Kategoriler

Arşivler


Tarih 2 Oca 2011 Kategori: Tülay ASLAN

SELAM

SELAM

Gönlümden hep güzellik, çok dilekler geçerdi
Ayağımın altından, kayıyor bastığım yer
Rüyalarım da renkli, mutluluk vaad ederdi
Bir rüya kadar pembe, günleri yar yola ser!

Talihli vuslat od un, yakmaya karar verdik
Sevgiler bankasından, fonlara imza attık
Aşk bir kor elbiseydi, seve seve de giydik
Seviniyor bu ömrüm, yalnız olmadığına.

Sevgiler öbek öbek, sevi var kucağımda
Şu sevdanın türküsü, düşmez oldu dilimden
Aşkı alla boyadım, gökte yıldızlar ayda
Sevda ile gönlümü, dağlayan bedenimden.

Yüreğimiz sevginin, selinden hep coşuyor
Has bahçemin gülüsün, bu ten sende yanıyor
Kem gözler bakmasınlar, bu aşk beni sarıyor
Erişiyor bu sevdam, sevgiye de doyacak.

Umulmaz aşkı tattım, aşk bence yaşanmalı
Gönülde lal-i güher, dal budak salsın yürek
Kem gözlerden sakınır, nazardan korunmalı
Aslı gibiyim aslı, vuslata çektim kürek!

Tülay POLAT
www.kafiye.net


Tarih 2 Oca 2011 Kategori: Tülay ASLAN

VUSLAT ZAMANI

VUSLAT ZAMANI

Gönlümden hep güzel, çok dilekler geçerdi
Ayağımın altından sanki, de kayıyor yer
Rüyalarım da renkli,mutluluk vaad ederdi
Bir rüya kadar pembe, günleri yar yola ser

Talihli vuslat od un,yakmaya karar verdik
Sevgiler bankasından,fonlara imza attık
Aşk bir elbiseydi,seve seve de giydik
Seviniyor bu ömrüm,yalnız olmadığına

Sevgiler öbek öbek,sevi var kucağımda
Şu sevdanın türküsü,düşmez oldu dilimden
Aşkı alla boyadım,gökte yıldızlar ayda
Aşkı ile gönlümü,dağlayan bedenimden

Yüreğimiz sevginin, selinden de coşuyor
Has bahçemin gülüsün,bu ten sende yanıyor
Kem gözler bakmasınlar, bu aşk beni sarıyor
Erişiyor bu sevdam,sevgiye de doyacak

Umulmaz aşkı tattım,aşk bence yaşanmalı
Gönülde lal-i güher,dal budak salsın yürek
Kem gözlerden sakınır,nazardan korunmalı
Aslı gibiyim aslı,vuslata çektim kürek

TÜLAY POLAT
www.kafiye.net


Tarih 1 Oca 2011 Kategori: Tülay Polat

ESKİ BAYRAMLAR

ESKİ BAYRAMLAR

Benim çocukluğumda bayramlar mutluluktu ,güzellikti ve sevinçti,

On beş gün önceden temizlik yapılmaya başlanırdı,yıkanacaklar yıkanırdı,evler boyanırdı,alışveriş yapılırdı,baklavalar açılırdı,kurbanlık koyun alınırdı,ve arife günü yöresel yemekler yapılırdı,bayram hazırlığı bitmişti.
Arife günü tüm hazırlıklar bitmiş ve gece yatma zamanı gelmişti artık, alınan papucumu bayram giysilerimi yastığın yanına indirirdim.Anneciğim kardeşlerimin ve benim elime kına sürdü bezlerle bağladı,yatağıma girdim gözüme uyku girmiyor sabah olmuyor.Sabah oldu kalktım içim içime sığmıyor.elimi yüzümü yıkadım kardeşlerimde aynı benim gibi sabırsız ellerimiz birbirimize gösteriyoruz o diyor benim kınam iyi tutmuş o diyor benim kınam iyi tutmuş.Bayram kıyafetlerimizi ve ayakkabılarımızı giydik saçlarımızı annem taradı,bayram namazından babamın dönüşünü bekliyoruz.Biz sekiz kardeşiz yedisi kız bir tanesi erkek,annem erkek çocuğunu bulana kadar çabalamış ve muradına ermiş ve kardeşimin adıda Murat hoca koymuş okumuş püflemiş Murat’ı ,babam bayram namazından döndü büyükten küçüğe sıraya girdik. Önce babamın elini sonra annemin elini öptük onlarda bizi öptü ve harçlıklarımızı verdiler.Çok iyi hatırlıyorum babam bana beş lira vermişti iyi paraydı ortaokul öğrencisiydim bir hafta bu harçlık yeterdi.
Kahvaltı yerine yöresel yemekler yenirdi .
Babam kıyafetini değiştirip kurbanlarımızı babam keserdi,eve ayrılacak ayrılır diğerleri konu komşuya yani kesmeyenlere dağıtılırdı,gelen misafirlere bayram kavurması baklava sütlaç ikram edilirdi.Mezarlıklar ziyaret edilir dualar okunurdu.Babam annem büyüklerini dedemlere bayramlaşmaya el öpmeye giderlerdi,kurban kesilmemişlerse onlara kurban eti götürülürdü,bizlerde bayramlaşmalara giderdik yakın akrabalarımıza dönme dolaplar kurulurdu o kadar mutlu olurduk aylarca günlerce beklediğimiz bayram çabuk biterdi.

Şimdi herkes kaçıyor tatile gidiyor.Bayram coşkusu yok.
Bayramlar unutuldu, unutuluyor

Tülay POLAT
www.kafiye.net


Tarih 31 Ara 2010 Kategori: Serap ATAY

BİL BAKALIM BEN KİMİM

BİL BAKALIM BEN KİMİM

Gökkuşağının mavisiyim deliyim
Birazda pembeyim
Azıcık şekerliyim
Yaşam sevinciyim
Hiç nedensiz sevinçlisiyim
Özgürüm cesurum söylerim
Severim sevilirim özlerim
Gün olur yanarım gün olur ağlarım
Pencerenin önündeki menekşeyim
Yağmurdan sonra hissettiğim
Derinlerde isimsizleşen
Zamana yenik ömürden izlerim
Arada tökezlerim
Düşerim ama kalkmayı da bilirim
Gülerim geçerim
Kırkta bir içerim
Yaşamın içindeki gizim gizemim
Gözlerinin ta içindeyim
Bakışlarındaki senim
Seninleyim
Yüreğini titreten güldüren içiren
Kahreden his işte o benim
Aşk benim adım
Tanıştığıma sevindim
Ya hiç tanımasaydınız beni
Ürktüm koyunca yerinize kendimi
Kadınım erkeğim cinsiyetim yok benim
Hepinizin içindeyim
Sakın beni kaybetmeyin.

Serap ATAY
17-10-2009
www.kafiye.net


Tarih 31 Ara 2010 Kategori: Serap ATAY

ADINLA SUSTURDUM

ADINLA SUSTURDUM
Bir bebek ağlıyor yüreğimde
Çaresiz ve sessizce
Denedim kaç kere
Bırakamadım acımı bir yere

İçimde sakladım büyüttüm
Bilemedi kimseler
Kurtulmak istesem de
Vaz geçemedim sevginden

Başka acılar gördükçe
Anlar oldum
İçimdeki ağlayan çocuğu
Her seferinde adınla susturdum

Tamam belki yoruldum
Sensizliğin ortasında kayboldum
Fakat artık biliyorum
Ben aslında seninle doğdum

Yeni doğan çocuk nasıl ilk nefesini
Ağlayarak almaya başlıyorsa
Sende benim ilk nefesim oldun
Ağlasa da yüreğim ben seninle var oldum…

Serap Atay
22-Ocak-20 10
www.kafiye.net


Tarih 31 Ara 2010 Kategori: Serap ATAY

Adın Aşk Olur

Adın Aşk Olur

Yanaklarımdan süzülen gözyaşım,
Şakaklarımda zonklayan baş ağrım,
yüreğimde sızım
Alnımda yazım, sen…
Her solukta aldığım nefes
Bana aşkı fısıldayan en güzel ses;
Aynada gördüğüm siluetim,
Yanımdayken bile hasretim…
Sen…

Yüreğim sende, sana açık,
Göz bebeklerim kenetlenmiş gözlerine…
Ellerim sana uzanır;
Sevdam çıkmazlarda…
Bir gül çizdim bakışlarına
Hayalim hayaline dokunur da,
Adın aşk olur imkânsızlığımda…

Serap Atay
20.3.2010
www.kafiye.net


Tarih 31 Ara 2010 Kategori: Serap ATAY

DÜŞÜNCELER

DÜŞÜNCELER

Akşam olur da ışıklar söner ya
Herkesin sevgilisi gelmiştir
Çoluk çocuk otururlar sofraya
Çatal bıçak sesleriyle kahkahalar karışır
Mutludur yuvalarında insanlar
Karanlıkta yalnızsan tek başına
Sofranda bir yarenin yoksa
Duraklarsın, elin gitmez kaşığa
Hep bir eş arasın evinde
Odana sinmiştir yalnızlığın kokusu
Nefes bile almak istemezsin
Konuşursun gönül sesinle sessizce
Şizofren düşünceler dolaşır odanda
Gözlerin tavanda sabitlenir
Anılar akar zamana
Bir zamanlar şu yatakta yattığın
El ele uyuduğun sevgilin yok
Gözlerinde yitirmişliğin hüznü
Yardan yana yüreğinde sızın var
Bağışla beni hayat ziyan ettim seni.

SERAP ATAY
22-8-2010
www.kafiye.net


Tarih 30 Ara 2010 Kategori: Hüseyin DURMUŞ

CENNET

CENNET

Cennet mekânı mı var?
Sevdiğin güzel mi yar?
Ruhunda görülmez zar!
Şuhun endamı ol har!

Gül dikeni batınca,
Yanar ciğer bakınca,
Gamzelerin çıkınca,
Şuhun endamı ol har!

Işığım olsun aşkın,
Şemi olsun yar, bakın!
Ay ışığı mı sakın!
Şuhun endamı ol har!

İnsan hayali olduk,
Sıra sıra dizildik,
Bileklere serildik,
Şuhun endamı ol har!

İzmir / 28.12.2010
Hüseyin DURMUŞ
www.kafiye.net


Tarih 30 Ara 2010 Kategori: Mine POLAT

Ah Be Arkadaş

Ah Be Arkadaş

Hayat bu kadar kalleş,
Bu kadar vefasız,
Bu kadar lanet mi be arkadaş?
Hayat bunlardan ibaret mi?
Yoksa sadece bizim için mi böyle?
Bizim mi kaderimiz bunlara ait?
Yalnız kalıp dört duvar arasında ağlamak…
Gecenin o ayazında boş boş bir başına dolaşmak…
Her güne kâbusla uyanmak kaderimiz mi?
Zavallı kalbimizin her bir darbe ardından kanaması…
Hem de durmamakçasına ağlayıp sızlaması…
Kaderimiz mi arkadaş?
Mutsuzluk mu yazılmış alnımıza?
Bir saniye dahi gülmek haram mı?
Bunlar mı layık görülmüş bize?
Acılara mahkûm olmak…
Göz göre göre yok olmak…
Keder ve ızdırabla yıkılmak mı yakıştırılmış?

Neden diye soramıyoruz bile…
Öyle çaresiz, öyle bitkin ve öylesine güçsüz düşmüşüz ki,
İsyan bayraklarımızı çekmeye bile mecalimiz yok…
Yorgunuz…
Kuvvetsiziz hayata ve insanlara karşı…
Sesimizi çıkaramıyoruz bile yapılan haksızlıklar karşısında…
Öyle duygusuzca bakıyoruz…
Bakınmakla yetinebiliyoruz…
Her belaya, her acıya, her haksızlığa açığız…
Çünkü savaşabilecek gücümüz tükendi…
Çünkü hayattan tüm beklentilerimizi kaldırdık artık…
Kaderimize boyun eğip eziliyoruz…
Ve bu sayede gülemiyoruz…
Hayatın zevkini çıkaramadık, çıkaramıyoruz…
Çıkaramayacağız da…

Ah be arkadaş…
Söylesene…
Senin benden farkın var mı?
Bir an olsun bile güldün mü hayatta?
Mutlu olup sokaklarda koştun mu çocuklar gibi?
Sevildin mi be arkadaş?
Seni kollayıp korudular mı?
Susma arkadaş susma…
Konuş…
Dök içini…
Pekâlâ, sus öyleyse…
Biz susarak konuşuyoruz zaten…
Anlaşılıyor gözlerinden arkadaş, anlaşılıyor…
Cevabının hayır olduğu anlaşılıyor…
Kaderimiz bu be…
Ne yapalım, bize de bu rol verilmiş…
Güzelce oynayıp gideceğiz işte…
Üzülmene ne lüzum var…
Sadece bir oyundayız diye düşün…
Bizim rolümüz bu…
Yalnızız biz…
Yalnız, çaresiz, kimsesizleri oynuyoruz arkadaş…

Oynayacağız ve gideceğiz…
Sonunda mutlaka gideceğiz…
Kalıcı değiliz nasılsa arkadaş, gideceğiz…
Durmayacağız be arkadaş…
Gitme vakti gelince elbette gideceğiz…
Gideceğiz arkadaş, gidiyoruz işte…
Gidiyoruz arkadaş, gül…

Mine POLAT
www.kafiye.net


Tarih 30 Ara 2010 Kategori: Hamit KÖRKEN

AZİZİM

AZİZİM

Zimmetli bir yaşam,yoludur hayat
Bir günü bir güne, uymaz azizim
Bu gün taze olan, yarına bayat
Hevesi kursakta, koymaz azizim

Niceleri geldi, geçti bu handan
Kimine hor baktı, kimine candan
Kepçeyle verirken,aldı bir yandan
Sanki kör bir kuyu, doymaz azizim

Kimine sağırdı, kimine kördü
Kimine pek cimri, kime bönkördü
Kimine göre dost, kime nankördü
Vicdanın sesini, duymaz azizim

Dil dökmek boşuna, mihneti yoktur
Sen aç ölsende o, her zaman toktur
Rikkatli sineye, saplanan oktur
Ona yalvarmaya,deymez azizim

Ölçüsü çekidir, ölçeri kantar
Altını bakırla, ayrımsız tartar
Sattıkça çoğalır, eksilmez artar
Yitirdiklerini,saymaz azizim

Hamit Körken
www.kafiye.net