Susma Çığlığım Yalan Dünyaya
Dile kolay aklın bir köşesinde
Bağımlılık içinde bağımsızlığı sorgularken
Yüreğinde sevdiklerinin yasını tutmak
Gözlerim önüne serilen ebem kuşağı
Aklın her bir köşesi
Dünün “yanlış bilinci”
Benimdir deyip ”sağcı”, ya da “solcu” kimliğimi ne vakit sorguladım…
Uymamız ve itaat etmemiz beklenir
Değil mi ki kendi bilgi artışımız
Gerçek, yanlış olanı defeden
Yoksa “modern” ve “ilerici” bir hareketi midir!
Sebebi kirpiklerime yapıştırılan
Etime batarken ruhuma dokunan
Bu nasıl bir vicdan
Düşüncemi özgürlüğümle ifade edememem
Yani öyle sadece laf üreterek
Birliktelik kurulmaz ki
Sözleşme yapılmaz
İnsanlar üzerinde ahkam kesilemez!.
Bilmek isterim önümüzdeki tablo,
İçindeki insan malzemesi bu mu!..
Hah şöyle :
”Evvel âr idi, şimdi kâr mı oldu,”
Gidiş o gidiş
Değil mi ki gücü yetene
Dün gibi bitenleri bekleyenlere
Görünen o ki
Feleğin çemberinden geçenler
Gecesi silahlı
Gündüzü külahlı
Onlar önce sağa, sonra sola nasıl bakılacağını bildiler
Güme giderken bile
Yüzünü titreyen ellerin arasına nasılda gömdüler
Unutulan iyileşir mi!
Ne biçim birey, toplum ve özellikle devlet bu
Düşün şimdi gafil avlanırken galeyana geldiğimi
“Özgür davranışmla” , “özgür irademle”
Alınan kararları hayata neden geç geçirdiğimi
Aynı şeyi görenler engelleyin hadi!
“Üzümünü ye bağını sorma,” diyenlere bu şiirim
‘Halep oradaysa,
Arşın burada
Bak ki olmasın gelen ağam, giden paşam”
İlknur Özgün Yıldırım____17 Mart 2016 Perşemben
www.kafiye.net





