Kategoriler

Arşivler


Tarih 5 Eki 2013 Kategori: Zülfiye DÖNMEZ

İLAHİ AŞK

İLAHİ AŞK

Derecesi farklı olsa da her gönül sever. Sevgi her gönülde vardır. Kimi taşı toprağı, kimi gülü çiçeği, kimi bir yudum içeceği, kimi de canına can edip bir sevgiliyi sever. Her gönül sever. Kimi belli eder, kah şiirle, kah şarkıyla, kah çiçekle, kimisi de içten içe sever,  sessiz sedasız. Her gönül sever de, önemli olan, ne olursa olsun, ister az İster çok, ister karşılıklı, ister karşılıksız olsun; o sevdaya sahip çıkmaktır.  İşte Asıl sevda odur. Kimseye vermeden, harcamadan, dibine kadar sahiplenmektir…

 

İçimden bir ses diyor ki, bir gün ayrılacağız. Severek ikimiz de tadacağız o acı pişmanlığı. İki ayrı ülkelerde çalacak pişmanlık çanları. Hatırlasak da birbirimizi, aşkımızın büyüklüğünü. İçten içe geçmiş olacak ellerimiz değmeden birbirimize. Belki mezara gidecek bu aşk. Tertemiz ve günahsız, pişman olacak hiçbir şeyimiz yok. Allah’ın da sevdiği ilahi bir aşk.


Biz seninle bir dala konmuş iki kelebek gibiydik. Her daldan ayrı sevgi topladık, sevgimizi çoğalttık, büyüttük. Hiç görüşüp buluşmasak ta askımızı yüreklerde yaşadık. Sen, beni aşk sözcüklerinle ruhumu ruhunla birleştirdin.


Canım dedin, balım dedin, damarımda kanımsın dedin. Bana hiç yaşamadığım mutluluğu yaşattın. Ben kendimi unutmuşken, seninle ben yeniden var olup canlandım.  Sen benim ölmüş bedenime can verdin, kan verdin. Beni yeniden yaşama bağladın. Biz deliler gibi aşık olduk. Gönüllerimizi birleştirdik ikimizde bir birimize sonsuz güven besledik.Sanki biz artık ayrılamazdık. Aşkın sevginin doruğundaydık.  Mutluluğu en güzel yaşayandık.  Biz ruh ikiz gibiydik, gözümüz kimseyi görmez. Sanki bulutlarda yürüyendik.


Sen gidersen kalbimin dağları yıkılır, hayatım söner sandım. Hayır hiç de öyle olmadı. Çünkü ben seni hiç görmeden, dokunmadan, hayalini sevmiştim. Gerçeğini öğrenince, ben seni hemen terk edip, kendime geldim. Gerçek olmayan, bana acı veren gerçekten sıyrılmayı başardım.


Zülfiye Dönmez
www.kafiye.net


Tarih 5 Eki 2013 Kategori: Gürhan OLCAYTÜRKAN

GEL..GEL..

GEL..GEL..

Gel biçare gönlümün zamansız gelen yazı
Gel korkularımın tükenmez ayazı
Gel bulmuşken yitirdiğim yarınım…
Gel varken yokluğunu yaşadığım
Gel sukutumda ki çığlığım
Gel gözlerinde baharı yaşadığım
Gel ellerinle toprağa düştüğüm
Dört duvar soğuk odamın hayali
Ucu kırık kalemimin masalı
Kuşkanadında diyar dolaşan yârim
Çıkmaz sokağın çıkmazı gel
Yosun gözlerinde kokun gizli
Gelmeni bir ömür bekleyeceğim
Ateşinle anlık söneceğim
Gel yağmurun altında saatlerce kapında beklediğim
Gel tahta masaya adını işlediğim
Gel her gece kapıda merhaba dediğim
Gel sevdanken öfken olduğum
Gel mutluluğu sen de bulduğum
Yutkunmalarımla yüreğine dokunduğum
Yanında kendimi kaybettiğim
Bildim sandığım sevgiyi
Şimdi sende keşfettiğim
Gel tüm inatlara gurura rağmen gel

Gürhan Olcaytürkan
www.kafiye.net


Tarih 5 Eki 2013 Kategori: Saffet ÇAKIR

SELAM!

SELAM!
Asr-ı saadetten doğan o iki hece;
Aydınlandı bir sesle; asırlık gece. …

Selâm: ulviyet, esenlik, güven, selamet,
Yürekte bahar, serde doğru istikamet…

Eşref-i mahlukatın dilinde zikirdir,
Kıldan ince, elmastan keskin fikirdir.

Bir süt misali dökülür dudaktan, selâm;
Değerine paha biçilmeyen bir kelâm.

Selâm; arşa eli değen bir nurdur,
Verene, alana rahmet hem onurdur.

Selâm sevda mevsiminden bir kuştur,
Selâm almayanın tüm yolları yokuştur.

Yakuttan da safir, konar yüreklere,
İçer de o mânayı; süzülür göklere.

Selâm yürekleri arındırır riyadan,
Emanettir bize o Resul-i kibriya’dan.

Yürekler ki o sesle ipek ipek dokunur,
Her kelimesinde o yarin ismi okunur.

Selâm; o sevgiliyle vuslat vaktidir,
Belki bu, Rabbimizin bizimle aktidir.

Benden çıkar, senden yansır semaya,
Verir bir elini güneşe, bir elini aya.

Selâm; dilde inci, yürekte maya,
Çıkar arşa, nur olur iner dünyaya.

Selâm size, selam Hakkı görenlere,
Selâm olsun, güllere, yedi verenlere…

Saffet Çakır
www.kafiye.net


Tarih 5 Eki 2013 Kategori: Yusuf ASLAN

YOL BİZİMDİR

YOL BİZİMDİR

Bir Bektaş-i eriz bizler
Gittiğimiz yol bizimdir
Allah Allah deriz bizler
Zikreyleyen dil bizimdir

Eli ellerin üstünde
Nur’u Adem cemalinde
O’da Hakk’ın emri diye
Ettiğimiz cem bizimdir.

Zaman zaman and içsek de
Zaman zaman kan kussak da
İçip bu serden geçsek de
Çektiğimiz gam bizimdir.

Zaptiyeler yakalasa
Kadılarda ceza vursa
Yüz bin kere haram kılsa
İçtiğimiz mey bizimdir.

Der Yusuf o şah ın adı
Her gönüle akar tadı
Ceza kesse de o kadı
Erdiğimiz Hakk bizimdir.

Yusuf Aslan.
Malatya / Fethiye.
www.kafiye.net


Tarih 5 Eki 2013 Kategori: Yusuf ASLAN

ANA

ANA

Dokuz ay la on gün, uzunca zaman
Sen beni karnında taşıdın Ana
Vakti gelip saat olunca tamam
Bi de bu dünya ya beşirdin Ana.

Kırıcı bir sözü, hiç söylemezdi
Barış’dan yanaydı, kemlik bilmezdi
Her kusuru, kusur deyip görmezdi
Bazan sağır, bazan şaşıdın Ana.

Meryem Ana gibi, cefalı anam
Fatma Ana gibi, vefalı anam
Sen bizlere ana, olalı anam
Bizim başımızda başıdın Ana.

Cennet, anaların ayak altında
Bilmeyen, bi zahmet baksın kitaba
Yüz bin kere kurban olam anama
Hiç dubara gelmez şeşidin Ana.

Kul Yusuf der “Ana” bizlere başdın
Bir uzun çizgide hemi yoldaşdın
Vallahi de, ana, baba, gardaşdın
İşte böyle, bize eşidin Ana!…

Yusuf Aslan.
Malatya / Fethiye.
www.kafiye.net


Tarih 5 Eki 2013 Kategori: Zülfiye DÖNMEZ

Hasret

Hasret

Canım torunum,  hoşgeldin Noyanım
Hoş geldin güzel gelinim.
Bir buçuk aylık hasret  sona erdi,
Yeniden eski  mutlu günleri döndük.
Noyanımın dönüşüyle sevinç gözyaşlarım
Pınar oldu tutamadım yanaklarımdan aktı.

Sevinçten karanlık gecem gündüze döndü!
Ne güzelmiş torun sahıbı olmak,
Onun gün gün büyüdüğünü izlemek.
Her yaptıgı hareket için mutluluk duymak!
Her cıkardıgı diş için,
Her söyledıgı söz icin,
Gurur duymak, dostlarla paylaşmak.

Bu bambaşka bir duygu,
Hele de babaanneciğim dediğini,
Duyup ta ona kurban olmamak,
Ona can vermemek elde değil.

Derlerdi de inanmazdım,
Torun, evlattan tatlıdır diye!
Öz evladı, balı pekmezi geçti.
Torun geldi babasını unutturdu,
Canım göz bebeğimi benim.

Bıraktı ikinci sıraya Noyanım.
Seni doğuran annen, benim güzel gelinim!
Senin baban benim tek evladım!
Üçünüz de benim için vazgeçilmezim,
Benim gözümde zaten teksiniz.
İyi ki siz benim üçüzlerimsiniz!
İyi ki varsınız!
Sizler beni ayakta tutup;
Sıkıca hayata bağlayansınız!

Acılar, mutsuzluklar sizden uzak olsun,
Dilerim hayatınıza mutsuzluk hiç uğramasın!
Şimdiki gibi hayatınız;
Şeker bal tadında devam etsin.
Benim prensim, küçük meleğim,
Allah bizi hiç ayırmasın!
Sevgimizi hep büyütsün!
Günlerimiz; sevgi, saygı, şeker bal tadında geçsin!

Zülfiye Dönmez
www.kafiye.net


Tarih 5 Eki 2013 Kategori: Şule AKAR

BENİM YALNIZLIĞIM

BENİM YALNIZLIĞIM

Yalnızlık işte,
Öylesine yoğun öylesine hüzünlü.
Değişmez bu gerçek sen olsan bile,
Değilmiki yastığımda başın yok!
Değilmiki sabaha seninle uyanmıyorum!
Yalnızım işte!
Öylesine yoğun öylesine hüzünlü birgün.
Eğer birgün ellerini avuçlarımda bulursam,
Eğer birgün yüreğimin yanında atarsa yüreğin,
Ve eğer birgün,
Sonsuza dek seninim yanındayım dersen!
İşte o zaman yalnızlık,
Arkasına bakmadan çekip gider benden,
Biraz buruk, biraz hüzünlü
Anılarımda yaşar……
Şule AKAR
10.05.2007
saat: 11.30
www.kafiye.net

 


Tarih 5 Eki 2013 Kategori: Şule AKAR

GÖZLERİMDEKİ YAŞLAR İÇİN

GÖZLERİMDEKİ YAŞLAR İÇİN

Yüreğim kanıyor yine
Virane kalbimin sızısı içimi acıtıyor
Başımı dayayacak dostu ararken gözlerim
Gözlerimdeki yaşlar niçin??

Ayaklarım götürdü beni hüznün yoluna
Sonbahar yapraklarını hatırladım yine
Güneş pırıl pırıl çiçekler dalındayken
Gözlerimdeki yaşlar niçin?*

Sevdam gücenme bana sakın
Mısralarımda hep yalnızlık arkadaşım
Ellerim avuçlarında sen yanıbaşımdayken bile
Gözlerimdeki yaşlar niçin??

Şule AKAR
26.06.2007
Saat:10.00
www.kafiye.net



Tarih 5 Eki 2013 Kategori: Öyküler

Mavi Düşlerle Hasbihal

Mavi Düşlerle Hasbihal
Ay nasılda göz kırpıyor,zifiri geceye,
Yıldızlar ise gecenin ahengine kendisini kaptıran
Rakkaseler gibi dansediyorlar hep birlikte. …
Deniz bir başka parıldıyor bu gece
Yakamozlar eşliğin de,.
Sen nazlı bir bebek gibi bırakırken kendini gecenin kollarına
Vuslata ermiyor benim her gecem
Zoraki mil çektiğim gözlerim.
An geliyor azgın dalğalar gibi sahillere vuruyor.
An geliyor ılık meltemler gibi bulunduğun yöne doğru esiyorum.
Odanın penceresinde asılı duran
Tül perdenden içeriye sızıp
Önce saçlarına dokunuyor
Sonra seni uyandırmadan alnına bir buse koyup
Sırf sen üşümeyesin diye
Üzerini yüreğimle örtüyorum.
Oysa biliyorum
Sen yoksun,
Ve ben bu gecede senden yoksunum
Senin yokluğunda bir yanım hep yarım
Ne geçmişim umrumda
Nede gelecek yarınlarım.
Gündüzlerin farkı yok gecelerden
Gidişin ile tüm mavilikleri mi çaldın benden.
Hadi uzat elini
Bana maviliklerimi geri ver.
Çünkü her geçen gün
Bir önceki günden daha çok özlüyorum ben seni…
Emine ÖZTÜRK /Balım Sultan/01.10.2013
www.kafiye.net

Tarih 5 Eki 2013 Kategori: Aylin AKGÜN

GÖZLERİM MAHZUN

GÖZLERİM MAHZUN

Günlerdir uykusuz, gözlerim mahzun ,
Geceler çok uzun, yakıyor korun,
Sabahlar olmuyor, firkatin sorun,…
Gelme artık yad a, git ne olursun.

Özlemle anarım, geçen günleri,
Bahçemde açıyor, hazan gülleri,
Ne çare kaybettik, giden dünleri,
Gelme artık yad a git ne olursun.

Bezm inde solarken, gurubun rengi,
Beyazlar dolarken, saçımın teli,
Kaybettim ben artık, bütün neşemi,
Gelme artık yad a git ne olursun.

Aylin AKGÜN
www.kafiye.net