Kimsesizliğin , çaresizliğin pençesine daha doğmadan , masum bir bebekken düşmüş olan ben, kim bilir belki ben de bir gün mutlu olurum.
Bügün bir kez daha aşağılandım. ‘’Neden ?’’, ‘’Neden BENİ SEÇTİN?!’’ , ‘’Dünyada o kadar insan varken Neden çaresizce ben yalvarıyorum sana ?!’’
Çünkü o zayıftı. Zorluklarla baş etmek yerine kolay olanı yani kaçmayı seçti o. Annem ve beni terk edip gitti .Evet , zaman geçiyor ve ben büyüyorum hayatın sert ve acımasız koşullarına rağmen..!Ben doğaya aşık biriyim. Doğayla iç içe olan biri. Suyu çok seviyorum küçüklüğümden beri ve doğa fotoğraflarını çekmeye bayılıyorum.Hayata’’ her şeye rağmen ben buradayım’’ demenin en güzel örnekleri bunlar. Benim biriciğim olan ANNEM , suya olan ilgimi bildiği için 18. Yaş günümdeki hediyesi en güzel hediyesiydi. Çünkü artık ben Rafting yapacaktım. Benim bu zevkim hala sürüyor. İlk başlarda biraz zorlandığım raftingde artık ustayım.
Beni hayata bağlayan meşgalelerimin arasında doğa fotoğrafı çekmek de var. Bunu bilen annem yine boş durur mu hiç. Üniversiteden sonra benim yıllardır çekip sakladığım fotoğraflarımı bir doğa dergisine göndermiş.Tabi benim hiçbir şeyden haberim yok. Odamda bir sabah uyandığımda bir zarf buluyorum. Zarfın üzerinde’’ Onur AKASYA’’ yazıyor.Hemen açıp okumaya koyuluyorum zarfın içindekini.Şok ve sevinç karışımı bir duygu yaşıyorum o anda. Zarfta benim zevk için çektiğim doğa fotoğraflarını dergide yer almasının uygun olacağını söylüyor.Ve beni iş görüşmesi için çağırıyorlardı.
İlişkimizin temellerini atalı 6 ay olmuştu. Bu 6 aylık süre zarfında Umut ile dolu dolu yaşadık hayatı. Bende bir takım gelişmeler de olmadı değil. Ben artık birkaç kelime söyleyebiliyordum işaret dilini kullanmadan. Bu hayatımda bir ilkti. Bunu Umut’a borçluyum tabiî ki. O olmasaydı belki de hiç konuşamayacaktım. Hatta belki duyamayacaktım bile. Evet ben şu anda duyabiliyorum. Bu nasıl mı oldu… Önce ‘’Umut ile Onur’’ adlı davetiyelerimizi bastırdık düğün için. Çünkü her şey o kadar çabuk gelişti ki ve artık birbirimizden kopamaz hale gelmiştik. 14 Şubat’ta ona evlenme teklifi etmiştim. Sonra evlendik, düğündü, dernekti derken zaman çok çabukgeçti. Evliliğimizin 1. ayındayken dahaTıp alanında bir yenilik oldu. Türk doktorlarımızın başarısı benim için umut oldu. Bir ameliyatla artık duyabilecektim.Ve Umutla karar alıyoruz 8 Eylül’de bir operasyon ile duyabilecektim. Yalnız bu ameliyatın hayati bir riski vardı benim için. Eğer ki ameliyat başarılı geçmez ölebilirdim de. Ama biz böyle bir riski üstleniyoruz Umut’la. Çünkü biz nelerin üstesinden gelmedik ki onunla. Neyse ki korkulan olmadı.Ameliyat başarılı geçti. Ömrümde ilk defa duyabilecektim. Bunu en çok da Umut’un sesini duyabilmek için yapmıştım.İlkinde sadece % 40 duyabiliyordum. Ama sonraki seanslarda bu yüzdelik dilim %90 ‘ a kadar çıkabilecekti.1, 2, 3. seanslar derken bende bayağı bir artış görülmüştü.
Duyabildğim için artık konuşmam gerekiyordu.Bunu da Umutla hallediyorduk. Umut sayesinde ilk başlarda birkaç kelime konuşabiliyorken şimdilerde neredeyse tamamen konuşmamı düzeltmiştim. Bu nedenle Umut’a yanımda bulunup bana destek olduğu için ne kadar teşekkür etsem azdır.Keşke her şey bu kadar güzel devam etseydi. Ama ne yazık ki bir gün Umutla kavga ettik. Çünkü onu herkesten, her şeyden kıskanıyordum . O yalnızca benimdi. Umut üniversiteden sonra Çevre mühendisi olmuştu. Tartışma sebebim ise sık sık toplantılara, iş yemeklerine gitmesiydi. Kısacası beni ihmal ediyordu.
Bugün sana artık son kez yazıyorum. Bir daha rahatsız etmeyeceğim seni söz veriyorum. Çünkü artık her ne kadar pişman olsam da geri dönüşü olmayan bir yola girdik ikimizde. Ve bunun tüm sorumlusu benim. Benim acizliğim yüzünden bitirdim aşkımızı. Sen yoksan yaşamanın da bir anlamı yok benim için. Evet , bugün sana son kez yazıyorum artık. Çünkü ben bugün ölüyorum Umut. Senden son bir ricam var. Beni unut…Sakın pişmanlık duyma.Çünkü sen her zaman haklıydın. Seni ölsem dahi yaşatacağım içimde. Seni Seviyorum
www.kafiye.net





