BİLİYORSUN, BİLİYORUM, BİLİYORUZ

              Zor olsa da bazı anlar sana dönüyorum. Dönmek istiyorum. Hatıraların tozlu ve Süsenli yollarında boğulasım geliyor. Hiç şüphesiz dalıp gidiyorum öyle anlarda senli her saniyeye. An gelir elimi tutarken görürüm. An gelir bağrışırken, kedi severken, sarılırken. Ellerinle kalp yapışın gelir gözümün önüne. Artık sevginin ötesindedir o an. Aşktır, biraz özlemdir, kırıklıktır, eksikliktir. Neden olur bu bilmem, düşünsem de anlayamam. Diyorum” Yok artık, çoktan bitti.” İnanmak istemez buluyorum kendimi. Sende de oluyor mudur acaba bu? Gerçekten merak ediyorum. Biz birlikteyken, hala aynı yolda yürürken, birimiz diğerini rüyasında görünce diğeri de görürdü hep. Aynı gecelerde girerdik birbirimizin rüyasına. Şimdi rüyama girince aklıma bu takılıyor. “ Acaba o da gördü mü?” ya da aynı anda aynı şeyleri düşünürdük üstüne bir de söylerdik. Ben seni düşünürken senin aklın nerede merak ediyorum.

       Hala. Kabul hala üzgünüm. Hala arada sırada yokluyor beni sensizlik. Bir anda kanıma giriyor. Zorla Al Beniyi açtırıyor. Eski şiirleri okutuyor. İşte bunları yazdırıyor. Hala ara sıra seni merak ediyorum. Sende de oluyor mu bunlar? Aman canım neyse unutsak iyi olur. Unutsan, unutsam, ciddi ciddi unutsak iyi olur, olurdu. Şimdilik örtelim üstünü görmeyelim. Gözden uzak olan gönülden de uzak olur ya zamanla unutturur kendini.  Zamanla alışabiliriz. Ancak zamanla katlanabiliriz.

           Bir gün bir deniz kenarında buluşacağımızı biliyorum. Sen de biliyorsun. Mutlaka bir gün yine karşılaşacağız. Dünya küçük. O zaman konuşacak çok vaktimiz olacak. Yeterince hasret kalmış olacağız. Zaman geçmesin, akşam olmasın, güneş denize batmasın isteyeceğiz. Bak göreceksin halatla nasıl tutacağız güneşi. Göreceksin ellerim ne kadar soğumuş.

Tuğba Aras
24.09.2023 İzmir

www.kafiye.net