Kategoriler

Melek KIRICI Kategoriler

Tarih 14 Şub 2015 Kategori: Melek KIRICI

Çalışmak Ve Başarmak

Bugün her zamanki gibi sabah evimden çıkarken bu sözcük takıldı dilime. Hatta beynime… Yüreğime yer etti doğrusu. Başarmak ne idi ki? Başarının boyutu ne olmalıydı? Sınırı nerelere varmalıydı? ‘Başaracağım’ diyen başarabilir miydi?

Gülümsedim yolda; ne çok soru sormuşum kendime. Her zaman olduğu üzere işyerime gitmek için Lefkoşa’dan Girne’ye yol alacaktım ve bu nedenle araç bekliyordum. Yola koyulduğumda düşünceler beynimden gözlerime akıyor ve film şeridi gibi geçiyordu bakışlarımdan. Belki de yolun akışını düşüncelerimin akışı olarak görmeye başlamıştım.

Tarih 5 Oca 2015 Kategori: Melek KIRICI

BUGÜN BENİM DOĞUM GÜNÜM

Geldi 5 Ocak… Bugün benim doğum günüm… Kırk altı yıl bitiyor artık.
Geriye dönüp bakıyorum. Geçmişteki yıllara… Güzel, acı, tatlı, hüzünlü, sevinçli, mutlu, mutsuz yıllara…
Dedem, anaokuluna erken yollamak için iki yaş büyük yazdırınca beni; herkesin “Küçül de cebime gir” dediğini hatırlıyorum. Giydiğim emanet kıyafetlerin öylesine üzerimde durduğu günlerde beni ne kadar büyük gösterdiğini biliyorum. Okula gitmediğim günler, tombul olduğum için beni birkaç yaş büyük olarak algıladıklarına kayıyor zihnim bazen.

Tarih 23 Eyl 2014 Kategori: Melek KIRICI

AY GÜNEŞE TESLİMDİ 4. BÖLÜM

Öğretmen okulundaki öğrenimim boyunca, ilk ve ortaokulda olduğu gibi, kompozisyon ve öykü yarışmalarında ödüllerim giderek birikiyordu. Edebiyat öğretmenimizin, yerel dergi ve gazetelerde yayınlanması için benim yazılarımla bizzat ilgilenmesi beni ayrıca mutlu ediyordu. Öğretmen okulunu bitirip öğretmen olsam da, yazmaya devam edeceğimi biliyordum.

Tarih 9 Ağu 2014 Kategori: Melek KIRICI

HER ŞEY NEDİR

Ses cılızdı, aynı zamanda acı.. İçimdeki sıkıntıya o
sebepmiş gibi. Ağırlığın üstüme bastıran yorganı tekmeleyerek yere fırlattım.
Aralık kalan perdemden içeriye, yakıcı bakış atan güneşten ve yağmur sonrası
yükselen toprak kokusundan güzel bir bahar sabahına uyandım.

Tarih 10 Haz 2014 Kategori: Melek KIRICI

DOSTLUĞUN TOSTU

Orta sehpanın üzerindeki beş yüz yıllık cam şekerliğinin her bir yanı gökkuşağının tüm renklerini taşıyor ve odanın her yanına yansıyordu. Bahar havasıydı. İçime dolu dolu çektim ve esas önemli olan eşyam; polis memurluğu yapan babamdan aldığım düdüğüm. O da ceviz rengi ahşap kokulu konsolun üstündeydi. Yatağımdan kalktım.