şiir. öykü, makale, deneme, tiyatro, masal, fıkra, anı, sohbet, röportaj yazılarının yayınlandığı uluslara arası yazar ve şairlerin katılım gösterdiği edebiyat sayfasıdır. Uyum platformudur.

BABA
KITAPLARIM EKSİK, NE ZAMAN ALIRIZ?
Yillar nede çabuk geçiyor. Sanki dün gibi. Biga İmam Hatip lisesi 1.sinif öğrencisi olan Mehmet, öğle tatili başladığında Biga merkeze 3 kilometre mesafedeki merkez kahvesine yürüyerek gider. Şimdi o kahve ve karşısındaki dükkanlar yok olmuş durumda.
Kanter içerisinde bazen hızlı, bazen koşarak babasının yanına gelen Mehmet, okul açılalı 35 gün olmuş, bazı kitapları, defterleri, kalemleri eksik olduğu için, eksikleri tamamlama hayaliyle babasının ve amcasının bulunduğu kahveye varır. Soluk soluğa kalmış, kan ter içerisindedir.
– Oğlum Mehmet, bu saatte ne işin var burada? Senin okulda olman gerekiyor?
– Mehmet; baba öğle tatilindeyim. Senin burada olacağını düşünerek geldim. Ekim ayının 10 na geldik. Defter, kitaplarında noksan var.
– oğlum, ayın 15 de maaş alınca noksanlığı alırız. Şimdi bende para pul yok. Sen boşuna buraya kadar yorulmuşsun.
Bu sırada babası ve amcası sigara içerken aynı zamanda çay içmeye devam ederler. Amcası seslenir.
– bizim oğlan, karnım iyice acıktı. Ne zaman yemek yiyeceğiz.
– Bizim oğlan, acele etme! Lokanta kaçmıyor ya! Biraz sonra yeriz. Şimdi Mehmet ile konuşuyorum. Nasılsa biraz sonra okuluna dönecek, bizde gidip yemeğimizi yeriz.
– Gönder şu oğlanı, benim karnım zil calmay başladı.
– Bizim oğlan, sen karşıdaki köfteciye git otur. Hem benim için, hem kendin için soyle. Oğlum, sen şimdi okuluna git, dersine geç kalma. Söz senin ihtiyaçlarını maaşımı aldığım gün alırım. Biz şuan amcan ile köydeki yapılacak işleri konuşuyoruz. Sürülecek tarlalara ne edeceğiz, onları karara baglayacagiz.
– Baba, arkadaşlarıma yalan yapmaktan utanıyorum. Arkadaşlarımın kitaplarını alıp çalışıyorum. Notlar aliyorum.
– Bizim oğlan, bu iş çok uzadı. Mehmet sen okuluna git. Baban alacağım dedi. Şimdi bizi rahat bırak.
– Amca , okul açılmadan önce alırım diye söz verdi. Hâlâ noksan kitap, kalem ve defterlerin var.
– Oğlum Mehmet, ırz dedim. Sen şimdi okuluna gidiyorsun, tamam mı! Marş, marş..
– Tamam babacığım, ben okulun yoluna koyulayim. Anca varirim. Biraz koşarım, biraz hızlı yürüyünce 20 dakikada varım.
– Tamam oğlum, akşama konuşuruz. Bizim oğlan, kalk karşıdaki kofteciye gidelim.
Amcası ve babası kalkıp kahvenin karşısındaki kofteciye gererler. Mehmet, yine boynu bükük, morali bozuk, hayal kırıklığına uğramış biri olarak yavaş yavaş okulun yolunu tutar.
Mehmet öğlen yemeği yememiş sadece şu içerek açlığını bastırır. Amcası ve babası lokantaya gitmeden önce Mehmet in karnının aç olup olmadigini; ne babası, nede yaygaracı olan Amcası sormadılar. Abi kardeş lokantaya karın doyurmaya giderken; öğle tatilinde karnı zil çalan Mehmet i de yemek için davet etmediler. Üstelik aç mı, karnı tok mu diye de sormadılar gibi yanlarından kovaladılar.
Mehmetin babası maaş günü noksan olan kitap ve defterlerin hepsini değil, yine kafasına here almıştır. Mehmet yine noksanlariyla okuluna gidip gelmiş, arada bazı ihtiyaçlarını annesinin verdiği para ile almıştır. Mehmet harçlık almadan okula gidip gelmektedir.
Mehmet, bir eğitim yılını noksan kitap ve defterleri ile tamamlamış, sene sonunda noksan kitapların derslerinden haziran sınavlarına kalmış, sınavları basari ile geç.istir. sınav zamanı arkadaşlarından aldığı kitaplarla çalışmış ve başarılı olmuştur.
Mehmet artık emekliyim, yalnız yaşıyor. Şimdi Eylül ayındayız. Okullar açılacak. Mehmetin içini yine bir hüzün, bir acı sarmıştır. Onun gibi şimdi kaç öğrenci deftersiz kalacak. Bereket öğrencilerin kitaplarını şimdi devlet veriyor. Keşke Mehmetin zamanın da da devlet kitapları verseydi.
Su gibi akıp giden zamanda önemli olan hesabını yapmak, hatalarını görebilmektir.
Yeni eğitim öğretim yılının öğrencilerimize, velilere, öğretmenlerimize, ülkemize hayırlı olmasını diliyorum.
06.09.2024 Cuma/ Karabağlar
Hüseyin Durmuş
Emekli edebiyat öğretmeni
Şair yazar
Www.kafiye.net edebiyat sayfası sahibi
Yorum Yapın