Kategoriler

Arşivler


Tarih 16 Eki 2013 Kategori: Onur BİLGE

MELEĞIM

MELEĞIM

Hayalden gerçeğe gidip gelişti
Düşlerim meyveye durdu meleğim
Tasavvura sığmaz öykü gelişti …
Mazide şöyle bir turdu meleğim
Anılar içimi burdu meleğim

Yaşanan olaylar peri masalı
Padişahla ece eli asalı
Ülkede kalmamış bir tek tasalı
Pırlanta saraylar kurdu meleğim
Ardında koskoca ordu meleğim

Gönül yalanına gönüllü kandı
Düşlediklerine kendi inandı
Sihir bozulunca uyandı yandı
Usulca boynunu burdu meleğim
Ne kadar zavallı hordu meleğim

Ne senden eser var ne de bir resim
Hasretten daraldı göğüs kafesim
Bir anlık belirdin durdu nefesim
Zifiri karanlık nurdu meleğim
Hülyalı bakışın kordu meleğim

Şimşek gibi çakıp yok oluverdin
Yıldırımca kayıp kayboluverdin
Uzun tünelli bir yol oluverdin
Virajların beni yordu meleğim
Azap sualleri sordu meleğim

Ardından kapandı kapılar cümle
Açmaya çalıştım olan gücümle
“Ne olur dur!” dedim çıkmadı cümle
Kahreden ayrılık surdu meleğim
O/Nur’unla kalbim durdu meleğim

Onur BİLGE
www.kafiye.net


Tarih 16 Eki 2013 Kategori: Remziye ÇELİK

Bir Hiç Miyim

Bir Hiç Miyim

Bu gece bir kez daha eksilmekteyim
Düşüşler yaşıyor çilekeş ömrüm
Ak değildi eskiden siyahtı saçlarım…
Şimdi bir ak gönlüme bin ak sac tellerime düşüyor

Bir yanımda ebedi sessizlik
Sür sür be gözlerim yaşlarımı pınarlarına
Göğsünü gere gere sarıl yalnızlığıma
Bir yanıma ateş düşerken bir yanıma gam

Hani şimdi tam sırası mı desem
Söküp atabilsem tekleyen kalbimi diyorum
Nede korkak  titriyor ses tellerim
Daraldıkça nefesime kahırlanıyorum

Hoş geldin be güzelim
Yazıma kışıma  talihime
Başımda dönen kimsesizliğime
Gelmişime geçmişime hoş geldin

Şımarık bir gülüş anlamsız ağrılarımda
Hani sen gittin ya kapıyı vurup
Bin kez düşüp kaktı aksayan yaralı yanım
Kimeneyim  aslında bir hiç miyim

Sözlerini alıp gitsen artık sensizliğim den
Gözlerin kapılarımın eşiğinde dar ağacı belkide
Ölemiyorum anlıyor musun…
Adım atamıyorum sensizliğe …ölemiyorum

Remziye ÇELİK
16.09.2013-Anlık sözlerdi dizeler
www.kafiye.net


Tarih 16 Eki 2013 Kategori: Onur BİLGE

İLGİSİZLİK

İLGİSİZLİK

Hani can verirdin, bir gülüşüme?
Bakışım kalbine saplanırdı ya…
Gözlerime bakma, bakıp üşüme …
Hani yer-gök buzla kaplanırdı ya…

Dallarıma karlar yağmış, birikmiş
Yapraklarım donmuş, ben eğilmişim.
Sanki ilgisiz kalışım, bir ilkmiş
Ayları deviren, ben değilmişim.

Giderken ektiğin gül, evi sardı
Ak bir yandan, al bir yandan sarıldı.
Bir zaman bu gelin, bir devi sardı!
Bak bir yandan, yak bir yandan; darıldı.

Son kez kapattığın camı açmadım
Bir kere bahçeye bile çıkmadım.
Hain esaretten bıkıp, kaçmadım
Engerek hasretin, çile; bıkmadım.

Onurla atladım, ben bu eşikten
Ak gelinlik, duvak ve al kınamla.
Sana geldim, çıkar gibi beşikten
Vedalaşıp, babam ve bal anamla.

Onur BİLGE
www.kafiye.net


Tarih 14 Eki 2013 Kategori: Gülcan KORKMAZ

ADIN GEÇECEK

ADIN GEÇECEK

Bir gün ana sayfana düşecek adım,
Eminim okuyacaksın…
Ya da biri bir şekilde söyleyecek,
Sen kalbine nasıl sığacaksın bilmiyorum.

Adım mutlaka geçecek…
Yıldızlar daha çok parlayacak,
Hani o kıskandığın uykuların var ya,
Senden bana bir şeyler fısıldayacak
Bu gün yanından gülerek geçenler var ya,
Bir gün arkandan ağlayacak….
Yakışmayacak hiçbir renk sana,
Beyazı taşıyabilirsin anca.
Şimdi tam göğüs kafesinde bir yerin acıyacak,
Kalbin kalp krizi geçirecek gibi çarpacak.
Elin kolun bağlanacak…
Sanırsın aşk bu olacak!
Şimdi usulca duy şükranlarımı,
Benim istediğim hayatı,
Sen onunla yaşıyorsun.
Bensiz gülüyor ama onunla ağlıyorsun.
Üşüyünce kızardığını bir tek ben biliyorum.
Oysa sana hangi renk yakıştığını O !

Aşk mı bu ?
Aşk aslında çok kolay!
Onu zorlaştıran insanlar.
Ya bilinir değerin ya da bilinmez.
Abanın kadri yağmurda.

Oysa bu ömür dedikleri var ya,
Bir göze bakmak kadar kısa.
Adım geçecek bir gün,
O gün bugün olacak.
Bu gün yanından gülerek geçenler,
Yarın arkandan ağlayacak!

Gülcan KORKMAZ
www.kafiye.net


Tarih 14 Eki 2013 Kategori: Şule AKAR

Benim Çocukluğum Var

Benim Çocukluğum Var

Benim kocaman bir yalnızlığım var..
Hayatımdaki her insanın yaşattığı kocaman yalnızlıklarım
Başımı dayayacak her omuz arayışımda düştüğüm hüzünlerim
Elimi tutacak birini her aradığımda yaşadığım boşluk
Ne zaman sen ben değil biz olacağım yürek arasam
Karşımda bulduğum mesafeler zamansızlıklar imkansızlıklar
Ve dönüp dolaşıp sığındığım çocukluğum var..

Bu yüzden benim gururum var
Bu yüzden eyvallah etmeyip tepki veren küstahlıklarım
Bu yüzden öfkeliyim kızgınım
Gözyaşlarımı her silmesini beklediğimin yaşattığı kırgınlıklarım
Ve avaz avaz içimde patlayan çığlıklarım
Ama her yalnızlığımda sığındığım çocukluğum var

Peki hala bunca yaşanmışlıklara rağmen
Bunca kederlere hüsranlara rağmen
En önemlisi bunca kırıklara rağmen
Neden hala sevgi arıyor bu kalp
Neden hala içinde ürkek bir tavşan gibi sevgi saklıyor
Her verdiğinin paramparça etmesine rağmen
Ve.. yine çaresiz dönüp dolaşıp sığındığım çocukluğum var…

Bayrama hüzünle ve bir kadeh şarap ile girerken
2013 10 14
Saat:20:53
www.kafiye.net


Tarih 14 Eki 2013 Kategori: Gülcan KORKMAZ

MUTLULUK KÖYÜME UZAK

MUTLULUK KÖYÜME UZAK

 

Mutluluk benim köyüme uzak,
Kaçıyor insanlar benden.
Sanki bir yabancı konuşuyor benimle,
Giderek çekiliyor soluğum topraklardan,
Boğuluyorum.
Ellerini çekiyorsun önce,
Sonra gözlerin siliniyor gecelerden,
Artık resim çizemiyorum ben,
Çünkü Sen yoksun sen…
Bir ayrılık sahnesi
Herkes kazadan ölür,
Hastalıktan ölür.
Hatta eceliyle ölür,
Azrailin kollarında,
Kimse aşktan ölmez.

Denedim bak hala yaşıyorum.
Ama yaralı.
Hala sesini saklıyorum.
Elvedaları bana bırak,
Kimse aşktan ölmüyor,
Sen de git yaralı bırak…

Gülcan Korkmaz
www.kafiye.net


Tarih 14 Eki 2013 Kategori: Rabia Saylam TAŞDEMİR

SENSİZ BAYRAM OLMUYOR

SENSİZ BAYRAM OLMUYOR

Bayramlarda sensiz yüzümüz gülmez
Elimle kolumdan kırıldık babam
Özlüyoruz seni gidenler gelmez…
Katlanıp kenarda dürüldük babam

Yine bayram sensiz geliyor işte
Ellerin babası duruyor başta
Dinmiyor acılar gözlerim yaşta
Ağlaya ağlaya yorulduk babam

Bizi yetiştirmek senin çabandı
Bütün yükler geldi sana abandı
Arefe gününde kapın kapandı
Yıkılıp yerlere serildik babam

Yoksa bu dertleri erken mi aldın
Dümensiz gemiyi denize saldın
Açmadı güllerin dalında soldun
sensiz kör kurşunla vurulduk babam

Rabia da sensiz karalar bağlar.
Dertleri sineye yükleyip tığlar.
Yakar yüreğini kor edip dağlar.
Mezar taşlarına sarıldık babam.

RABİA SAYLAM TAŞDEMİR 07/08/2013..
www.kafiye.net


Tarih 14 Eki 2013 Kategori: Onur BİLGE

KURBAN BAYRAMINA KAN DÜŞTÜ ANNE

KURBAN BAYRAMINA KAN DÜŞTÜ ANNE

……………Her insan, en fazla kendine acır
…………………….Çünkü herkesten çok kendini tanır.

Bu bayram da kurban oldum kadere
Bir bayrama daha kan düştü, anne!
Ne yana döndüysem, gittim hedere
Bu bayramda, yere can düştü, anne!

Allah’ım, ne yapsam, nereye gitsem!
Kimlere güvensem, yarenlik etsem?
Kader gülmez bana, neylesem, n’etsem!
Eller bayram eder, can küstü, anne!

Ayaklarım yerde kaldı, kesili…
Kafam bir tarafa düştü, kösülü…
Cümle âlem benim ile küsülü
Derimi yüzdüler, çan sustu, anne!

Ben Rabb’imle; el, ellerle konuşur
Kemiklerim birbirine kavuşur!
Kör şeytan aradan nasıl savuşur?
Dünyam kararmış, her yan pustu, anne!

Yoz sevdaya yüz çevirdim, dalmadım
Hiç kimseyi hayatıma almadım.
Hak yolundan bir an gafil kalmadım
O/Nur/la yazıldı, şan üstü, anne!

Onur BİLGE
www.kafiye.net


Tarih 14 Eki 2013 Kategori: Nilüfer SARP

ASLA BAYRAM EDEMEM

ASLA BAYRAM EDEMEM

Çok ağır konuşmayı ben de bilirim amma
Nefsime çok zor gelir kimseye bir şey demem. …
Bir gün yalan da olsa belki gülerim amma
Ağlayanları görüp asla bayram edemem.

Yüceltemem kendimi, eli hakir görerek
İnsanlık değerleri yitmişse alçalamam.
Her yere otağ kurmam, mazlumları sürerek
Korkarım Yaradan’dan haklarını çalamam.

Vallahi hazmedemem; fukara inliyorken
Duymaz sağır yürekler dönmüşler sanki taşa.
Hazret kâşanesinde, neva’dan dinliyorken
Bir çare sun dedik mi, hırsını vurur kaşa.

Körpecik fidanları toprak bir bir alırken
Ağıt yakıp ağlarım matem içinde yuvam
Umudumu yitirdim bütün bunlar olurken
Bekledim yıllar yılı hallolmadı bu davam

Afrika’da çocuklar açlıktan kırılırken
Bana ne bundan deyip yan gelip de yatamam
Ortadoğuda şeytan sofrası kurulurken
Müslüman kardeşimi cehenneme atamam

Düzen asla değişmez, güçsüzleri ezerek
Millet açken yiyip de geçeriz kendimizden
Başkasının bağında, bahçesinde gezerek
Bırakmayız hiç bir iz korkulur fendimizden

NİLÜFER SARP
www.kafiye.net


Tarih 14 Eki 2013 Kategori: Saffet ÇAKIR

KURBAN VE TESLİMİYET

KURBAN VE TESLİMİYET

Kurban,kelime manası itibariyle yakın olmak,yakınlaşmak demektir. Dini lügatte ise, Allah’a yakın olmak onun rızasını kazanmak demektir. Kısaca Allah’a teslimiyeti amaçlamaktır. Kurban; Allah’a teslimiyetin mali ibadet açısından fiili bir göstergesidir. Manevi açıdan ise;insanın imtihan serüveni içerisinde,hayatın her platformunda, tereddütsüz, yaradanı sorgulamadan ona boyun eğmesidir. Allah’a boyun eğen insan teslim olmuş demektir.Teslim olan insan ise iki cihanda kurtulmuş, ebedi saadetini kazanmıştır.
Kurban ibadetinin zuhur noktası,hanif (Tevhid)dini’nin ilk temsilcisi,uygulayıcısı,teslimiyetin  ilk önderi ve örneği Hz.İbrahimdir. Son önderi ve örneği ise Hz.peygamberimizdir (sav). Hac suresi 37.de “Onların ne etleri ne kanları Allaha ulaşır,sizden ona sadece takva ulaşır.” buyrularak kurban ibadetinin bir teslimiyet ve takva örneği olduğu belirtilmiştir. Nitekim yine kur’anda “Deki muhakkak benim namazımda, kurbanım da, hayatımda, ölümümde alemlerin Rabbi Allah içindir.” buyrulmaktadır.(En’am 162)
Kurban fıkhi ifadeyle; hayvanı mahsusu, vakti mahsusta ibadet niyetiyle kesmektir. Yani,belli şartlara haiz,kusurdan uzak hayvanları, kurban bayramının ilk üç gününde ibadet amacıyla kesmektir.Kurban kesmek hanefi mezhebine göre; dinen gücü yeten,asli ihtiyaçlarının dışında nisap miktarı mala sahip olan her müslümana vaciptir. Şafii mezhebine göre ise sünnettir.
Yüce Mevla hac suresinin 34.ayetinde şöyle buyuruyor:’ ‘Her ümmet için,Allah’ın kendilerine rızık olarak verdiği hayvanların üzerine Allah’ın ismini anarak kurban kesmeyi meşru kıldık. “Kurban keserken islami ölçülere dikkat etmek gerekir. Keserken Allah’ın ismini anmak farzdır.Fıkhi değerlendirmeler üzerinde fazla durmayacağım, çünkü bunu halkımız azda olsa biliyor.
Kurbanın ihtiyaç sahiplerine dağıtımının önemine değineceğim. 20 yıllık din görevliliğim süresince bu ihmali müşahade ettim. Bir farz ibadeti ıskaladığımızı biliyormuyuz?.. Kurban etlerinin üçe bölünmesi sünnettir,doğrudur. Fakat ihtiyaç sahiplerine,ihtiyaç olduğu kadar vermek FARZ dır. Utanıp istemeyenlere, isteyenlerede vermek farzdır. İşte ayet, hac 36:”…. onlardan (kurbanlardan) sizde yiyin, isteyenede, (utancından) istemeyenede yedirin. “buyrulmaktadır. Olaki din görevlisi arkadaşlar ayetin arapçasını isterler, buyursunlar: “….fekülu minha ve ed’imulkania velmü’ter…” ayetin başlangıcıda var, devamıda, konumuzla ilgili olanı yazdım. İşte biz bu ayetin ışığı altında hareket etmezsek, kul haklarını çiğnemiş, emaneti yerine teslim etmemiş oluruz. Dinimiz bu noktada sosyal adaleti sağlamış ve sosyal paylaşımı bize öğretmiştir. Baştada söylediğimiz gibi islamı yaşamak, Allaha teslim olmaktan onun emirlerine amade olmaktan geçer. Bu bütün ibadetler için aynıdır. .Yüce Allah (cc) Hac 34’de şöyle buyurur: ” işte sizin ilahınız tek bir ilahtır. Şu halde yalnız ona teslim olun. mütevazi olanları müjdele.!!” Mevla cümlemizi islamı yaşayan ona  teslim olan kullarından eylesin .

SAFFET ÇAKIR- 2007-HAMBURG
www.kafiye.net