Kategoriler


Tarih 18 May 2019 Kategori: Metanet Duyĝulu

ERMƏNİYƏ MESAJ


ERMƏNİYƏ MESAJ

Əzəl gündən hiylə ilə doğuldun,
Tülküdən doğulub,tülkü də oldun.
Hiyləylə ov gəzib boğdun, boğuldun,
Daha nə bəlalar gəzirsən yeni?
Qayıt öz yuvana azğın erməni.

Gör necə güvənib eyləmisən ərk,
Rusun ətəyindən yapışmısan bərk.
Yala boyun əyən sülək köpək tək,
Öz doğma elimdən qovursan məni,
Qayıt öz yuvana azğın erməni.

Azərbaycan mənim doğma vətənim,
Naxçıvan bir tənim, Bakı bir tənim.
Dağlıq Qarabağ da mənimdir, mənim,
Söylə, hansı dövlət tanıyır səni?
Qayıt öz yuvana azğın erməni.

Yadından çıxıbmı tək qaldığın gün,
Yalavac küçədə sallandığın gün.
Süfrəmdə oturub yallandığın gün.
Bu qədər unutqan olmusan yəni?
Qayıt öz yuvana, azğın erməni.

Verdim İrəvanı,ye, iç orda köp,
Min kərə xalqımın ayağından öp.
Arı yuvasına uzatma ta çöp,
Acıyıb min yerdən çalarlar səni,
Qayıt öz yuvana azğın erməni.

Yəqin ki, yad deyil AtaTürk adı,
O, vaxt Andranik tay qulaq qaldı.
Yoxsa damağından getməyib dadı?
Türk igid böyüdər hər sərkərdəni,
Qayıt öz yuvana azğın erməni.

Hələ ölməyibdir, yaşayır Qatır,
Papaq altında çox Babəklər yatır.
Səsimiz haq səsi, Tanrıya çatır.
Bir gün cəm edəcək bütün ölkəni,
Qayıt öz yuvana azğın erməni.

Qarabağ mənimdir, unutma ki, sən,
İt kimi Şuşaya zincirlənmisən.
Nə qədər Qarabağ mənimdir desən,
Hər kəs duyacaqdır fitnə, hiyləni,
Qayıt öz yuvana azğın erməni.

Bütün yer üzündə olmusunuz xar,
Bir gün başınıza dünya olar dar.
Əlimdə hələ çox söz silahım var,
Ölərəm vermərəm sənə vətəni,
Qayıt öz yuvana azğın erməni.

Müəllif. Metanet Duyğulu.
17.05.2019
www.kafiye.net

 


Tarih 18 May 2019 Kategori: Neslihan Özcan

YOLUN SONU ARTIK YORMA KİMSEYİ



YOLUN SONU ARTIK YORMA KİMSEYİ


Bazen gözün kördür kulağın sağır
Şol gönül yurdundan sürme kimseyi
Bu yalan dünyanın hesabı ağır
Namertle bir olup vurma kimseyi
 
Hakkın huzuruna çıktığın anda
Hesap defterine baktığın anda
Tüm sevaplarını yaktığın anda
Amelinden mesul görme kimseyi
 
Kötülükler gelir hep akın akın
Gaflet denizine düşmen pek yakın
Nefsini yoldaşın etme sen sakın
Benliğe kapılıp kırma kimseyi
 
Aldın sen ahları çektin belinle
Alemi cihanı ittin elinle
O gün günahların yalnız dilinle
Sorgu sualde hiç sorma kimseyi
 
Kendine attığın en büyük kazık
Ne yaptın ruhunu sattın çok yazık
Dünyada topladın işte son azık
Yolun sonu artık yorma kimseyi
 

Neslihan Özcan
www.kafiye.net


Tarih 18 May 2019 Kategori: Neslihan Özcan

GÜNAHI NE


GÜNAHI NE

Seni öyle çok sevdim kıymetimi bilmedin 
Aşkınla dolu geçen yılların günahı ne 
Giderken bekle beni geleceğim yar dedin 
Özlemle beklediğim yolların günahı ne

Ne olursun gel artık bitsin çektiğim zulüm 
Sensizlik öyle zor ki inan her anı ölüm 
Gittiğin günden beri seni bekliyor gülüm
Sarmak için açtığım kolların günahı ne

Gönlündeki bu aşkı hep sevgiyle yoklayan 
Sarıp da sarmalayan ta canımda saklayan 
Son nefesimde bile adını sayıklayan 
Hasretle seni anan dillerin günahı ne

Gök kuşağının rengi yokluğunla soldu yar 
Sensiz geçen yıllarda kalbim keder doldu yar
Bütün dertler kederler gelip beni buldu yar
Dualarla açılan ellerin günahı ne

NESLİHAN ÖZCAN

27. 11.2018
www.kafiye.net

 


Tarih 17 May 2019 Kategori: Hüseyin DURMUŞ

Paravanalı Güzel


Paravanalı Güzel

Köyün birinde çok güzel mi güzel bir kız varmış. Hani köyde herkesin gıptayla baktığı, imrenerek baktığı, kıskanarak baktığı, güzel Ayşe kız yaşarmış. Evin biricik kızı, evin bütün işlerini o yaparmış. Bazen köyün genç kızları ile bir araya gelip sohbetler edermiş. Her konuşmalarında Ayşe kız kıskanılan biri olarak köyün genç kızlara arasında gün geçtikçe nam salmış. Öyle nam salmış ki, güzelliği çevre köylere, hatta çok uzak köylere kadar gitmiş. Ayşe kız; masumluğu, efendiliği, hanım hanım oluşu, gururdan uzak, kibirden uzak, çevresine iyilik yapmaktan başka bir şey düşünmeyen, kin ve nefretten uzak yaşamaya devam ediyormuş. Köyün genç delikanlıları ve civar köylerden delikanlılar Ayşe kıza aşık olur onu istemek için dünürler gönderirlermiş.

O kadar güzelmiş ki, yürüdüğü zaman herkes bir defa olsun başını şöyle bir yana çevirip onu mutlaka seyredermiş. Fakat Ayşe kızın bir kusuru varmış. Bu kadar çok güzel olmasına rağmen çirkin görünebilmek için elinden geleni yaparmış. Köyün delikanlılarından uzak kalabilmek için alabildiğine kendini çirkinleştirirmiş. Saçlarını çoğu zaman topuzlu halde tutarmış. Sadece topuz olsa, güzel tokalar yerine paravana kullanarak saçlarının şeklini değiştirir, çirkinleşmek için elinden geleni yaparmış.

Ayşe kız zamanla güzelliği ile dillere destan olmaya devam etmiştir. Zaman zaman köyün genç kızları ile birlikte bir araya gelerek sohbet ederler. Ancak Ayşe kız sohbetlerde evlilik konusu gelince susar hiç cevap vermez. Bu konuyu geçiştirir giderdi. Kendisini çirkinleştirmek için neden bu kadar gayret ettiği sorulduğunda da gülüp geçiştirdi. Ne olursa olsun hiç evlenmeyeceğini yaşıtlarına kesin olarak söylerdi.

Zaman akıp geçiyor Ayşe kız yavaş yavaş yaşlanmaya başlamıştı. Kendisine gelen bütün nasipleri reddeden Ayşe kız tüm ısrarlara karşı duyarsız kalmıştı. Ayşe kızı evlenme konusunda ne annesi ne de babası da razı edememişti. Ayşe kızın tek sözü vardı evlenmek istemiyorum. Bu köyün gençleri ve çevre yörelerden istekler yavaş yavaş azalmıştı. Öyle ki Ayşe kızla evlenmek isteyen delikanlı çok evlenmiş çoluk çocuk sahibi olmuştu. Ayrıca yaşıtları olan genç kızlar onlar da evlenmiş Ayşe kız toplantılarda köyün yaşıtları içerisinde evlenmeyen tek kişi kalmıştı. Onun ilerleyen yaşına karşılık yeni genç güzeller toplantılarda sohbet ederler ama Ayşe kız evlenme konusuna geldiğinde hiç mi hiç taviz vermezdi.

Birgün köyün güzelleri toplanmış sohbet ederler. Ayşe kız da köy güzeldir ile beraber oturmaktadır. Sohbet koyulaşmış; gülüşmeler, serzenişler, hüzünler ardı sıra gelmiştir. Bir ara köyün genç kızlarından biri;

-Ayşe abla, ilerlemiş yaşına rağmen inan köyün en güzel kızısın. Seni kıskanmıyorum ama imreniyorum. Tecrübelisin, bilgi sahibisin, bazen sana akıl danıştığımız da olur. Ama evlilik konusunda çok katısın. Abla neden evlenmiyorsun? Seninle evlenmek isteyen erkeklere neden hala hayır diyorsun? Kızma Ayşe abla, durumu çok merak ediyorum, açıkla?

-Neden evlenmiyorum öyle mi? Neden evlenme teklifine hayır diyorum! Neden çirkin görünmek için uğraşıyorum, bunu merak ediyorsunuz öyle mi? Bana bu soruyu çok sordular fakat bugüne kadar hiç cevap vermedim. Bazen bu soruyu soranlara bile inan kızdığım olmuştur. Şu an sana hiç kızmadım ve çok eskilere gittim. Hele ben bir konuşayım siz dinleyin bakalım.

-Evet Ben çok güzelim,kültürlüyüm ve köyün en inatçı kızıyım. Neresinden başlayayım bilemiyorum ki. Ben hiç çocukluğumu yaşayamadım. Sizler yaşadınız mı bilmiyorum ama ben çocukluğumdan beri olumsuzlukların en beterini yaşadım. Bilirsiniz beni babam çok sever ve beni okutmuştur. Köyün okuyan birkaç kızından biriyim. Bana sizler danışırsınız, bazen köyden işler bana akıl sorar kültürlü biri olduğum için, bilgili deneyimli biri olduğum için.

Yaşıtlarım birer birer evlendi çoluk çocuk sahibi oldu. Bana aşık olan köyün gençleri bırakın çevreden gelen erkeklerin hepsi evlendi beni unuttu. Ben aşık olmaktan, evlenmekten, çoluk çocuk sahibi olmaktan o kadar çok korktum ki hala daha korkma ya da devam ediyorum. Yaşım epey ilerledi, artık köyde yaşıtım bekar kız kalmadı. Ama ben hala evlenmekten korkuyorum.

Benim babam köylünün gözünde çok harika, çok efendi, sözü dinlenen, danışılan biridir. Hiçbir kimseyle kavga yapmaz, hiç kimseyle tartışmaz kavgadan uzak biridir. Onun kötülükler üzerine hiç kimse konuşamaz. Fakat dışarıda bu kadar çok iyi olan baba evin içinde ne yazık ki bu kadar çok iyi olmadığı da görülüyor. Benim babam çok kıskanç biridir o kadar çok kıskanır ki… Annemi de beni dışarıdaki insanlara karşı çok kıskanır, biz dışarıya fazla çıkarmadığı gibi gezmeye gittiğimizde uzaktan bizi takip ettiğinibilirim. Yani dışarıda çok iyi ama evin içerisinde bambaşka bir erkek oluverir.

Çocukluğumu bilmiyorum dedim, çocukluğumu yaşayamadım dedim. Çocukluğumda bayramlarda güzellikleri çok az yaşadım. Babam dışarıda ona sataşan, onunla kavga yapan kişilere cevap vermez ama eve geldiğinde dışarıda melek bilinen insan başımıza Azrail kesilir. Ben çocukluğundan itibaren çok dayak yedim ne yazık ki annem de çok dayak yedi. Haklı haksız maalesef düşünmeden, sormadan bazen tekme tokat bazen de sopa ile ya beni ya annemi de döverdi. Kısacası ben babamdan çocukluğumdan beri nefret ettim. Ne yazık ki bu nefretim hale geçmiş değil.

Neden evlenmedim? Dışarıda herkese karşı iyi olan babam benim evlenmemi engellemedi, üstelik evlenmem içinde bana birçok imkanlar sundu. Köyün gençleri çevremde pervane olurken ben ne düşündüm biliyor musunuz? Evlenince ne olacak? Başım göğe mi değecek?

Ben kültürlü biriyim ve akıl danışılan biriyim. Çok mu çok güzelim. Benim babam evde bize bu kadar eziyet ettikten sonra erkeklerden de nefret etmeye başladım. Hatta evleneceğim erkekten bile korkar oldum. Benim babam, annemin ve benim güzelliklerimizi kıskandığı için dövüyordu. Evlendiğim zaman benim eşim benim babam gibi ya beni dövmeye devam ederse. Güzelligim dillere destan, akıl soran akıl alan çok. Evleneceğim erkek babam gibi adaletsiz, acımasız biri olur da baba evinden ayrıldıktan sonra dayak yeme Faslı koca evinde devam ederse ben yaşayamam ölürüm. Erkeklere güvenin olmadığı için, erkeklerin kıskançlıkları kötülükleri nedeniyle evlenmekten vazgeçtim bu nedenle çirkinleşmek için elimden geleni yaptım. Hangimizin evinde yok ki bu terslikler. Erkeklerin çoğu dışarıda önüne gelen güzele bakar, peşinden koşar ama eve gelince de iş namus meselesine dönüşür. Biz aciz kadınlar olarak bazen tekme tokat, bazen de bir fışkı ile canımız yanar geceler boyu sessiz sessiz ağlarız.

Evet kızlar, ben babamın attığı dayakların koca evinde devam edeceği düşüncesiyle evlenmekten korktum evlenemedim. Size tavsiyem evlenin. Sizin benim kadar talihsizliğiniz olmayacağına inanıyorum. Allah’tan sizlere mutluluklar dilerim. Artık benim evlenme çağımda geçti, evlenecek yıllarımda geçti.

Evet yıllar yılları kovalamış Ayşe kız babasının yaşattığı o acılardan dolayı evlenememişti. Rivayet odur ki ilk önce babası ölmüş sonra annesi ölmüş ama paravan halı Ayşe kız hakkında daha sonra kimse bir şey anlatamamıştır. Çünkü annesinin ölümünden sonra Ayşe kız evi ile birlikte bilinmeyen bir yöne doğru göç etmiştir.

Beyler eşinizin ve çocuklarınızın nefretini kazanmak istemiyorsanız lütfen dikkat ediniz. Her zaman haklı olamazsınız. Her zaman tek hakim siz olamazsınız! Dışarıdaki olumsuzlukları evdekilerden çıkarmayınız, çıkarmayınız ki en büyük nefret sizi çarpmasın.

Karabağlar/15.08.1988
Hüseyin Durmuş
Emekli edebiyat öğretmeni
Şair yazar 
www.kafiye.net

 

Tarih 17 May 2019 Kategori: Nermin AKKN

BİR HİLKAT GARİBESİ


BİR HİLKAT GARİBESİ

Seviye peşkir açmış yeni yetme gibiydi
Ne kâm alası vardı ne de umar öresi
Aşı kevgirden kaçmış çorbası tas dibiydi
Ne aç kalası vardı ne de aşı göresi

Oba beyinden bıkmış tiftik bereydi başı
Kendi bendini yıkmış coşkun dereydi yaşı
Artık rayından çıkmış pasa yereydi kaşı
Ne tor balası vardı ne de yanı yöresi

Gün görünce sevinip gönenciyle övünen 
Keşkesine devinip kederine dövünen
Belkisine at binip sevincine çövünen
Ne zıl lalası vardı ne de saran töresi

Bir hilkat garibesi bir uyaksız şiirdi
Öjbe bir laf ebesi sözüm ona şairdi
Çimen yayla bebesi mişli müteşairdi
Ne zar çalası vardı ne de bir kar küresi

Nermin Akkan
www.kafiye.net

 


Tarih 17 May 2019 Kategori: Nermin AKKN

BİR BENZERİ OLMAYAN


BİR BENZERİ OLMAYAN

Kök gövde yaprak çiçek her hepisi şahitti 
Bir benzeri olmayan kutsandığımız ana
Parmak ucu içecek çimen dilli ahitti
Yerinesi dolmayan kutsanık iki cana

Her bir yaprak aşk ile ünledi günü ayı
Peyini bile bile Eros gerince yayı
Ağız verip sebile birlediler ayayı
Sonsuza dek solmayan katmer katmer açana

Her tür riyadan arık seviyle pişen aşta
Doydular aşka sarık bulutlarda us başta
Çar çorap çedik çarık soyundular başbaşta
Ayrık otu yolmayan lafolsun aşk saçana

Çekirge toy düğünde boş başak istif edip
Umarsız güldüğünde tedbirleri terkedip
Kim bilir öldüğünde kim ağlar ki içedip
Kim kalır kaybolmayan dünden kaçan kaçana

Kara cadı iğinde eğrilerek öyküsü
Sazların eşliğinde söylenen aşk türküsü
Cırcır serkeşliğinde barıştırıp her küsü
Özünde haps’olmayan sırlar siner paçana

Çimen boşverip ünü dağı taşı aşıyor
Her yılın aynı günü şeb-i aruz yaşıyor
Ve çor geçen hergünü ensesinde taşıyor
Sarmadan zapt’olmayan yükü karakaçana

Nermin Akkan
www.kafiye.net

 

 

Tarih 16 May 2019 Kategori: Nezahat KAYA

ANNE KEKİ


ANNE KEKİ

Gitmiyor gözümden yere çöküşü
Hüznünü saklayan mahcup bakışı
Sordum buraların nasıldır kışı
Ağırtır başını ’çok’ dedi sustu

Üstünde eskimiş yamalı ceket
Yoksulluk haline ediyor avdet
Sordum yaşın küçük neden eziyet
Kimsen yoksa şayet ’çek’ dedi sustu

Nemli kirpiğinde yaşın büyüğü
Sildikçe inatla aktı sümüğü
Sordum hiç giydin mi okul önlüğü
Benzi beti attı ’cuk’ dedi sustu

Sertleşmiş elleri meşin derisi
Bezgince gözleri badem irisi
Sordum şu gönlünün var mı perisi
Ahh, bizden gayrisi ’yok’ dedi sustu

Sonra da tutturdu uzunca ezgi
Alnında o yaşta derince çizgi
Sordum çekilir mi bu acı yazgı
Kimsesizlik bana ’hak’ dedi sustu

Belli ki yüreği kendi gurbeti
Bozkırın bağları, bağrı uzleti
Sordum bu külfetin nedir ayeti
Çevirdi başını ’gök’ dedi sustu

Üşürken titredi inledi derya 
O an bir beise kapıldım güya
Sordum en son nedir gördüğün rüya
Annemin yaptığı ’kek’ dedi sustu.

Nezahat YILDIZ KAYA
www.kafiye.net

 


Tarih 16 May 2019 Kategori: Döndü Demir Şinel

Semavat Karardı Tan Belli Değil


Semavat Karardı Tan Belli Değil

Toprak kan kusuyor, sanki Kerbelâ
Yezitler çoğaldı, yön belli değil
Firavun ortada, Nemrut sırada
Arka belli değil, ön belli değil

Mimarın imarı,topa tutuldu
Kanuna, kurala hile katıldı
Cennetin meyvesi, pula satıldı
Muadil çıkalı din belli değil

Cemre düşmeyeli kara vicdana,
Hasret kaldı urgan, adil meydana
Ahlar ulaşalı, Yüce Divan’a 
Semavat karardı, tan belli değil

Zora posta koymak, kimin haddine?
Rahmeti okutur bütün ceddine!
Matkap dokunalı tıbbın seddine
Damarda dolaşan kan belli değil

Kaçtı ipin ucu, insanlık fora
Kıyamet var diye dârda yer küre
Şinel’im yeltenme sonu tabire
Kudret’in elinde, an belli değil!

DÖNDÜ DEMİR ŞİNEL ŞİİRLERİ YÜREĞİN SESİ’NDEN
www.kafiye.net

 


Tarih 16 May 2019 Kategori: Solmaz ŞİRVANLI

Gözəl Ayselim


Gözəl Ayselim.

Mənim qaragöz qızım,
Göylərdə dan ulduzum,
Baharımsan,həm yazım,
Şəlaləmsən,dağ selim,
Mənim gözəl Ayselim.

Şirin-şəkər dillisən,
Qara-qıvrım tellisən,
Azərbaycan ellisən,
Günəşim,ayım-ilim,
Mənim gözəl Ayselim.

Duzlusan-məzəlisən,
Gözəllər-gözəlisən,
Sevdamın əzəlisən,
Çiçəkli obam-elim,
Mənim gözəl Ayselim.

Nə zərifdir qamətin,
Qoru hər an ismətin,
Həyatda mərd ol,mətin,
Həm bəmim ol,həm zilim,
Mənim gözəl Ayselim.

Solmaz qurban səsinə,
O,incə nəfəsinə,
Ətirli nəğməsinə,
Qu quşum,anadilim,
Mənim gözəl Ayselim.

14fevral 1998
Müəllif:SolmazŞirvanlı
www.kafiye.net

 


Tarih 16 May 2019 Kategori: Mehmet Sakarya

KÖLE EDEN AŞKLAR, ÖLÜMSÜZDÜR.


KÖLE EDEN AŞKLAR, ÖLÜMSÜZDÜR….

Gecenin geç saatinde karanlığı yırtarcasına 
Gelen bir telefon..
İrkildi birdenbire düşlerinin deryasında yüzen
Genç kadın..
Çok yakından tanıdığı birisi,yani kalbinin diğer yarısı.
Beyninden süzülen şaşkınlıkla birden açtı telefonu,
Alo diyebildi ancak ve sustu kaldı
Acaba kötü bişeymi olmuştu sevdiği adama.?
Karşıdan güven verici gür ve o kadar da tatlı

Bir erkek sesi !!
Canım rahatsız ettim özür dilerim
Akşam senden ayrılınca bir telefon geldi
Sabah iş görüşmesi için NEVYORKA uçmam
Gerekiyor özür dilerim
En kısa zamanda döneceğim
Şunu bilki aşkım seni çok özliyeceğim.
Telefonu bıraktı elinden
Birden bire güzel kadın biraz üzgün ve sessizce.
Karşıdaki bey,
Alo alo diye seslendi birkaç kez

Fakat nafile.
Karanlığın acımasızlığı bir kat daha vurdu
Derinden yüreğini genç kadının.
Genç adamda çok üzgündü ve
Kahrından ne düşüneceğini bilemedi.
Gün ağardığında biraz telaşlı
Ve buruk duyguyla hazırladı bavulunu genç adam,
Sokağa indi ve bir taksiye binip hava alanının

Yolunu tuttu .
Yolda birkaç kez aramayı düşündü sevdiği kadını.
Ama uykusunu bozup tekrar üzmek istemedi.
Daldi gitti, bir gün önce yaşadıkları geldi aklına sevdiğiyle.
Derken bir ses bozdu bütün dalgın düşlerini

Geldik beyim.
Üzgün ve telaşla indi taksiden
Ağır ve üzgün adımlarla giriş kapısına yaklaştığında
Dondu kaldı irkildi birdenbire şaşkınlıktan tutuldu dili.
Ve genç kadın seni uğurlamaya geldim sevgilim diyebildi .
Koşarak sarıldılar biribirilerine kenetlenircesine dakikalarca
Etraftakilerin şaşkın bakışlarının gölgesinde.
Genc adamın dilinden ancak düştü iki kelime
Benim sevdiğim kadın bu işte….

 

Mahçup Sevdaların Şairi.13 05 2015 ( 00 2 )
( KÖLE EDEN AŞKLAR ŞİİRİNDEN.)
www.kafiye.net