Kategoriler

Arşivler


Tarih 28 Nis 2024 Kategori: Hüseyin DURMUŞ

Sebebini Biliyorum

Sebebini Biliyorum


Eskiden bilgisayar başından kalkmazdım. Telefonu elimde tutar bir şeyler yazmaya çalışırdım. Vatan, millet, özgürlük, hürriyet, insanlık, insan olma üzerine yazardım. Aşık olmadığım halde güzel aşk şiirleri yazardım. Burada yayına verdiğim zaman dostlarım aşkım için hayırlısı olsun, devamı gelsin diye temenniler bulunurlardi. Ama bu sıralar yazmak değil, kalemi kağıdı bile almak istemiyorum. Yaşım 69 ve bu Yaşin verdiği haylazlıkların etkisi var diye düşünüyorum yapmamayı ama değil. Haylazlık olmaz. Ben aylak kalmayı hiç sevmem ki, işlerimi bırakayım. Şu sıralar sadece balkonumdaki çiçeklerle uğraşıyorum. Balkona çıkıp çevreyi seyretmekte güzel oluyor.


Sevgili dostlarım. Bu bikkinligimin en büyük etkisi diye düşündüğüm bir neden şu sanal dünyada doğru insanların azalması sanırım. İnanın son 3 aydır sanaldan dost olduğum Şair ve yazarların paylaşımları beni biraz üzdü. Emeğe, üretmenin sevgisine, çalışmasına saygı göstermeyen erkek ve kadın şair ve yazarlar isyanda. Şair ve yazarım diyen erkek ve kadınların bazıları çaldıkları şiirleri kendilerine uyduruyor, altına utanmadan, sıkılmadan ahlaksızca kendi isimlerini yazarak yayına veriyor. Daha da ileri giderek bazıları kitap yayınlayarak yaz olduklarını böbürlenerek çevresine anlatıyor.Hiç emek vermeden, alın teri dökmeden, düşünmeden, yürek hareketlerini duymadan, şiirlerinin üzerine; bazen acı, bazen mutluluk, bazen içten akıp gelen sevginin göz yaşı damlaması olmadan başkalarının şiirlerini kendisine aitmiş gibi yazmak bana göre şerefsizliğin, ahlaksızlığın, emek hırsızlığı yaparak kitap sahibi oldum diye böbürlenmenin neresinde Şair oldum ifadesi oluyor?

Dostlarım. Bu sanal alemde bazı erkekler kadın profili, bazı kadınlarda erkek profili ile paylaşım yapmaya çalışıyorlar. Amaçları insanlarla dalga geçmekmiş. Yahu gerçek bir insan olun da senden bilgi, beceri, ahlak, namus, şeref, Doğruluk üzerine bir faydanızı mi gördük ahlaksızlar, şerefsizler. İnsan olun insan! Adam olun da ağır ol desinler! Taş yerinde ağırdır, size bu ağırlığınız nedeniyle size efendi, molla desinler! Ama ne gezer, şerefsizlik diz boyu. ” ya göründüğün gibi ol, ya da olduğun gibi görün ” demişler. Eskiler boşuna söylemez böyle sözleri. Şu sanal dünyada bu söze uygun kaç kişi var derseniz iki elin parmak sayısı kadar dersiniz. Bu nedenle sanal alemde doğru insanı bulmak için uğraşmayacaksınız. Doğrular sizi bulur. Bulduğunuz zaman sakin korkutmasın, ürkütmeyin iyi insanları, sımsıkı sarılın dostluklarınıza. Sevgili Şair ve yazar arkadaşlarıma.

Uzun zamandır yazı yazmıyorum. Şiir yazmıyor. Aklıma birseler geliyor tam yazayım diyorum uçup gidiyor, hayal ülkesinde beni seyre dalıyor. Elimden bir şey gelmiyor. Bu haylazlık Web sayfamın güncellemesine de yansıdı ne yazık ki… Web sayfamda kendi yazılarından daha çok Şair, yazar arkadaşların yazılarını yayına allıyorum. Dost ülke ve diğer ülke şairlerinden de Web sayfasında yayına yazılarını aliyorum. Ne yazık ki www.kafiye.net sayfasında çok sık paylaşım yapamıyorum. Bazı Şair ve yazarlar paylaşımlarım konusunda beni hoş görü ile karşılıyor. Beni üzen kısmı ise bazı yazar ve Şair arkadaşlar paylaşım yapamadığı düşünmeden ya dostluktan, arkadaşlıktan çıkıyor ya da selamı sabahı kesip beni takipten çıkıyor. Hepsinin de canı sağ olsun. Ben buralardayım. Belki anında cevap veremiyorum, ama yine de sağ olasınız. Web sayfasında paylaşım yaptığım bazı yazıların çalıntı metin ve şiirler olduğunu gördüm. İster istemez o kişileri sayfamdan atıyorum.

Yeni telif yasası gereğince yayın olayı ciddi ciddi zorlaştı. Yabancı bir yazıyı Türkçeye çevirmek yeterli değil artık. Çevrilen metnin de bana gönderilmesi gerekiyor. Bir de şirin, metnin sahibi kimse bana yayınlamak için göndermesi gerekiyor. Bu kısımda çok önemli benim için. Dostlarım. Yakında sayfamda yazıların yayınlanması ile ilgili bir açıklama yapacağım. Sizleri fazla meşgul etmeyeyim.

Saygılarımla.

28.04.2024 pazar Karabağlar

Hüseyin Durmuş
Emekli edebiyat öğretmeni
Şair yazar
Www.kafiye.net edebiyat sayfası sahibi.


Tarih 26 Nis 2024 Kategori: 陳秀珍 (Chen Hsiu-chen)

〈魔鏡〉〈Sihirli Ayna 〉

〈魔鏡

時間把魔鏡越磨越亮

照亮童話森林

魔鏡旅行過古代與現代

閱讀過大洲小

女人與男人像星星

多到讓她記不

壞皇后藏起白雪公主

濃妝後她嬌聲問

「魔鏡啊魔

誰是世上最美的女人?」

魔鏡

「報告皇后

用微笑彩妝的蒙娜麗莎

是世上最美的女人?」

壞皇后開始發出通緝令

用塑膠花化妝的花園

嬌滴滴問:

「魔鏡啊魔

誰是世上最美的風景?」

魔鏡

「報告花園

不化妝的突尼西亞夜景

謬斯藏在裡面

那是世上最美的風景」

花園開始用流淚的玫

寫香水的詩

〈如果愛〉

如果愛

有形

那必定

你的眼

如果愛

有歌詞

那必定

是我的小名

如果愛

沒有裝門鈴

那就用信封

寄出一個字

如果愛

沒有翅膀

那就用

感動幾座山

如果愛

隔著一片海

那就變成一條魚

和千萬朵浪花奮戰


陳秀珍 (Chen Hsiu-chen)

Sihirli Ayna

Zaman aynayı daha parlak ve daha parlak yapar

Masal ormanını aydınlat

Sihirli Ayna antik ve modern seyahat ediyor

Küçük Kıta hakkında okuyun

Kadınlar ve erkekler yıldızlar gibidir

Hatırlaması için çok fazla

Kötü kraliçe Pamuk Prenses’i gizliyor

Yoğun sisden sonra koptu:

“Sihirli ayna, sihirli ayna

Dünyadaki en güzel kadın kim? “

Sihirli ayna diyor ki:

“Kraliçeye rapor ver

Mona Lisa bir gülümsemeyle yaptı

Dünyadaki en güzel kadın? “

Kötü kraliçe istek emri vermeye başladı

Plastik çiçek makyajlı bahçe

:

“Sihirli ayna, sihirli ayna

Dünyanın en güzel manzarası kim? “

Sihirli ayna diyor ki:

Garden Rapor Et

Makyajsız Tunus gece manzarası

Jones içeride saklanıyor

Dünyadaki en güzel manzara. “

Bahçe güllerin gözyaşları ile başlar

Parfümün şiiri yazıyorum

Eğer aşksa

Eğer aşksa

Şekil

Bu olmalı

Gözlerin

Eğer aşksa

Şarkı sözleri var

Bu olmalı

Bu benim küçük adım

Eğer aşksa

Kapı zili yok

O zaman zarfı kullan.

Bir kelime gönder

Eğer aşksa

Kanat yok

O zaman ayaklarını kullan.

Birkaç dağa dokunmak

Eğer aşksa

Denizin karşısında

O zaman bir balık ol

Binlerce dalgayla savaşıyorum


陳秀珍 (Chen Hsiu-chen
www.kafiye.net


Tarih 26 Nis 2024 Kategori: Eylül

YÜZÜN

YÜZÜN


Hafızamda toparlayamadığım yüzün,
Gözlerin unutulmaya yüz tutmuş bir anı sanki,
Toprağa karışmakta olan bir can nasıl sancılıysa,
Öylesi bir oluşla tükenmekteyim
Varlığından esirgediğin her zerren
Lime lime dökülmekte ruhumdan.
Ölü doğmuş bir umuda inanmışlık…
Yolun sonunun görünen kısmındaydı tutunduğum dal
Ve acı sinsi bir zehir gibi dağılırken kanıma
Suyun kurumuş toprağa yürümesi gibi bir şeydi
Serin ve bir okadar yakıcı.


Eylül/26.04.2024/Karabağlar
www.kafiye.net


Tarih 26 Nis 2024 Kategori: Kezban Koçak

ÇOCUK NEŞESİ BAŞKADIR!

ÇOCUK NEŞESİ BAŞKADIR!



Çocuk; neşe demek,

Saflık, doğallık demek…

Gülen gözlerle baktığında,

Yüreğimizi sarmalayan sevgi demek.

Yanağından süzülen yaşlar ise;

Kalbimizi delip geçen oklar demek!

Yaşam kaynağımızdır,

Hayatımızın rengidir çocuklarımız.

Gelecek onlarsız olmaz!

Savaşlarda yitip giden minik bedenlere

Gözyaşları isyan eder,

Yürekler dayanmaz!

Tüm dünya çocukları kardeştir.

Her 23 Nisan’da buluşur, kaynaşırlar…

Ve Sevgili Atam’ın onlara armağan ettiği
Bayram sevincini doyasıya ya
şarlar…

Dünyanın hiçbir yerinde yoktur,

Çocuklara özel Bayram.

Gelecek onlarındır diyen Atam;

Minik elleri tutarak, göstermiştir

Çocuk sevgisini tüm dünyaya…

Neşe tohumları ekilmiştir dört bir yana.

Çocuklarımız ölmesin savaşlarda.

Dünya neşe ile dolup taşsın!

Çocuklarla el ele, gönül gönüle…

Çocuk Neşesi, bir başkadır kalplerde…



Kezban KOÇAK / İstanbul -23.04.2024
www.kafiye.net


Tarih 26 Nis 2024 Kategori: Kezban Koçak

KAMPÜSTE SAKURA BAHARI

KAMPÜSTE SAKURA BAHARI



Sakura ağaçları çiçek açtı kampüste.

Mis kokular eşliğinde, görsel bir şölene

Dönüştü Orta bahçe…

Gençler yayılmış çimenlere…

Ilık rüzgar, tatlı tatlı tenleri okşamakta.

Her bahar gelişinde yeniden filizlenir,

Yeniden doğar aşk yüreklerde…

Tüm ihtişamıyla açan çiçekler;

Kısa ömürlerini bilseler de,

Tutunurlar hayat dallarına…

Sevdalarını yaşarlar doyasıya…

O anın keyfini çıkarmak,

Tüm hücreleriyle aşkı hissetmek,

Sevmek, sevilmek isterler.

Yaradan; tüm güzellikleri ilmek ilmek işleyerek sunmuş doğanın bağrına.

Aşkla bezenen, sevgiyle yoğrulan

her şeyin kıymeti bilinirse eğer;

Ruhumuz da kanatlanıp keyifle uçacaktır

Ölümsüzlük diyarına…

Geçici aşkların yerine, daimi sevgilere kucak açacaktır belki de…?


Kezban KOÇAK / İstanbul-04.04.2024

www.kafiye.net


Tarih 19 Nis 2024 Kategori: Hüseyin DURMUŞ

BU BIR HATIRLATMADIR, DIKKAT!

BU BIR HATIRLATMADIR, DIKKAT!


Değerli dostlarım 3 Nisan 2024 günü bir yazimda; İstanbul ve Ankarada büyük yangınlar oldu. Sırada yangın çıkacak ilin izmir olduğunu yazdım. İnanmanın yanılmadım. Bugün, yani 18.04.2024 persembe günü organiza sanayisinde büyük yangın çıktı. İlginçtir bir yer tutuştu, çok kısa zamanda alevle iki işlerini daha etkiledi. Nasıl Antalya’daki teleferik kazası geliyorum diyer nasıl geldiyse! Kısacası bu ülkede ne hikmettir ki yangınlar, kazalar, olumsuzluklar nedense muhalefet belediyelerinde.Şimdi bir uneccimlik yapacağım. Çanakkale, Muğla, Antalya, aydın, Balıkesir, Bursada orman yakilma yangınlarıni bekliyorum. İnşallah yanılırım. Ama muhalefet belediyeleri beni kesinlikle yaniltmayacaktir. Şimdi sizinle daha önceki yazımı paylaşıyorum.


Kafalar Karışık!

Selam dostlarım. İyi akşamlar diliyorum. Ben idare ediyorum, sizlerin durumu nasıl? İki gündür kafam biraz karışık. Bakalım yarın karışmaya devam edecek mi? Yerel seçimlerinin ardından büyük yangınlar başladı. İstanbul, Ankarada iki büyük yangın. Istanbulda eğlence yeri yandı 29 vatandaşım yaşamını kaybetti. Ankarada geri dönüşüm fabrikası yanmaya devam ediyor. En büyük korkum bu büyük yangınların yarın da devam edebilir. İzmir mahrum kalmaz bu tür olumsuzluklardan.

Dostlarım. Eğlence yeri kundaklandı ve dikkatleri Müslümanlarının üzerine çekilmek istendi. Bugün geri dönüşüm fabrikası yandı. Hala devam ediyor. Yurt ekonomisine katkısı olan bu fabrika çalışan insanları istihdam ediyor. Şimdi çalışmalara ara veriliyor. Izmirde de kereste, boya imal eden fabrikaların sahipleri çok dikkat etsinler. Benim aklıma getiren şeytanın işi yok bazı kişilerin kulaklarına fısıldayabilir.

Dostlar yangınlar fabrikalardan devam ederse ekonomik zararlara neden olacaktır. Bu durum ekonomi çöksün, cumhur hükumetin güç kaybetmesi olsun diye. Allah bu ulusu provokatörler, çıkarları uğruna devleti satmaya hazırlanmış olanlardan korusun.
Saygılarımla.


03.04.2024 / çarşamba /Karabağlar
Hüseyin Durmuş Emekli edebiyat öğretmeni Şair yazar
www.kafiye.net edebiyat sayfası sahibi


Өткөн чактар “өткөөл


Өткөн чактар “өткөөл

Өткөн чактар “өткөөл “болуп мурдагы,
Түнгө карайм жымжырттыкта уурданып.
Мага жолдош болгонундай сезилет,
Жылдыздардын бир калыпта турганы.


Эңсеткендей ысык жайдын далдаасын,
Жүрөгүмдү дүкүлдөтөт ал-басым.
Дүркүрөтүп” сел” каптатып боюма,
Махабаттын ачтың укмуш каалгасын?



Билбейм эми менден кандай атат таң ?
Жүрөгүмдү түртүп бердим апаатка.
Көтөрө бил кагылайын көтөрө,
Жөнөкөйлүк кымбат болот атактан.


Шамаалыңдан шайым кетип турганда,
Мен өңдөнүп түнгө карай уурданба.
Селдей аккан сезимимде не айып,?
Азабыма бүткөн болбо муңдуу-арман.


Өмүр-бекет,тозуп алып узаткан,
Сөз тийгизбей,мактоом гана бу-затка!
Тынчтыгымды -тынч дүйнөмдү баягы,
Селдей аккан сезимдерим бузат даап!


Максатгуль Жанузакова
www.kafiye.net



Tarih 22 Mar 2024 Kategori: Hasan Xolmirza Goyib

УСТОЗЛАР СУҲБАТИДА

УСТОЗЛАР СУҲБАТИДА

“Сен азиз зотлардан ёдгорсан.

Хотира, хотира, хотира…”

Абдулла Орипов.



Ҳаётим давомида болалигимдан шеърларини севиб ӯқиган ва ҳавас қилган улуғ шоирлар билан учрашиш менга насиб этди.

2008 йилда “Уйингдаги бешиклар”, “Устимиздан ўтган ойлар” каби китоблар муаллифи, Ӯзбекистон халқ шоири Сирожиддин Саййиднинг таклифига биноан Сариосиёга бордим.

Тошкентдан ўзбек адиблари Сурхондарё вилоятига ижодий сафарга келишган экан. Сариосиёдаги учрашув Сирожиддин аканинг 50-йиллик юбилейига бағишланган экан. Сирожиддин акага Тошкентда ўтган ижодий кечада Абдуваҳоб Тошматов ижро этган “Ватан обод” ва “Тасанно” қўшиқлар маъқул бўлиб қолган, ва ҳофиздан “Ҳасанбойни бирга олиб келинг” деб қаттиқ тайинлаган эканлар.

Даврага кириб борганимизда Сирожиддин аканинг ўзлари бизни қарши олдилар.

Устознинг укалари Фурқат ака бизлар билан бир дастурхонда ўтирдилар.

Сирожиддин ака Абдуваҳоб акани даврага таклиф этди ва : “Ватан обод”ни куйлаб беринг” дея илтимос қилди.

Ҳофиз ҳам “Ватан обод” ва “Тасанно” қўшиқларини ижро этдилар ва даврадаги меҳмонларнинг олқишига сазовор бўлди. Шоирнинг ижодий кечасида Ӯзбекистон халқ шоирлари Абдулла Орипов, Усмон Азим, шоир Рустам Мусурмон, устоз Аҳмаджон Мелибоев, Ӯзбекистон халқ ёзувчиси Эркин Аъзамовлар билан танишдим. Ушбу лаҳзалар хотирамнинг ям-яшил оламида сақланиб келади. Айниқса болалигимдан шеърларини севиб мутолаа қилганим, устоз Абдулла Орипов ва Усмон Азимлар билан учрашув менинг энг катта орзум эди.

Фойега чиққанимизда устоз Усмон Азим билан суҳбатлашдик. У киши адабий алоқаларимиз узилиб қолганлигидан афсусланиб гапирдилар.

Устоз ёнимизга яқинлашган ёзувчи Эркин Аъзамовга: « Бу йигитлар шоирлар» деб таништирганида, Эркин ака «Э, ҳали сизлар ҳам шоирмисизлар? Мен сизларни туппа-тузук одамлар дебман» -дея ҳазил-мутойиба қилди.

Ўша даврада шоир Маҳмуд Тойирга сўз берилди. У киши жуда самимий ва дилбар шеърлар ўқидилар. Даврадагилар шунчалар қойил бўлишдики, шоирни иккинчи марта даврага таклиф қилишди.

-“Усмон ака нега сиз шеър ўқимадингиз?”- деган саволимга у киши: «Биз кеча Термиз шаҳрида шеър ўқидик. Бугун бошқалар ўқишади» деб жавоб бердилар.

Давра тугамасдан олдинроқ, Абдулла ака бир нечта меҳмонлар билан чиқиб кета бошладилар. Мен Сирожиддин аканинг олдига бориб: «Сирожиддин ака, Абдулла акани зиёрат қилмоқчи эдик» дедим. У киши менинг қўлимдан ушлаб «Абдулла ака, бу шогирдларимиз Ҳиротдан келишибди, сизни зиёрат қилгани» дегандилар, Абдулла акани ўраб олган барча кишилар ўзларини четга олишди. Биз Абдулла ака билан бағирлашиб кўришдик.

Ўша куни Абдуваҳоб аканинг қудасиининг уйида меҳмон бўлгач, эртасига Сирожиддин акаларнинг уйларига бордик. Муҳтарам оналарини зиёрат қилиб, дуосини олдик.

У киши устозларини кузатгани Термизга кетган эканлар, телефонда: «Соат иккиларга етиб бораман, кутиб туринглар» – дейишларига қарамай, Абдуваҳоб ака, «Помирга кетишим керак» деганлари учун Регарга қайтиб кетдик.

Регарга қайтар эканмиз мендан бахтли одам йўқ эди. Чунки ёшлигимда Абдулла Ориповни тушимда кўрган эдим.

Хозир ҳам ушбу сатрларни қоралаб ўтирар эканман, устознинг “Йиллар армони”


шеъри беихтиёр ёдимга тушмоқда:


Кимгадир яхши гап айтдик, биродар,
Кимдир бир умрга ранжиб ҳам кетди.

Кун кеча ёш дердик ўзни бир қадар,
Бугун-чи, балоғат пайти ҳам етди.


Инсон ўз умрини ўйласа кўп вақт
Қийнайди ўзидан ўтган қусурлар.
Кимгадир айтилмай қолган бир раҳмат,
Кимдандир сўролмай қолган узрлар.


Мукаммал кўрмоқчи бўлдик дунёни,
Етук бўлолмадик ўзимиз бироқ.
О, йиллар армони, йиллар армони,
Армон кўрмадим мен сиздан буюкроқ.


Инсонга тобемас замон, инчунин,
Инсон юрагида аламлар қат-қат.
Фақат бир таскин бор, барчаси учун
Афсус чека билсанг-шу ҳам бир давлат.


Абдулла Орипов инсон руҳиятининг моҳир мусаввири, ярим аср давомида ёшлар зеҳниятига таъсири кучли бўлган ўзбекнинг энг миллий ва машҳур шоири эди.

Устознинг “Она тилимга”, “Ўзбекистон”, “Мен нечун севаман Ўзбекистонни”,“Юртим шамоли”, “Қарши қўшиғи” каби шеърлари ўзбек юртига, миллатига қўйилган ҳайкал бўлса, “Қозоғистон”, “Қирғиз диёри”, “Арманистон”, “Тунислик бола”, “Озарбайжон”, “Музаффар ўлка”, “Некрасов хҳсрати” каби шеърлари, “Ўзбегим тожик билан” ғазали ўзбек халқининг дунё халқларига нисбатан ҳурмат-эҳтиромини акс эттирувчи энг гўзал ва бетакрор ижод намуналаридан саналади.

Худди шундай таърифни устознинг бошқа мавзудаги шеърлари хусусида ҳам айтиш мумкин.

Устоз Абдулла Орипов аруз вазнида ҳам оз бўлса – да соз ва гўзал ғазаллар иншо этган. Устознинг ғазаллари Эркин Воҳидов, Жамол Камол ва Ўлмас Жамол ғазаллари сингари ўзбек мумтоз шеъриятининг дурдоналари сирасига киради.



Hasan Xolmirza Goyib “Ишончу меҳрдан устувор дунё”.
www.kafiye.net


Tarih 22 Mar 2024 Kategori: Md Ejaj Ahamed Murshidabad

Dünya Ne Kadar Güzel Olurdu

Dünya Ne Kadar Güzel Olurdu


Doktor MD Ejaj Ahamed

Murshidabad, Batı Bengal, Hindistan


Yol gökyüzünde yürüyor

Bulut oğlanları ve kızları ufuk çizgisine gidiyor

Sınır çizgisini rahatsız edilmeden bir gülümsemeyle geçmek

Sınırda kayıtsızca oturmuş

Meraklı gözlerle bakıyor

O da şaşkınlıkla kuşlara bakıyor

Ayrıca bir ülkeden başka bir ülkeye uçuyorlar

Kendi akıllarıyla kolayca gidiyorlar

Sınırda duruyorum

Birçoğu her iki tarafta da duruyor

Dikenli tel korkuluk gözlerini gökyüzünden indiriyor

bize göz kırptı

Sonra anılar zihnimizin derinliklerinde toplanıyordu

Ve zihnin tuvaline resim yapmak

Tatlı anıların özgür gidiş ve gelişleri

Çitsiz dünyadan koşuyorduk

Tel çitin gözleri ve ağzında

Gökyüzüne bir depresyon bulutu düştü

Ben ve o derin bir üzüntüyle birbirimize baktık

dudaklarımızın köşelerinde

Düşündüm ki, eğer bu çitler orada olmasaydı

Ne güzel olurdu

Dünya ne kadar güzel olurdu



Bir 1 kişi ve yazı görseli olabilir


Tercüme eden  Yusuf Aslan

www.kafiye.net


Tarih 22 Mar 2024 Kategori: Md Ejaj Ahamed Murshidabad

Zaman

Zaman


Doktor MD Ejaj Ahamed

Murshidabad, Batı Bengal, Hindistan


Bugün yeryüzü acı çekiyor.

Vücudu çeşitli rahatsızlıklardan muzdarip;

Bugün insanların akılları da hasta;

Mezhepçilik, sömürü, zulüm hüküm sürüyor

İnsan aklının alanında;

Aklın yollarında hızla koşuyorlar,

Bir ülkeden başka bir ülkeyi zahmetsizce fethediyor;

Uyumun, insanlığın askerleri zayıfladı;

Onları durduramıyorum.


Uyumun ve insanlığın askerlerine inanıyorum

Yakında yeniden güçlü olacağız;

Beden-zihinlerinde insanlık-uyumun fotosentezini yapacak;

Yollarını kapatmak onları mağlup eder.

Çağlar boyunca kaç süper güç ortaya çıktı?

Ama zamanın kurallarına göre düşmüşler;

Tarihin DNA’sı buna tanıklık ediyor.

Her derde deva zamanı getirmek her şeyi iyileştirecektir;

Zamanın nefronları onları temizleyip arındıracaktır.

Yeryüzü insanlığın ve uyumun kokusuyla dolacak.


Bir 1 kişi ve yazı görseli olabilir



Tercüme eden Yusuf Aslan
www.kafiye.net