu yıllarımı.
Yarımım senden sonra,
Kim tamamlar beni senden b/aşka?
Ayrılığın hazanında dökülüyorum,
Gel Allah aşkına
Mevsim dönsün bahara…

Ağulanmış şimdi yürek yokluğunda
Ne zaman adın gelse aklıma
Yalnızlığa düşerim adım adım
Gönlümden gözlerime başlar sağnaklarım.

Ey yâr!
Hasret yarası sarılır mı sandın
İklimlerim karıştı senden sonra,
Ne giydiysem yakıştıramadım.
İnan ki yokluğuna alışamadım.

Gel Ey Yâr!
Ağulanmış yüreğim dinsin sana
Çekip al üzerimden hüznün hırkasını,
Mevsim dönsün bahara…

Ümran YILDIRIM
www.kafiye.net


Tarih 21 Eki 2013 Kategori: Ülkü KORKMAZ

Ben Sen’de Yaşıyorum Anne!

Ben Sen’de Yaşıyorum Anne!

İlk karnında kan verdin bana…
Tam dokuz ay.
Sonra dünyaya geldim..
Yine kopamadım senden, ihtiyaçlarım sendeydi.
Ben Sen’de Yaşıyorum Anne…

üç yaşındaydım; yürümeyi yeni öğrenmiştim..
Yine sendeydim annem..
Desteklerinle yürüyorum, yardımınla besleniyorum.
Ama senden kopamıyorum Anne!
Ben Sen’de Yaşıyorum Anne!

Ülkü KORKMAZ
www.kafiye.net


Tarih 20 Eki 2013 Kategori: Hatice Kübra ÖKTEM

KİME NİYET KİME KISMET

KİME NİYET KİME KISMET

Gökten üç elma düştü.
Elmayı severdim.
Kısmet olmadı.

Mektuplar vardı.
Mektup arkadaşları…
Tuttu biri kendine attı.

Konuşamazdı kendiyle.
Bir de zavallı postacıyı alet etti işin işine.
Ulan adamın kendine zor vardı hayrı.
Mektuptu, beklemeydi derken…
(Normal posta en erken bir haftada giderdi)
Bir de oturdu vereceği cevabı bekledi günlerce kendine.
Bakale dedim
Bi bakale…
(Bakale, Adanalıların meşhur lafıydı
Ve ben aslen Adanalıydım)
Baktım buyur dedi.
Ulan hani nerde benim mektubum.
-Gönderenle gönderilen aceleye geldi, karıştı.
-Sende neden mektup gelmedi deyip duruyordun ya
-Geldi geldi
-Mektup bana geldi.
Dedi. 🙂

Hatice Kübra ÖKTEM
30.8.13
Not:Burcu Sönmez’e ithafen…
www.kafiye.net


Tarih 20 Eki 2013 Kategori: Nilüfer SARP

FERYATTA DELİ GÖNLÜM

FERYATTA DELİ GÖNLÜM

Feryatta deli gönlüm sevdana meyil verdim
Bir günün seherinde yelde buldum yâr seni
Aşkın gülistanından rengârenk çiçek derdim…
Pembe beyaz güllerde, koklar oldum yâr seni

Gönlümü sardı sevdan sana dönüktür yüzüm
Ahde vefa demişim ağyar görmez ki gözüm
Hasretinle yansam da sitem eylemez sözüm
Hece hece dillerde, saklar oldum yâr seni

Kini un ufak edip dost yelinde savurdum
Sevginin ocağında nefretleri kavurdum
Yıldızdan dilek tuttum papatyalara sordum
Fincan fincan fallarda, yoklar oldum yâr seni

Buz dağlarımı yakan o köz parçası sendin
Canda çağlayıp aktın, tende direndi bendin
Tükenmeyen sabrınla kini, nefreti yendin
Gönlümdeki sellerde, aklar oldum yâr seni

Mecnun’a Leyla olan bir garip Nilüfer’im
Visal ektim umuda tükenmez canda ferim
Kuşandım silahımı, vuslatadır seferim
Zafer için yollarda, bekler oldum yâr seni

NİLÜFER SARP
www.kafiye.net


Tarih 20 Eki 2013 Kategori: Nilüfer SARP

Gönlümün Burcuna Aşkını Diktim

Gönlümün Burcuna Aşkını Diktim

Sevda savaşının galibi sensin
Gönlümün burcuna aşkını diktin
Fethettiğin kalbin sahibi sensin
Gönlümün burcuna aşkını diktin

Hükümran gözlerle bakma da öyle
Tevazu içinde geliver şöyle
Marş değil,bir sevda şarkısı söyle
Gönlümün burcuna aşkını diktin

Renk renk ışıklarla dönen pervane
Dudak izim kalan billur peymane
Duruyor mu hala eski meyhane
Gönlümün burcuna aşkını diktin

Yıldız yıldız düştün gecelerime
Şiir oldun yağdın hecelerime
Duman oldun sevda bacalarıma
Gönlümün burcuna aşkını diktin

Dostlarım diyorki bu aşktan vaz geç
Sil onu kendine uygun bir yar seç
Ne zaman bitecek bu girİft süreç
Gönlümün burcuna aşkını diktin

Mutluluğa geçit vermedi felek
Savaşa tutuştu şeytan ve melek
NİL der ki yüreğe neylesin dilek
Gönlümün burcuna aşkını diktin

NİLÜFER SARP_______18.EKİM.2013
www.kafiye.net


Tarih 20 Eki 2013 Kategori: Şerife BADISABA

ÜZÜLME EMİ…!

ÜZÜLME EMİ…!

Hak tecelli eder ölürsem bir gün,
Saçlarını yolup üzülme emi,
Can bedene veda ettiği o gün,…
Özlemimle  dolup üzülme emi…!

Kefeni sarsınlar üstümü soyup,
Kıblegaha döndür kabrime koyup,
El âlem içinde ağlama ayıp,
Ağıdımı çalıp üzülme emi…!

Ecel oku değdi gönül ağrıma,
Selam okununca koş gel çağrıma,
Bir kürek toprak at yanan bağrıma,
Gözyaşını salıp üzülme emi…!

Tabutuma şöyle bir omuz atıp,
Dilinde duaya gözyaşı katıp,
Uykulu gözlerle yatağa yatıp,
Hayalime dalıp üzülme emi…!

Kabrimde azaptır ağlama yetsin,
Bu kara günlerin tez elden bitsin,
Eşin dostun sana yoldaşlık etsin,
Bir başına kalıp üzülme emi…!

Şerife Köksal Badısaba
www.kafiye.net


Tarih 20 Eki 2013 Kategori: Saffet ÇAKIR

HOR GÖRME SAKIN!

HOR GÖRME SAKIN!

Gizlidir her zerrede bin sırrı hakkın
Çöz hücre hücre, bak ki neler var!
Garipse bir kimse hor görme sakın! …
Defineye malik virâneler var!

İnsan ki hapsinde gizli gözlerin
Şifreleri gizlidir ulvi sözlerin
İçinde bir insan eski elbiselerin
Bilinmez nur kalpli divaneler var.

Sahipsizlerin sahibi tek yarı Allah
Bir çula bürünenin tek varı Allah
Yüreğinde bir ateş ki tek harı Allah
Kanatları tutuşan mestaneler var.

İnsan her şeyi nefsle ölçmeye kalkar
Çekemez bu yükü bu bozuk kantar.
Her hazan sonunda saklanır bahar
Eğilde bak gözlerime daha neler var!

Saffet Çakır
www.kafiye.net


Tarih 20 Eki 2013 Kategori: Nezahat KAYA

DÖNEMEÇ

DÖNEMEÇ

Dahili ve harici istisna niye gerek
Zimmetlenmiş ömürde öze bakiye gerek

Var mıdır içimizde Rabb’iyle söyleşirken
El açtığı divana yolu geçmez ayadan?
Ya da, titrek diliyle biçare meleşirken;
Göğsü, fikrine ayan, yaş akıtmaz hayadan?

Davet güzergâhında takatsiz kalana dek
Sabrı gönüldaş eder iki soluk arası
Ufkun dönemecine bir selam salana dek
Dönmemeye yeminli aczin değil sırası

Ya, şu duvarsız dünya ihtarı üzerinde
Palazlanıp söylenir ’ gelişin, dönüşü var’
Daha sarılmak gelmez yel savurur serinde
Denilir’ kaygılanma, haddinin sönüşü var’

Asuman merağından taşkın yağıp, açarken
Bereket rahmetiyle hafifletir etrafı
Yükünden ağırlaşan cüssenin yeri  darken;
Cüsseye darlık veren cepkenin geçmez lafı

Beride toprak suskun, çağırır usul usul
Sevkiyat yarışında sinesi dünden çatlak
Hicabı yer’yüzünde,emekleyen gezgin kul
Bahtıyla övüneni düşürür tepetaklak

İstiğfar sebebiyle müstesna  niye gerek
Zimmetlenmişse ömür söze nakliye gerek.

Nezahat YILDIZ KAYA
www.kafiye.net


Tarih 20 Eki 2013 Kategori: Safiye SAMYELİ

UMUDUNU KAYBETMEYEN BİR ADAM

UMUDUNU KAYBETMEYEN BİR ADAM

Yarım asır devirmiş dünya denen bu handa
Vefa denen duyguyu göremeyen bir adam
Yolu düşmüş gurbete sevdikleri bir yanda
Sefa denen rahatı süremeyen bir adam…

Terk eylemiş sılayı düşmüş kızgın çöllere
Hasreti cana yetmiş dönmüş solgun güllere
Derdi içinde gizli anlatamaz ellere
Sevenler ordusuna giremeyen bir adam

Ömür ambarlarında sayarken denesini
Bağrında yanan közü kül eder sinesini
Vuslatına and içmiş bekliyor senesini
Aşk bağından gülleri deremeyen bir adam

Ela gözlü dilberin bakışına vurulmuş
Umutsuz bir sevdanın otağına kurulmuş
Çok sevmiş sevilmemiş çilesinden yorulmuş
Kendisine bir yuva kuramayan bir adam

Sevdanın otağında kül olup da yandıkça
Sevdiğinin adını günde kırk kez andıkça
Uykuyu kırka bölüp kâbustan uyandıkça
Düşlerini hayıra yoramayan bir adam

Beden yorgun ruh yorgun yürek desen tekliyor
Tüketmemiş umudu sabır ile bekliyor
Takvimde ki yaprakta günü güne ekliyor
Gurbet elde hasretten duramayan bir adam

Bekle diyor hasretim gün olup geleceğim
Bir kuru ekmeğim var ikiye böleceğim
Senin ile ağlayıp seninle güleceğim
Şeytanın bacağını kıramayan bir adam

Safiye SAMYELİ
www.kafiye.net