şiir. öykü, makale, deneme, tiyatro, masal, fıkra, anı, sohbet, röportaj yazılarının yayınlandığı uluslara arası yazar ve şairlerin katılım gösterdiği edebiyat sayfasıdır. Uyum platformudur.
Ah!..
Bir öpebilseydim
Serçelerin gözlerinde,
Ürkütmeden seni.
Şuursuzca dolaştım sokaklar da,
Arsız kediler misali.
Çok destanlar yazdım ama,
Sen olunca yasak koyan…
Titredi ellerim gönderemedim.
Bil ki yasaklarına boynum kıldan ince,
Silinmedin kalbimden,
Bitmeyen sevdamla,
Seni orada okşadım,
Sessizce sevdim bu gece.
Sahil boyu yürürken,
Sonu olmayan gecenin fehminde,
Son durağımdı,
Cumba saçaklı evinin
Aşı boyalı duvar dipleri.
Melekler kadar masumdu,
Gamzelerindeki gül çiziği.
İnceden bir ney sesi
Kırık plakta hüzzam vuruyordu,
Sonu olmayan masalların kuytusu,
Bitmeyen seranattı bu gece…
Haykırdım gökyüzüne
Martılar şahitlik etti sevdama.
Öksüz çocuklar gibi ararken kokuna,
Saçlarına kaç köz döktüm,
Bir bilsen bu gece.
Acıların kuraklığı vurdu,
Müjganları nemli gözlerime.
Aş diyordun dağları.
Bu dağlar sonu olmayan,
Dipsiz bir yâr.
Sekizde sekiz kusurluyum
Susmak sükutü ikrar.
Sanma ki aramızdaki bir uçurum
Sen düşlerimin emsalsiz meleği,
Ben ise garip bir kul.
İşte budur aramızdaki,
Sonu olmayan,
En derin uçurum..
Vurulsun bütün yıldızlar,
Doğmasın mehtap,
Sökmesin şafak.
Martılar görmesin,
Gözlerimdeki gizlenen hıçkırıklarımı.
Tümcesi eksik şiirlerden kaçan,
Çakır keyif gönlüm.
Alabildiğince dumanlı
Alabildiğince sarhoş bu gece…
Sahil kenarında,
Bir çift çıplak ayak izi,
Yürekte inceden bir sızı
Bir de şarkılar yarım kaldı,
Sonunu getirmeye yetmedi,
İhtiyar neyzenin son nefesi
Yetmedi bu gece…
Safiye Samyeli
www.kafiye.net

VE ŞİMDİ AŞK AĞLIYOR YÜREĞİMDE
Kim bilir
Sabrımın gözlerine kaçıncı mil çekişim bu.
Dönerken yüzümüzü katmerlenen geceye.
Hüzün kokan sancılı gece de,
Bir yumru oturmuş ki boğazıma.
Bir fular misali sıkıyor,
Boğuluyorum.
Ve şimdi aşk ağlıyor yüreğimde.
Kimbilir kaç izmarit söndürdüm bu gece,
Gümüş tablaya.
Sararmış tırnak uçlarım
İnadına bulanmış zehrin zivtine.
Sensizlik bir kurşun gibi yakarken teni,
Ağır ağır kayıyorsun
Avuç içlerimden
Ve şimdi aşk ağlıyor yüreğimde.
İlahi nidalar ererken arş’a
Hala akrep yelkovanın peşinde
Ben, ise,
Yüreğimin ayrımın da.
Zaman şuursuzca ilerliyor
Hala tümcelerim eksik,
Kelimeler kifayetsiz.
Lal olmuş dillerim
Bildiğim bütün lisanlar yetersiz
Ve şimdi şiir ağlıyor dizelerde ..
Tan yeri kızıla boyanıp
Yeni doğan güneş
Isıtırken kıraç yamaçları
Ne garip,
Salâsız kefensiz bir mefta,
Ve şimdi aşk ağlıyor yüreğimde…
Safiye SAMYELİ
www.kafiye.net
İnsanı özel ve bambaşka güzel kılan bakışlardaki o hüzünlü hârelere sorsan, sadace susar ve asîlce “ahh” der.
Aaah… !
İnsanı gerçek anlamda insan yapan, ayrıcalıklı ve olgun kılan hüzünlerdir, buruklaştırır tebessümleri, mahzun kılar bakışları… Abartının yanına bile sokulamadığı o asâlet çehresindeki içtenliği, çıplak ve masumca ele veren hüzünlü gözler…
Baldaki zehrin acısını “off” demeden cana derman eden, bir hüzzâm şarkının kırık detone notalarından, hâl ehlinin gözlerine akan o hüzünlü bakışlar… Deriinn, anlamlı içli ve hoş bakışlar….
Neler söylerler dilin şımarıklığına inat… Acılar, kederler, yaşamın sağ gösterip sol vuran kroşeleri var yaa… Pamuk helva gibi pespembe renkleriyle bir tatlandırır ki o buruk tebessümleri.
Hüzünler mi asâleti çağrıştırır, yoksa asâletin kendisi mi hüzünlüdür bilemem ama bildiğim tek şey, hüzünlü yüzlerde dalından koparmaya kıyamadığım güller görürüm hep…Hele o gözlerden sanki bir eylül bulutundan dökülüp, dilemmâlarıma karışan aah o gönül menba’sı gözyaşları…Cemreler misâli düşerken billur su damlacıkları ,dalar uzaklara gözbebeklerine hasret sinmiş bakışlar ve aşkın mersiyesinden akıp gider buharlaşır ufuklar….
Sevim Çiçek KARADENİZ
1 Kasım 2012 01:30
www.kafiye.net
Yolculuk Telaşı
Ay ışığı su gibidir,
İnsanoğlu dünya.
Sarışın bir gölgedir keder.
İkindi vakti gönle düşer.
Tahammül güçsüz kalmıştır artık,
Gün batımını seyirden.
Ay ışığı suyu sevdi,
İnsanoğlu dünyayı.
Kalbimde hatalara kör bir âşık.
Kişi derdinden büyüktür,
Aşkından küçük.
Acizim kolum, kanadım kırık.
Ay ışığı suya doymaz,
İnsanoğlu dünyaya.
İçimde gizleyemediğim,
Bir büyük telaş.
Mülke yerleşmekten çok,
Yolculuk kaygısındayım.
Ay ışığı suda oynar,
İnsanoğlu dünyada.
Teselli veremez bana,
Dünyanın nimetleri.
Bu masmavi gezegende hayat,
Bir düş kadar geçici.
Ay ışığı sudan geçer,
İnsanoğlu dünyadan.
Hatice Eğilmez Kaya
www.kafiye.net
Yaşlanmazsa aşk ile sade ettir izarın,
O kıymetli didende çiydir güle ikrarın.
Muradı gül olana eser yelden meşakkat,
Tutar elde çileyi uçar bir bir taksirat.
Kusar aşkını dağlar, eteklerinde ateş,
Taş kesilir yüreği yüz çevirince güneş.
Aşkla öpüşen bulut çakar göğe şehveti,
Abadı yar olanı ürkütür mü hiddeti.
Çözülür dili nehrin artar suyun izanı,
Çağlar kısrak tay gibi firkatadır isyanı.
Solar yaprağın teni meylederse hazana,
Gülüne yüz çeviren gelir mi hiç imana.
Aşk ile yürür kervan, imtiyaz eder mi çöl,
Hak görmezse vahayı, çağırır gönlüne göl.
Döner cihan aşk ile kurar kalplere mizan,
Yolu doğru olana, gelir maşuktan ihsan.
Elvan USUL
www.kafiye.net
SEN DEĞİLMİSİN
En kötü sözlerle bana haykıran
Her gün surat asan sen değilmisin
İblis gibi gizli tuzaklar kuran
Darılıpta küsen sen değilmisin
İsyankar olmasan ey vasfı bozuk
Asabilik edip gel etme yazık
Dinmiyor sızılar her yanım ezik
Yarama tuz basan sen değilmisin
Dermansız bırakıp acıyla saran
Yüreğimi yakıp beni kavuran
Fırtına koparıp çöle savuran
Tipi boran esen sen değilmisin
Keder ile geçti en güzel yılım
Dur eyleme artık bizlere zulum
Hazan olmuş gibi kurudu dalım
Dallarımı kesen sen değilmisin
Rabia der derde saldın se beni
Yerden yere vurup kırdın sen beni
Ölmeden kefene sadın sen beni
Gillap ile asan sen değilmisin
RABİA.SAYLAM.TAŞDEMİR 23/11/2013/SAAT 15.40
www.kafiye.net
NERDESİN
Her daim yanımda kalır sandığım
Beni yalnız koyup giden nerdesin
O nurlu yüzüne bakıp yandığım
Yüreğimi oyup giden nerdesin
Seviyorum dedim inanmadınmı
Giderken halime sen yanmadınmı
Peşinden gelirim hiç sanmadınmı
Sözlerinden cayıp giden nerdesin
Bilsen senin için mumlar yaktığım
Adak ağacına ipler taktığım
Gözümdeki yaşı sele kattığım
Ağladığım duyup giden nerdesin
Gündüzümü gece ile ekledim
Yar gelecek diye kapı bekledim
Cansız resimleri öpüp kokladım
Sitemleri sayıp giden nerdesin
Aciz kaldığını neden demedin
Çaresiz olduğun bende bilmedim
Rabia der sensiz bir gün gülmedim
Ellerimden kayıp giden nerdesin
RABİA.SATLAM TAŞDEMİR 17/11/2013.SAAT.20.05
www.kafiye.net
Gecenin bir yarısı yansın mumlar
Yanık bir bestenin kokusu tınlar
Dudaklar da pişmanlığını anlar
Unuttum desem sözlerim hep yalan
Umut kalmadı sen ele giderken.
Nereden ne zaman gelecek derken
Şarkımız çalıyor seni beklerken
Unuttum desem sözlerim hep yalan
Bak yine aklıma düştün bu gece
Yaşananlar kalpten silinmez yüce
Simsiyah gözlerim ağlar gizlice
Unuttum desem sözlerim hep yalan
Emine ÖZTÜRK(Balım Sultan)13.2.2014
www.kafiye.net
Bu aşkı ezelden bildim de geldim
Aşıp tüm engelleri seni sevdim
Deyip seni gönül mabetim bildim
Sensizlik öyle zormuş ki sevdiğim
Gözlerimizle bakar da canana
Ermek istermiki yarin aşkına
Selamlarım Leyla gibi yanana
Sensizlik öyle zormuş ki sevdiğim
Sorma Balım Sultan aşık dertliye
Nadanı sevmişim döndüm deliye
Bağlandım ne çare solmaz gül diye
Sensizlik öyle zormuş ki sevdiğim
Emine ÖZTÜRK(Balım Sultan)13.2.2014.
www.kafiye.net
Yüreğin Ortasına Eder Misin Misafir
Gülüşüne takıldı unuttuğum yeminler
Bir anı ötekine devreden zaman gibi
Dahası şaşkınlıktan nasıl da bünyem inler
Kıyısına çarpılan köhnemiş liman gibi
Sorsan gözbebeğime bu bir sevda ayini
Ruh; ateş, gönül; kazan içten içe kaynadı
Apansız gelişmenin sözcüklerde tayini
Bulunmadı bir türlü acaba neydi adı
Sana bakan tarafım istilada, cephede;
Ağrı koydu şurama ister bil ister bilme
Altüst olan hislerim ’ kalma’ diyor ’şüphede’
’Görmek için sineni daha fazla eğilme’
Cümleme kefil olan tarafına varınca
Sınırları yok edip yüreğimde ufalan
Perdeler ağır ağır açılsın kararınca
Göğsümün tahtasında ferahlasın dar alan
Kader, kısmet hatrıyla aynı yerde derilen
Manevi iklimlerde birbiriyle yoğrulsak
Ömrümüz tanık ise önümüze serilen
Hayat basamağına adım atıp doğrulsak
Biraz sabırsız huyla ama kendimden emin
En içten kararımla edip kederi devir;
Gelişimi dinlese kulak kesilse zemin
Yüreğin ortasına eder misin misafir.
Nezahat YILDIZ KAYA
www.kafiye.net