Kategoriler


Tarih 3 Şub 2011 Kategori: Hüseyin DURMUŞ

NASIL UNUTURUM

NASIL UNUTURUM

Aşkı, sevgiyi, mutluluğu
İlk sende tattım
Duyguların en güzelini,
Doğruluğu senden öğrendim
Asaleti, vakarı, mağrurlanmadan gururu,
Liyakatı, insanca davranmayı
Senden öğrendim,
Eğlenmenin güzelini,
Sevmenin, insanca yaklaşımın
Tadını ilk sende duydum ve senden öğrendim.

Ricanın bile inceliği ile
Nasıl bir emre dönüştüğünü
Ayrıcalık göstermeden yıllara dayanmayı,
Karşında hiç ezilmeden sevmenin anlamını,
Dimdik ayakta durmayı,
Dikkatli davranmayı
İnan ki senin o zerafetinden öğrendim.

Uygarlığın yolunda verdiğin uğraşta
Hiç boyun eğmezken,
Rahatsızlıklarını
Bir sonraki günlere ertelemenden,
O içindeki acıları bile
Yüzünde tebessüme inan sen döndürürken,
Ara sırada olsa kırgınlıklara aldırış etmeden,
Kırılmalara aldırış etmeden
O yıllara meydan okuman,
Aydınlıkları önüme
Hiç karşılıksız sen bana sererken,
Kıskanmadan mutluluk yolunda
Bana yol gösterirken,
Yıllar senin bu asaletin karşısında,
Senin karşında boyun bükerken,
Nasıl unuturum nasıl,
O mutluluk dolu ışıltıları,
Ben seni hala severken!

Davutlar / 05.12.2006
Hüseyin DURMUŞ
www.kafiye.net


Tarih 3 Şub 2011 Kategori: Hüseyin DURMUŞ

GÜZELİMSİN

GÜZELİMSİN

Düşüncelerin düşüncemi zorlarsa da,
Okyanustaki dalgalar daha da azmış olsa da,
Karanlıklarla etrafını çevirmeye kalksalar da,
Tüm engelleri senin için hazırlayıp önüne koysalar da,
Ortalık toz duman olup yüzlerini kapatsalar da,
Rüzgârın yeter ortalığı aydınlatmana inan güzelim benim!

Zerren olamazlar senin önündeki kaldırımlarda onlar,
Eline su dökemezler, zemzem olsalar şimdi onlar!
Ruhunun derinliklerine inemezler melek olsalar onlar,
Duygularını anlayamaz hiç biri senin, Kehkeşan olsalar,
Aklın, ileri görüşün, sabrın, metanetin yeter inan güzelim benim.

Ordu çıksa karşına onurlu bakışların yeter durdurmaya,
Nurun o kadar güçlü ki; onları yeter bir anda inan eritmeye,
Uğrunda hazırsın biliyorum seni, sevdiklerin için ölmeye
Ruhumun derinliklerine girdin sen gönül gözünle bir sözünle,
Liyakatın unutulur duygu mudur ki; aşkın kalbimin derinliklerinde!
Unutulur duygu mu aşk, sevgi, sadakat, doğruluk güzelim benim!

Rüyalar seninle güzel oluyor mutluluklarda iç içe olunca,
O gül yüzün gülücüklerle yarınlarda da gülsün tüm güzelliğinle,
Jilet dahi sen den daha keskin olamaz kötülükleri yok etmekte,
İnan biricik aşkım, senin sevdan uzayda yüksek sesle söylenince
Nidan yeter senin olumsuzlukları yıkmaya güzelim benim.

Davutlar/ 07.12.2006
Hüseyin DURMUŞ
www.kafiye.net


Tarih 3 Şub 2011 Kategori: Hüseyin DURMUŞ

RENGİ SOLMASIN

RENGİ SOLMASIN

Akşamın rengi belirirken sonsuz ufukta,
Hızlandı sonsuz çırpınışlar birden boşlukta.
Renginin solması biterken sonsuz ufukta,
Hicranı sarmaya başladı beni yoklukta.

Solmasın gözlerinin rengi yalnızlıkta,
Sararmasın gül yüzün bu günün sonunda,
Harap olmasın şu bahçende açan gonca,
Sakın boynun bükük durmasın bu akşamda.

İzmir/ 11.12. 1977
Hüseyin DURMUŞ
www.kafiye.net


Tarih 3 Şub 2011 Kategori: Hüseyin DURMUŞ

BU KIŞ

BU KIŞ

Yağan yağmur dinmiş, ortalık aydınlık
Birden bire sardı üşüme ve titremek.
Çenem bir birine vuruyor takır takır…
Düşüncelerim dağılmak üzere şimdi.

Yalnız olduğumdan sardı beni titreme,
Kimsesizim, dert ortağım yok İzmir’de
Bana öyle geliyor ki şu köhnemiş şehirde,
Büzülüyorum masamda hep çekine çekine!

Akşam olmuş, hava kararmış
Sobam yanmayacak yine bu kış
Odam bana bakacak; yılış yılış
Otursam mı, çıksam mı, bitse şu kış!

Hele çeyrek asrı bulan yaşım
Birer birer aklar düşen saçlarım,
Alında hendeği andıran kırışıklıklarım
Hayret! Ne çabucacık ihtiyarlamışım!

İzmir 15.12.1976
Hüseyin DURMUŞ
www.kafiye.net


Tarih 3 Şub 2011 Kategori: Hüseyin DURMUŞ

YOK OLSUN

YOK OLSUN

Yalnızlık denilen acı ızdırap,
Bu yaz gününde olmuşum harap
Sarhoş gibiyim, içmedim şarap!
Yanıma gel; sen saz ol, ben mızrap!

Dağ başında bir ev düşün şimdi;
Kervan geçmez, dağın en yüksek tepesi.
Ve bir insan düşün, hiç çıkmıyor sesi.
Tamir görmemiş evin ne damı, ne penceresi

Yollar dikenli ve taşlıklı yavrum,
Ayaklarım yarılmış, ağır yürüyorum!
Bir umut, bir ışık, durmadan arıyorum
Issız dağın başında şimdi korkuyorum.

Engin denizde bir gemi düşün!
Batmak üzere, yolcusu olmuş düşkün,
Mahsur kalanların hepsi küskün!
Kurtuluş ümitleri yok, nereden gülsün!

Bir toprak düşün şerha şerha,
Yalnızlığa itilmiş, şimdi çok tenha
Yağmuru bekliyor, bulut da yok ha!
Ölümü beklemekte, dikkat et ha!

Küçük bir köy düşün dağ başında,
suyu yok, yolu yok, sıcak havada
Kurtuluş için umut kalmadı obada,
Hep birlikte bekliyorlar azraili orada!

Bir şehir düşün şimdi gördüğün bu yerde,
İnsanların yaşayışları tamamen pejmurde,
İnsaf denen duygu kalmamış hiç kimsede,
Vurdukça garip inliyor şimdi sokak köşesinde!

Ağlamak istiyor garip sokak köşesinde,
Gözleri dolu dolu olmuş; yok ona müsaade!
Mahsur kalmış şu köhnemiş şehirde,
Vurun garibe vurun şimdi öldürürcesine!

Kalmamış kimsesi horlanıyor durmadan,
Fayda yok, kendini hor gören toplumdan!
Hele üstünde yürüdüğü kaldırımlardan!
Gözyaşı kalmış şimdi, bir de gariban.

Düşün yavrum düşün ki bulasın,
Yardım elini uzat ki o da kalksın,
Bir dayanağı var şimdi o da yıkılmasın!
Kurtar onu, biraz daha yaşasın!

Uzat elini uzat ki kurtulsun,
Bütün acıları bir anda son bulsun,
Topluma karşı olan kini yok olsun,
Yardımına koş ki, bir hayat doğsun!

İşte yavrum insanların yaşantısı,
Şimdiye dek kalmamış kimsenin ahı,
Sen olmasan da belki olur başkası
Yürü güzel yürü şimdi, olma katı!

Didim / 17.07.1977
Hüseyin DURMUŞ
www.kafiye.net


Tarih 3 Şub 2011 Kategori: Hüseyin DURMUŞ

Nazara Geldin

Nazara Geldin

Düşüncenin saflığını kullanmak isteyenlere,
Gönül gözüne şimdi o nazarı değdirenlere,
Sevdanın çiçeğini bir gecede bitirenlere,
Saflığından seni senden daha çok kıskanıyorum!

Aşkımsın, meleğimsin şu kainatta şimdi,
Gül yüzün sümbüllerle donanmada şimdi,
Gamzelerin kalbimden vurmakta şimdi,
Saflığından seni senden daha çok kıskanıyorum!

Senin için Japon gülüm yapraklarını döktüğünde,
Bir saniye kalbin bensiz olduğun yerde direnmede,
Gökyüzünde melekliğin inan şimdi perçinlenmede,
Saflığından seni senden daha çok kıskanıyorum!

Sözün yeter seni senden daha çok sevmek için,
Bakışların bir ömre bedel uğrunda ölmek için,
Öyle ışığım oldun ki, ayağına geldim sevmek için,
Saflığınla seni senden daha çok kıskanıyorum!

Sensiz yapamıyorum artık, bütün arzum sen,
Zaman kısa, geçen süre bir asır, gülümseyen sen,
Sözüm söz, senden başkası bana haram diyen sen,
Saflığınla seni senden daha çok kıskanıyorum.

Onurlu onurunla kimse karşında duramaz,
Sevda yükünü inan benden başkası taşıyamaz,
Esmerim benim olunca gözyaşlarım taşamaz,
Saflığınla seni senden daha çok kıskanıyorum.

Davutlar / 15.12.2006
Hüseyin DURMUŞ
www.kafiye.net


Tarih 3 Şub 2011 Kategori: Hüseyin DURMUŞ

MELEK YÜZÜN

“Öyle masum bakışların var ki;
gözlerini asla benden kaçırma.
Çünkü senin gözlerinde Aşkı görmek istiyorum.”

MELEK YÜZÜN

Bulut olsam senin yanına gelsem;
Yıldırım olsam baş ucuna dikilsem,
Bora olup senin yanında gezinsem,
Senin bu bakışların ancak beni durdurur.”

Melek yüzünün temizliği şifadır,
Dünyanın tüm gülleri sana fedadır,
Senin aşkın şimdi başımda sevdadır,
İnan bu can sana gerçekten fedadır.

Davutlar/ 18.12.2006
Hüseyin DURMUŞ
www.kafiye.net


Tarih 3 Şub 2011 Kategori: Hüseyin DURMUŞ

SICAKLIĞIN

SICAKLIĞIN

Hani sıcaklığını duyarsın duyguların,
Seni sımsıkı sardığını hissedersin yıldızların bir anda,
Gökyüzünde ayın ışıldaması
Seni yakamozla tanıştırır gölde,
Bahçendeki gülün hışırtısını duyarsın;
Gecenin sessizliğinde sen!
Mis gibi kokusunu duyarsın verandanda
O an biricik aşkını özlersin
Onun yokluğunda ve gözlerin dolu dolu olur,
Yine kendini teselliye kalkarsın
Yalnız başına oturduğun koltukta,
Sıcak bir kucaklama buluşturur seni
Odanın loş ışıklarında
Onu hissedersin gönül gözüyle tekrar
Sımsıkı sarılırsın bütün benliğinle,
Daha da ısınırsın yalnızlığında sen,
Neredesin biricik aşkım diye aranırsın;
Uzun zamandır varlığını hissettiğin
Aşkın karşına dikilmiştir artık,
Buradayım aşkım, bir tanem diyerek seslenir
Sen bir anda koşarsın kapıya doğru,
Uzat ellerini, aç kapıyı şimdi
Bak merdivenlere, göreceksin beni
Sana uzanan ellerimi,
Sana doğru koşarken merdivenlerde beni
Ve sana ” Biricik aşkım, güzelim, Esmerim”
Derken benim o tok sesimi,
Seni seviyorum aşkım, geldim, kucakla beni…

Akbük/ 18.01.2007
Hüseyin DURMUŞ
www.kafiye.net


Tarih 3 Şub 2011 Kategori: Hüseyin DURMUŞ

GÜLÜMSERDİN

GÜLÜMSERDİN

Hani resimlerine baktığım o küçüklüğüm!
Hani ilk şekillerini incelediğim çocukluğum!
Hani boyama yaptığım resim sayfalarım?
Şimdi hayallerini yaşadığım o çocukluğum.

İlk harf öğrendiğim, ilk bilgi kaynağım,
İlk okumayı söktüğüm, ilk defa coştuğum,
İlk insan olmanın yolarını doya doya duyduğum,
İlk defa canım sıkıldığında oyalandığım kitabım.

İlk aşkı, ilk gezmeyi, ilk sevgiyi sende buldum!
Sen öğrettin bana sevgiyi, mutluluk doluyum.
Sevgiliye mektup yazmayı, sevgiyi sende buldum!
Çalışmanın önemini, kişiliği sende buldum kitabım.

Rast gele sayfalarını yırttım, kırdım seni!
Kimi zaman sayfalarını karaladım, bana gülümsedi
Sokak ortasına bıraktım, ateşe attım seni,
Beni bırakmadı vefakar dostum, hep gülümsedi.

Her şeyimle sana güvendim o yıllarda!
Dert ortağım oldun o soğuk gecelerde,
Göz yaşımı sildim yaprağına o ıssız gecede,
Bana direnmeyi öğrettin kitabım, o gecede!

Dert ortağı, can yoldaşı olursun sen!
Yol gösteren, milleti uyandıransın sen!
Vatanı kuran, vatanı yüceltensin sen!
Benim dert ortağım, benim kitabımsın sen!

İzmir / 28.10.2000
Hüseyin DURMUŞ
www.kafiye.net


Tarih 2 Şub 2011 Kategori: Öyküler

Ah Gönlüm!

Ah Gönlüm!

Yalan sevgilerden ayrıl be gönlüm!
Ebedi olanı, sar derim sana
Hayal dünyasından sıyrıl be gönlüm!
Aklını gerçeğe yor derim sana

Kainata bir bak, dinle ne diyor?
Her canlı Rabbini zikir ediyor
Seninse yüreğin benlik güdüyor
Böyle iken vuslat zor derim sana

Ölüme çareyi bulamaz bilim
Söyleye söyleye lal oldu dilim
Her an, her nefeste yaklaşır ölüm
Boşa geçen vakit ar derim sana

Seneler boyunca çile çektirdin
Gece gündüz kanlı yaşlar döktürdün
Sonunda kendinden, canı bıktırdın
Sonun iyi değil har derim sana

Allaha kul olda, yanmaktan kurtul
Şeytanın sözüne kanmaktan kurtul
Bu dünyayı gerçek sanmaktan kurtul
Onunda bir sonu var derim sana

Güne dua ile başlamak güzel
Şeytanı kapından taşlamak güzel
Sevgiyi kalplere işlemek güzel
Canını bu yola ser derim sana

Emine Yılmaz Dereci