Kategoriler

Arşivler


Tarih 12 Eki 2013 Kategori: Nilüfer SARP

ŞAŞAN BEN İDİM

ŞAŞAN BEN İDİM

Tacını, tahtını uğruna senin
Bırakıp peşine düşen ben idim
İçerden vefalı çağrına senin
Koşup, engelleri aşan  ben idim

Ebrehe filleri yürürken çölde
Közlerden balığa dönüşen gölde
Şirk ile kaynayan o malum ilde
Nefretle kaynayıp coşan ben idim

Kumlara karıştı Mecnunun teri
Yazık Kerbela da gördük beteri
Evlad-ı Resule, düşman, müfteri
Önünde kabımdan taşan ben idim

Yorulmuş bedenle, kalpte sızıyla
Bir nesil vuruştu oğlu, kızıyla
Kuru ekmeğiyle  nemli tuzuyla
Hız alıp tarihe koşan ben idim

Ahmağın ağzında söz ıslanmazken
Verilen öğütle hiç uslanmazken
Rahmanın adını içten anmazken
Tavrını övene şaşan ben idim

NİLÜFER SARP________ 22.12 .2011
www.kafiye.net

 

 

 

 

 

 


Tarih 12 Eki 2013 Kategori: Safiye SAMYELİ

Bahtıma Doğan Güneş

Bahtıma Doğan Güneş

Gülmedi hiç yüzüme gülmez derken bu bahtım
Bekârlık sultanlıkmış böyle kalmakken ahtım
Girdin gönül evime talan oldu bak tahtım
Gönül otaklarımı kor alevsiz yakansın

Aşka tövbeli iken bedenimde beş duyum
İnanmam ben sevdaya değişmez derken huyum
Nasıl girdin kanıma nasıl oldun can suyum
En mahrem hücrelerde ılgıt ılgıt akansın

Sanki sen kibrit oldun ben ise harlı ocak
Dertlerimi savurdun elinle kucak kucak
Sevdan ile şenlendi içimde köşe bucak
Kurduğum tüm bentleri aşkın ile yıkansın

Leyla eyledin beni düştüm kızgın çöllere
Yanaklarım allandı döndüm gonca güllere
Acıyorum bak şimdi boşa geçen yıllara
Gönül saraylarıma ilk ve son kez çıkansın

Kaybolma hiç yanımdan başım göğsünde kalsın
Dokun zülfün teline onlarda murat alsın
İster Azrail gelsin ömrümden ömür çalsın
Gülmeyen kaderimin bileğini bükensin.

Bahtınıza doğan güneşin hiç batmaması dileklerimle mutluluk kapınızda köle olsun Neriman’ım.

Safiye Samyeli
16.07.2013

www.kafiye.net

 


Tarih 12 Eki 2013 Kategori: Sevim Çiçek KARADENİZ

SEN NE BİLİRSİN SENSİZLİĞİ

SEN NE BİLİRSİN SENSİZLİĞİ!

Seni düşlemek sensizlik ülkesinde,
Usulca kapını çalmak,
Ve çaresizce yokluğunda erimek nedir?
Bilir misin?
Bir deli rüzgar gibi,
Sensizliğin kırık kanatlarında
Savrulup gitmek nedir?
Bilir misin?
Sen ne bilirsin sensizliği..!
Ben ne zaman ki aşkı seçtim,
Seni vurdular ayaklarıma, prangalarla,
Seni döşediler yolarıma, mayınlarla.
Sana açılan tüm kapılar vuruldu yüzüme.
Gönlümün dehlizlerinde sakladım seni.
Aşkın çilingir sofralarında
Seni kaldırdım kadehlerce,
Paramparça seni vurdum yere.
Seni içtim gecelerce şerefine.
Sendin ölümüm, dirilişim sen…
Seni çektim hasretle döne döne,
Kırık tesbihimin tanelerinde.
Dön artık, dön…dön.. dön diye .
Seni yazdım ardı ardına sayfa sayfa,
Son damlasına dek mürekkebimin.
Seni akıttım gözyaşlarımla
Hüzzâm şarkımın son nakaratında,
Çığlık çığlığa söyledim seni.
Buğulu gözlerimin kirpiklerinden,
Damla damla seni düşürdüm.
Sen ey benim deli sevdam.
Adın kazılı kalbimin sol yanında.
Bir yitik sevda gibi
Saklısın derûnumda.

Sevim Çiçek KARADENİZ
www.kafiye.net

 

 

 


Tarih 12 Eki 2013 Kategori: Yusuf ASLAN

BİZİM

BİZİM

İmam Cafer buyruğunun eriyiz
İsa gibi urganımız tek bizim
Kitabı Mubine kalben bağlıyız
Musa gibi giydiğimiz pek bizim…

Kur’an-ı Kerim’i nasıl anlarsın
Eksik’mi gördünde neyi katarsın
Ehlizikir olup fetva tutarsın
Eyüp gibi dertlerimiz çok bizim

Öğreniriz cennetala ehlinden
El alırız EhliBeyt’ten Ali’den
Konuşuruz yaratan’ın dilinden
Adem gibi gördüğümüz hep bizim

Biz yemeyiz haramzade aşından
Biz içmeyiz maviyenin tasından
Biz ağlarız Hüseyin’in peşinden
Ali gibi imanımız hak bizim

Kul Yusuf der herdaim bir sözümüz
Beytullahta bir elimiz yüzümüz
Resül’ü Ekreme bağlı özümüz
Ahmet gibi mezhebimiz yok bizim.

Yusuf Aslan.
Malatya / Fethiye.


Tarih 12 Eki 2013 Kategori: Şerife BADISABA

Bana Müsade Hayat…

Bana Müsade Hayat…

Çok uzun bir yolmuş hayat
Bir bilınmezlik dehlizinde yüreğim
Yılka atların kanatlarına taktım
Sevda yüklü şiirlerimi
Yolcu yolunda gerek misali hayat …
Hayat artık bana müsade…

Keyfim yok tadımda kaçtı artık
Hayatın seyir defterine ekledim
Yaşanmayan yılları
Artık bakmıyorum bile aynalara
Korkuyorum belkide gerçeklerden
Her bakışımda sır kaplı aynalarda
Gördüğüm yüzüm değil sadece hüzün …

Kapadım dünyanın bana açık pencerelerini,
Sevinçler bile karanlıklara sığındı,
Hani yarınlar aydınlık, yarınlar umuttu?
Hani baharlar olacaktı?
Çiçek çiçek açacaktı özgürlük?
Gönül bahçeme bile sığmayacaktı,
Ellerimle diktiğim güller
Hep zamansız yaşadı gönlüm hüzünü…

Gönül gergefinde işlediğim hüzün
Sevdalara sevdalı yaralı yüreğim
Yosun tutmuş gözlerim vuslatın hasretçisi
Kaya tuzlarını bastım hayatın kanattığı yaralarıma,
Acı kattım acı dolu bır hayata,
Hadi topla pılını pırtını, gidelim !!!
Gidelim buralardan yüreğim,
Yolcu yolunda gerek misali …
Hayat…
Hayat artık bana müsade…

Şerife Köksal BADISABA __Hüzün Bulutu__
www.kafiye.net


Tarih 12 Eki 2013 Kategori: Öyküler

Renk Cümbüşü Aşkın Rengi

Renk Cümbüşü Aşkın Rengi

 

Sana hangi tonundan, renginden sesleneceğim aşkın?
Ellerinse kaybetmiş renklerini bakışlar donuk, sönük!
Benzin solgun, dudaklar titrek ve morarmış hicabından!
Hangi düşün renginde şimdi gözlerin?
Bakışların hangi tonunda boğuldu mavilerin?

Düşlerin ne renk, gülüşlerin neye benziyor?
Zifiri karanlıklar içindeyken yüreğin.
Şimdi bu dizeleri yazarken ben;
Bembeyaz bir düş istesem, dilesem!
Ela gözlerinde dünyalar kurduğum sevgili,
Ben bir sevda kuşuyum.

Yağmur misali yağarım bulutlardan.
Gülistanın renkli bahçelerinde.
Renk cümbüşünü sadece yaşarız,
Düşlerimde güller açmış rengârenk.
Elimde palet, masamda yağlı boyalar,
Gözlerim tek noktaya dalmış!

Çizer boyarım!
Renk değiştiririm yeniden boyarım.
Ta uzaklara dalar gözlerim.
Çizdiğim hep aynı resim.
Gözlerinin elasında mahsur kalırım.
Sakın hazana aldanıp,
Zamansız değişse de mevsimler.
Bırak kelimeler yetersiz, kalsın.
Yer mekan gözetme!

Ne boran, ne kar, ne de fırtına!
Narin bir kelebeğin kanadındaki renkler.
Nevbaharı görmeden çiğ düştü üstlerine.
Gizli saklı köşede,
Aşkın rengi nedir ki?
Elanın elası tıpkı gözlerinin rengi gibi,
Yani gökkuşağı rengi, sevgili!

Emine ÖZTÜRK/Balım Sultan/15.09.2013
www.kafiye.net

 


Tarih 12 Eki 2013 Kategori: Nezahat KAYA

ÖZLEDİM

ÖZLEDİM

Anmamaya yeminli tutsak dilime inat
Göğsümde alazlanan kelimedeydi aklım
Karışık duyguların çemberinde Kainat
İçimi sergilerken kalmadı hiç bir saklım

Sancı yapar durmadan ruhumun yara yanı
Zamansız kanamada hesapsız kabuk atar
Ötesi lazım değil, belli ki; yar ayanı
Hatrı kalmış maziye sükûtla çalım satar

Cenge hazır cümleler uzanır payitahta
Taşa döşeli yürek bahtımda yol yorgunu
Mührü kırılmış gönlün minderi yakın tahta
Kader, göz yummuş ise haklı kirpik vurgunu

’’ Dar mıdır yerin ’’ diye, sorma canın kendine
Boynunu mahzun bükmüş sorguya razı değil
Özde, sabrın marazı rest çekerse bendine;
Şüphesiz bitap düşen hüznün birazı değil

Çekişşin darağacı, bedense serencamı
Mahkum olan yanımı urganına sözledim
Yerle gök arasında  feryadımın tamamı
Bölünsün dağa, taşa ’ seni nasıl özledim’

Nezahat YILDIZ KAYA


Tarih 12 Eki 2013 Kategori: Onur BİLGE

BİR SÜKÛTA FEDA ETTİK YILLARI

BİR SÜKÛTA FEDA ETTİK YILLARI

En güzel çağımsın, doyamadığım!
Çağlardan çağlara çağladın aktın.
Yerine kimseyi koyamadığım!
Çağlarca içimi dağladın, yaktın. …

Ne bir mektup, ne söz, ne selam sabah
Bir adım ötesi ayıp ve günah.
Yüreğin kökünden söküldü bin ah! ..
Bana yasak, haram; ellere haktın.

Bir sükûta feda ettik yılları!
Aramıza yılan ettik yolları
Kendimize zehir ettik balları
Sen de harap oldun; ağladın, aktın!

Sustuk, gözlerimiz aşkı haykırdı
Volkanlar patladı, sevgi fışkırdı! ..
Umutsuz yürekler sessiz hıçkırdı
Elini kolunu bağladın, baktın.

Zıt yönlere akan yollar gibiydik
Bir felçliye ait kollar gibiydik
Yaşamı arzuyla sollar gibiydik
Saman yığınına çakmağı çaktın

Onur BİLGE
www.kafiye.net


Tarih 10 Eki 2013 Kategori: Şule AKAR

YALNIZLIK İŞTE… HEP AYNI…

Gücün var mı sevgilim 
Derin sularda inci tanesi aramaya
Cesaretin kaldıysa
Hala benle aşktan konuşmaya
Söyle canım sevgilim
Hayat bize oyun oynuyor olabilir mi
Yorgun gibi bir halin var
Duyguların karışık olabilir mi

Sil baştan başlamak gerek bazen
Hayatı sıfırlamak
Sil baştan sevmek gerek bazen
Her şeyi unutmak

Ne zaman bu şarkıyı dinlesem gayri ihtiyari gözlerim doluyor… Hayatı hep sil baştan, yaşama isteği düşüncesi aklına geliyor insanın….Ama unutsanda her şeyi. Başarsan da bu gerçeği…Bir tek şeyi yenemiyorsun.. Hayatının dolu dolu olduğunu sanırken bile içindeki boşluğu…Yalnızlığı…

Gecenin bir vaktine kadar yanaklarından süzülen yaşlara yenilip rahatlamaya çalışırken; hayatının, yaşadıklarının ağırlığı ile yorulup gözlerin uykuya yenilirken, ayakların seni yatağa sürüklendiğinde..Yastığa başını koyduğunda uykunu kaçırtan yalnızlığı….Hadi unut bunu unutturabilirsen.. Gücün var mı???

Artık onca yaşanmışlıkların etkisi etrafımdaki zırf öylesine kalınlaşmış ki.. Bazen ben bile kıramıyorum istesemde o zırhı..Yengeciz ya işte..Savunma mekanizması..üzülmemek,  yıpranmamak,  incinmemek için çekiliyoruz içimize..Çekiliveriyoruz o kabuğumuzun içine..Peki ya..Kimin gücü yetiyor o zırhı kırmaya, kimin gücü yetiyor o kabuktan çıkarmaya…

Hoş bunu başarmak neyi değiştiriyor ki.. Zoru başarma isteğinden başka..Sadece bir tatmin.. Elde etme duygusu.. Ego..Hepsi bu..Doyunca kendince duygulara, isteklere… Bir şeyler değişiyor zamanla..Mesafeler çoğalıyor.. Geriye yine aynı şey kalıyor.. Kovduğun boşluk, yalnızlık seni buluyor… Şarkı değişiyor…Sözler değişiyor.. Duygu hep aynı… Yalnızlık işte.. Yalnızlık hepsi bu…

Sen beni bırakıp böyle gitmezdin hiç yapmazdın
Ayları geçti ayrılık sen delisin

Yapma yapma
Sendemi aklıma sığmıyor sendemi
Senmisin herşeyi silmekten bahseden
Böyle gitmek varmıydı

Demek yine bana hüsran
Bana yine hasret var
Yine bana esmer günler düştü eyvah
Yine bana hüsran bana yine hasret var
Yine bana esmer günler düştü

Şarkılar:

Şebnem Ferah Sil Baştan

Nilüfer Esmer Günler

Gecenin Bir vakti..Yalnızlıktan dökülenler..

Şule Akar

2013 10 11

Saat:00:00


Tarih 9 Eki 2013 Kategori: Nezahat KAYA

NAKIS SEVDA NEYİME

 

NAKIS SEVDA NEYİME

Ağırlaşan kirpiği gölgelenmiş yüzünde
Birazdan damlayacak yaşın habercisiydi
Çorak düşmüş yüreğin bulutlu gökyüzünde
Gönlünden düşürdüğü kaybolan mercisiydi
Ufkun kararıp çöken, yırtıcı sağırlığı
Telaşlı adımlarda matemin ağırlığı

Ve, zaman arenası sessizliğe amade
Kınalı kurban seçmiş hak hukuk mirasında
Ve hayat; acımasız, yıllara  koymuş vade
Döner ömür hülasa mevsimler arasında.
Hezimetle maziyi yığarak geçmişine
İklimleri yoklayıp söylendi ’Geçmişine…’

Dolu dolu nefesi  göğsünü zorlayarak
Meçhule koşturarak sineyi ezip geçti
Hesabı kalan dünü, yaşam dersi sayarak
Erteli düşlerinden sekerek gezip geçti
İnledi kırgınlıkla ’her yere sekme gönül
Topyekûn acıları, boş yere çekme gönül.’

Daralan düğmesini çözerek birer birer
Endamına dağılan hislerini kuşandı
Şahitti dar sokaklar, gün yüzü, bastığı yer
Nihai kararına yakın geldiği andı
’Hak nazarı üstümde’ dedi ’beklentim kime!
Yalan olan her şeyde, nakıs sevda neyime’

Nezahat YILDIZ KAYA
www.kafiye.net