Sen benim korkmadan
Sırtına dayandığım koca çınarsın.
Senin gövden de hayat bulan bir dal
Dalın da yeşeren bir yaprağım…
Varsın ; fırtına , tufanlar kopsun
Azgın dalgalar boyumu aşıp sahile vursun
Altın sarısı kumsalına süzülüp , koyuna sığındığım
Hiç büyümeyen minik beyaz martıyım…
Varsın ; gökte ay kararsın , yıldızlar sönsün
İsterse şimşekler çaksın,yıldırımlar düşsün
Çıkmaz karanlık sokaklara bile aldırmıyorum
Benim hiç batmayan güneşim , ışıklı yolumsun…
Hayat gailesinin keşmekeşi için de
Feleğin çarkın da dönerken
Ayağıma taşlar takılsa bile
Düşmeden yürüdüğüm dayanağım asamsın…
Sakın , sakın ha gitme, gidip te beni yıkma
Uzağıma düşüp kara günler yaşatma
Zemheri ayazın da , kızını kor ateşlere atma
Gözü yaşlı , boynu bükük bırakma…
Nuray Çakmak / 17.12.2014
www.kafiye.net





